Küresel otomotiv sektörü konoravirüs sürecinde ağır hasara aldı. Fabrikalar üretimi durdurdu, karantina nedeniyle satışlar dip yaptı, sadece Avrupa’da 1 aylık sürede 2.5 milyon adetlik üretim kaybı oluştu, şirketler bozulan mali tablolarını düzeltmek için kredi arayışına girdi, üreticiler tasarruf adına binlerce çalışanı işten çıkaracaklarını açıkladılar. Hükümetler de Avrupa’da toplam 13.8 milyon kişinin istihdam edildiği otomotiv sektörünü ayakta tutmak için düğmeye bastı. Fransa, Almanya ve son olarak İtalya, otomotiv sektörünü desteklemek için çeşitli destek paketleri açıkladılar. Teşviklerin diğer Avrupa ülkelerinde de uygulanması gündemde. Türkiye’de ise otomotiv sanayinin çatı kuruluşları OSD ve ODD’nin çağrılarına karşın şimdilik faiz kampanyası yetinildi. Geçen hafta kamu bankaları düşük faizli kredi kampanyası açıkladılar. Esasında bu kampanya Haziran ayı sonuna kadar zaten geçerliydi.
Piyasa hareketli tek sorun tedarik
Tek önemli değişiklik 7 yaşına kadar ikinci el araçlara sağlanan yüzde 0.82’lik faiz oranı ve motosikletlerin dahil edilmesi oldu. Özel bankalarda 2. el taşıt kredisinin yüzde 1.20 düzeyinde olduğunu düşünürsek, oldukça cazip bir faiz oranı. Olumlu etkileri anında görüldü, hem piyasa hem fiyatlar 1 haftada hareketlendi. Sadece haftasonu 2. elde fiyatlar yüzde 3 artmış. Yüksek talep nedeniyle artmaya devam edeceği belirtiliyor. Salgının etkilerinin yavaşladığı Mayıs’ta da fiyatların yüzde 10 oranında yükseldiğini hatırlatalım. Geçen yılın son çeyreğinde başlatılan kredi kampanyasının yine etkili olacağı kesin. Özellikle devlet tarafından yapılması güçlü bir etki yaratıyor. ‘Devlet baba’ algısı tüketici nezdinde hâlâ çok etkili. Sohbet ettiğim yöneticiler, haftasonu showroom’ların adeta alışveriş merkezine dönüştüğünü ve aşırı yoğunluk yaşandığını belirtiyor. Tek sorun ise istenilen aracı bulabilmek. Kampanyaya şimdiden büyük ilgi var ama tedarik sıkıntısı azalmakla beraber devam ediyor. Bu arada ithal markaların faiz rekabetine girmesi piyasaya hareket katacaktır. Sadece faiz değil ‘şimdi al 6 ay sonra ödemeye başla’ gibi fırsatlar tüketicinin aklını çelecektir.
ÖTV’de matrah limiti artacak mı?
Tabii şirketlerin ve tüketicilerin beklentisi bir ÖTV indirimi idi. En azından yeniden hurda desteği uygulamasının devreye alınmasıydı. Şu an böyle bir teşviğe sıcak bakılmadığı görülüyor. Şirketlerin bir diğer beklentisi ÖTV’de matrah limitlerinin artırılması. Limit en son Eylül 2018’de yükseltilirken, artan döviz kuru nedeniyle yüzde 45-50’lik ÖTV dilimine giren neredeyse otomobil kalmadı. İthalatı artırır gerekçesiyle Ankara, ÖTV limitlerinde artışa gitmemişti. Önümüzdeki günlerde bir esneklik olur mu? Şirketler bu konuda umutlu… Görünen o ki yılın ikinci yarısında otomotiv pazarı vites büyütecek. Buradaki kritik soru ‘İstediğim aracı satın alabilecek miyim?’ Türkiye’de fabrikalar yavaş yavaş üretim temposunu artırmaya başlasa da tedarik sorunu sürecek gibi. Avrupa’da dip yapan pazarların teşviklerle normalleşmeye başlayacak olması ihracat için iyi ama araç bekleyenler için kötü haber. Her şeye rağmen pazardaki hareket, önümüzdeki dönem için umut veriyor…










