Koronavirüs dünyada etkisini sürdürürken, ülkemizde moralleri yükselten, umutlarımızı artıran gelişmeler yaşanmaya başladı. Salgından bu yana iyileşen hastaların vaka sayısını geçmesi, salgının kontrol altına alınmaya başladığının ilk işareti… Soysal ve ekonomik hayatın ne zaman normale döneceği ise hâlâ belirsiz. Otomotiv sektörüne baktığımızda en azından yeniden üretime geçildiğini görüyoruz. Avrupa’da birçok ülke Mayıs başında işbaşı yapmayı planlarken, bizde 10 şirket üretime kısmi olarak geri döndü. Herhangi bir değişiklik olmaz ise 11 Mayıs’ta tüm üreticiler faaliyete geçmiş olacak. Hayatın yavaş yavaş normalleşmesiyle birlikte dibe vuran iç pazarın ne zaman çıkışa geçeceği, tüketicilerin otomobil alma hevesinin ne zaman geleceği merak konusu… Ertelenen talebin etkisiyle satışların yılın ikinci yarısında artış göstereceği öngörülse de kafalarda birçok soru işareti var. Şirketlerin gözü kulağı ise teşviklerde.
Almanya’da teşvik tartışması
Avrupa’nın en büyük otomotiv pazarı Almanya’da sektör temsilcilerinin destek konusunda kafası karışık. Sektör, ikiye bölünmüş durumda. Hurda desteğinin elektriklilere verilmesi gerektiğini de tüm araçları kapsaması gerektiğini de savunanlar var. Sonuçta elektrikli otomobil teknolojisine en büyük yatırımı yapan markalara sahip ülkeden bahsediyoruz. Alman üreticiler, 4 Mayıs’ta Başbakan Angela Merkel ile biraraya gelerek salgın sonrası ülke için stratejik sektör olan otomotivi nasıl ayağa kaldıracaklarını masaya yatıracak. En önemli gündem maddelerinden biri de hurda teşviği olacak. Almanya’da yaşanan tartışma, akıllara Türkiye’de otomotiv sektörünün beklentilerini getirdi. Otomotiv sanayinin çatı dernekleri ve şirketler, hayat normale dönmeye başladığı zaman iç pazarın hareketlenmesi için Ankara’dan hangi taleplerde bulunacak? Ne gibi desteklerin hayata geçmesini isteyecekler? 2019’daki gibi ÖTV indirimi mi, kalıcı hurda desteği mi, kamu bankalarının öncülüğünde düşük faizli kampanyaların devamı mı?
OSD ve ODD’nin talepleri ne olur?
Geçtiğimiz günlerde online basın toplantısında biraraya geldiğimiz Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, Ankara’dan taleplerini konuşmak için bugün erken olduğunu, zamanı geldiği zaman konuşulacağını aktarmıştı. Otomotiv Distribötürleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu’nun da bu konuyla ilgi mesajlarını 6 Mayıs’ta otomotiv gazetecileriyle online platformda gerçekleştireceği toplantıda açıklamasını bekliyorum. Hatırlanacağı gibi geçen yıl Bilaloğlu’nun ‘1.6 lt’nin altındaki araçlarda ÖTV sıfırlansın’ önerisi gündeme oturmuştu.
Hiç kuşkusuz hükümetten ilk olarak 1.6 lt’nin altındaki otomobillere ÖTV indirimi istenecektir. En azından yılın ikinci yarısı için böyle bir istek gelebilir. Her ne kadar kalıcı bir istikrar sağlamasa da markaların özellikle bayilerin nefes almasına yardımcı olacaktır. Hurda indiriminin de beraberinde talep edilecektir. Burada en fazla üzerinde durulması gereken konu yaşlı araç parkına sahip Türkiye’de kalıcı hurda indirimi olmalı. Türkiye yollarında yaklaşık 12.6 milyon otomobil var, bunun yaklaşık 5 milyonunu 16 yaş ve üzerindekiler oluşturuyor. Bu araçlar çevre, sağlık ve trafik için büyük tehlike oluşturuyor. Batı Avrupa binek otomobil parkının yaş ortalaması 8. Doğu Avrupa’da 11 yaş, bizde ise 13. Sürekli bir hurda desteği, hem pazarın canlanması hem de çevre ve insan sağlığı için fayda sağlayacaktır.
Faiz kampanyası devam edecek
Otomotiv sektörünün gündeme getireceği bir diğer konu en son Eylül 2018’de artırılan ÖTV’de matrah limitleri olacaktır. Ankara’nın ithalatı tetikleyeceği gerekçesiyle güncelleme yapmadığı matraha nasıl bakacağı merak konusu. Faiz konusu da kritik. Geçen yılın son çeyreğinde düşük faiz oranlarının pazarı nasıl olumlu etkilediği ortada. Son olarak kamu bankalarının geçen hafta koronavirüs döneminde yerli üretim yapan şirketlere ve tüketicilere destek olmak amacıyla düşük faizli kredi kampanyasına Haziran sonuna uzatması önemli bir gelişmeydi. Kanaatim bu desteğin yıl sonuna kadar süreceği yönünde. Rekabette geri kalma istemeyen ithal markalar da bu furyaya katılacaktır. Paranın zor bulunduğu böyle bir dönemde, düşük faizli kampanya yapmak şirketlere büyük yük getirecektir ama pazarı ayakta tutmak için kaçınılmaz olacaktır.
İşte burada otomotiv sektörünün çatı kuruluşlarına önemli sorumluluk düşüyor. Otomotivin en zorlu dönemlerinden birini geçirdiği 2018-2019 yıllarında ilk kez ortak hareket ederek Ankara’ya çıkarma yapan OSD, ODD, OYDER, TAYSAD’ın yine birlikte strateji hazırlamaları gerekiyor. Sektörün yararı için ortak hareket edip, güçlü lobi yapmaları lazım. Sihirli Lamba misali hani olurda Ankara ‘Dile benden ne dilersen’ derse, sektör adına en faydalısı istenmeli…










