Otomobilde ÖTV depreminin artçıları sürerken, şirketler ve tüketiciler yavaş yavaş şoku atlatmaya çalışıyor. Markalar bu dönemde otomobillerini yüzde 50’lik vergi diliminde tutmaya gayret etti, donanım paketleri düşürüldü ve verilen siparişler azaltılmaya çalışıldı. En önemlisi yola çıkan gemilerdeki yüzde 80’lik ÖTV dilimine giren araçları nasıl satacaklarının formülünü düşündüler. Kasım’da yapacakları kampanyaları Eylül ayına çektiler, hatta faizleri sıfırladılar. Peki sipariş iptalleri oldu mu? Herkes fiyatları 1 gecede 100 bin lira artan lükslerde iptal beklerken, bu durumun pek yaşanmadığını öğrendim. 700 bin lirayı gözden çıkaran müşteriler, bu farkı da mecburen ödemiş. Yüzde 12.5 zamlanan C-SUV ve D segmentinde de tek tük iptallerin dışında şimdilik bir panik havası olmamış.
Döviz kurundaki yükselişi gören ve biraz finansal okuryazarlığı olan müşteri, “Vazgeçip 2021’i beklesem, otomobile daha fazla kur zammı gelecek. 2 aydır da bekliyorum. Şimdi almak daha mantıklı” diye düşünüyor. Hiç kuşkusuz ÖTV düzenlemesinin tüketici üzerinde psikolojik etkisi olacaktır, pazarın temposu biraz düşecektir. Ancak piyasayı domine eden araçların çoğunun yerli olması, daralmanın şiddetini hafifletecektir.
2. elde fiyatlar yeniden uçuşta
Vergi düzenlemesinin etkisi suni olarak artan 2. el fiyatlarda ise şimdiden hissediliyor. ÖTV zammı yine ‘al-sat’çılık yapan çantacılara ve galerilere yaradı esasında. Ellerindeki 230 bin liralık otomobillerin fiyatını bir gecede 280 bin liraya çıkardılar. 1 Eylül’de devreye 2. el düzenlemesi ile fiyat artışlarının önüne geçilmeye çalışılırken, 30 Ağustos’taki ÖTV kararı ile satış etiketleri yine uçacak. Tatlı kârlar yine ceplere girecek. Daha önce de belirttiğim gibi 2. el yönetmeliği zaten fiyatları düşüremezdi sadece kayıt dışını engellemeye yönelikti.
Esas soru işareti 2021 yılı
Geçen hafta pazarla ilgili tahminler yine havalarda uçuşuyordu. 750 bin adetlik öngörüyü 600 bin adede indirenler, 650 bin diyenler… Bence esas soru işareti 2021 yılı? Bu yıl gemilerdeki araçlar, siparişler öyle ya da böyle satılacak. Ekonomik gidişat, vaka sayılarının yeniden ürkütücü seviyelere çıktığı da düşünülürse 2021’de belirsizlikler daha fazla gibi…











