Otomotiv pazarı koronavirüs gölgesinde Avrupa’ya oranla ayakta kalmaya çalışırken, Ramazan sonrası için umut veren sinyaller gelmeye başladı. Sektörün çatı kuruluşlarının başındaki isimler, bu zor dönemde bir nebze olsun moral verdi. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu’nun ‘Piyasadaki hava negatif değil, olumlu’ açıklaması, Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün’ün ‘Ramazan ayının sonuna doğru normalleşme yönündeki adımların atılması ile iç pazarda yeniden hareketlenme oluşacak. Nisan ayı umut verdi, Mayıs bir miktar daha iyi olacak ’ açıklamaları, umutları artırdı. Koronavirüsün kontrol altına alınması ve yeni normale dönüşle birlikte yılın ikinci yarısında otomotiv pazarının canlanacağı öngörülüyor. Tüketicilerin 2 yıldır ertelenen talebi hissediliyor. Aynı şekilde filo tarafında da araçlar yenilenecek. Döviz kurunda yaşanan hareketin satın almaları erkene çekmesi de bekleniyor.
Yeniden sarmal başlayacak
İşte tam burada sarmal başlayacak. Neden mi? Kurlarda yaşanan dalgalanma, en büyük sorun. Fiyatlar yeniden uçuşa geçecek gibi görünüyor. Euro yılbaşında bu yana yüzde 15.7 oranında değer kazandı. Ağustos 2018’de yaşandığı gibi şirketlerin elinde hesap makinesi, sürekli fiyatları hesaplıyorlar. Bazı markalar ayda iki kere zam yaptı bile. Dile kolay kampanyasız 100 bin liranın altında otomobil kalmadı. 150-200 bin lira arasında yaklaşık 80 araç bulunurken, orta sınıf dizel otomatik bir otomobilin fiyatı 200 bin lirayı aştı. ‘Şu donanım da olsun, bu da olsun’ deyince karşımıza 300 bin liralar çıkıyor.
Sadece kur değil maliyetler de arttı
Sadece döviz kuru değil pandemi sonrası maliyetlerin artacağı ortada. Yaklaşık 1.5 ay aradan sonra fabrikaların üretime ancak düşük tempoyla geçebilmesi, tedarik zincirinde ve lojistikte yaşanan sıkıntılar, birim maliyetleri yukarı çekecek. Üretim temposu eski seviyesine dönene kadar araç bulma sıkıntısı yaşanacak. İstediği otomobili bulan tüketicinin karşısına da bu kez fiyatlar çıkacak. Hal böylece olunca alım gücü salgın döneminde zaten düşen tüketici, 2. ele yönelmek zorunda kalacak. Nisan’ın son haftasından itibaren 2. elde hem satışlarda hem de fiyatlarda bir hareket görülüyor. Kontrollü normalleşmenin başlaması ile bu canlılık artacaktır. Haziran’dan sonra fiyatlarda belirgin yükselişlerin görülmesi bekleniyor. ‘Deja vu’ gibi oldu bir anda değil mi? Ancak tüketicileri ve sektörü bekleyen tablo bu… Olağan dışı bir dönemde, yine olağan dışı gelişmeler yaşanacak.










