Koronavirüs salgını tüketicilerin alışkanlarını değiştiriyor, değiştirmeye de devam edecek. Capgemini danışmanlık şirketinin son araştırması, geleceğin mobilitesinin nasıl şekilleneceğini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz ay içerisinde Almanya, Çin, Amerika, Hindistan ve İngiltere gibi global otomotiv pazarının yüzde 62’sini temsil eden 11 ülkede yapılan araştırmada 11 bin kişi yer aldı. Kriz sonrası otomotiv sektörünün çok farklı görüneceği ifade edilirken, tüketicilerin kendi araçlarını alma isteklerinin arttığına dikkat çekildi. Her ne kadar insanların özel araç almak istese de oluşan ekonomik zorlukların bunun önüne geçebileceğinin altı çizildi. İşte bu sebeple araştırmanın sonucuna göre, evden çalışma modelleri artarken, işe araçla gidip-gelme modelinin de azalacağı ifade ediliyor.
Gençler de sahipliğe sıcak bakıyor
Araştırmada sağlık ve güvenlik endişeleri sebebiyle katılımcıların yüzde 44’ü 2020’de daha az araç kullanacak ve yüzde 40’ı toplu taşımayı/paylaşımlı araç hizmetlerinden daha az yararlanacak. Katılımcıların üçte biri sağlığı ön plana çıkaran otomobillere daha fazla para ödeyebileceğini ifade etti. Araştırmanın kritik noktalarından biri de katılımcıların yüzde 35’inin 2020’de araç almayı planlaması oldu. Bu rakamlar ülkeden ülkeye değişiyor. Çin’de araç satın almayı düşünenlerin oranı yüzde 60’ı aşarken, ABD’de bu rakam yüzde 34’e ve Almanya’da ise yüzde 25’e düşüyor. Araştırmaya göre, daha önce araç sahipliğine soğuk bakan genç kullanıcılar da artık otomobil almayı düşünüyor. Otomobil almayı düşünenlerin yüzde 45’inin 35 yaşın altında olduğu ortaya çıktı. Ancak bu genç kullanıcıların maliyetler sebebiyle araç alamayacağı ve bu yüzden otomobil firmalarının bu kullanıcıları teşvik edecek yöntemlere başvurması gerektiği ifade edildi.











