Peugeot Türkiye Genel Müdürü İbrahim Anaç, 2022’de toplam pazarın geçen yıl gibi çıkmasını beklediklerini belirterek, “Belki bir tık daha üzerinde olacağını değerlendiriyoruz. Niçin böyle öngörüyoruz? Aslında pazar büyüklüğünü değerlendirmek için biraz geriye gitmemiz gerekiyor. 2018’den beri pazarda ötelenmiş bir talep var. Geçen sene 737 bin, bir önceki sene de o civarda gerçekleşti pazar… Bana göre Türkiye’deki pazarın doğal büyüklüğü 800-850 bin civarında. 2018 yılını da değerlendirirsek yaklaşık 300-400 bin ötelenmiş talep olduğunu düşünüyoruz. B2B tarafına yani filo talebine baktığımız zaman orada da ciddi bir ötelenmiş talep var. Çok yoğun bir turizm pazarı bekleniyor. Bütün bunları düşündüğümüzde geçen senenin biraz üzerinde 750 bin civarında bir satış öngörümüz var tabii olağanüstü bir şey olmazsa. Bunları konuşurken Rusya-Ukrayna savaşı yoktu” değerlendirmesini yaptı.
Tedarik sıkıntısı bitmedi, yanlış algılandı
Anaç, tedarik sıkıntısının bitmediğini piyasada yanlış algının oluştuğunu söyledi. Anaç, “Kasım ve Aralık’taki dalgalanma nedeniyle özellikle Aralık pazarı olması gerekenin yarısı kadar satış gerçekleşti. 130 bin beklenen Aralık pazarı 62 bin civarında gerçekleşti. Yani 65 bin civarında araç Ocak ve Şubat’a sarktı. Bu Ocak ve Şubat’taki bulunurluk durumunu iyileştirdi ve yanlış bir kanaat oluştu, ‘Bu problem aşıldı’ diye. Halbuki Aralık’tan sarkan araçların satılması söz konusuydu. Tedarik sıkıntısının bittiğini söylemek için erken, çünkü henüz öyle bir şey göremiyoruz” dedi. Tedarik problemini en iyi şekilde yönetmeye çalıştıklarını ifade eden Anaç, şöyle devam etti: “Bir iş planımız var. Mümkün olduğunca araç getirmek için çalışıyoruz. Ama tam olarak aşıldığını söylemek mümkün değil. Şimdi aslında bizi etkileyen şey sadece kurdaki artış değil. Tüm sektör için söyleyebilirim diye düşünüyorum. Dünyada genelde bir enflasyon var zaten. Yani hammadde fiyatlarında artış var. Bu da üretim maliyetlerine yansıyor. Hiçbir şey değişmeseydi bile zaten fiyatlara yansımak zorunda olan bir maliyet artışı her yer için geçerli. Sadece otomotiv sektörü için değil bu. Yani tüm alanlarda geçerli. Bir de tabii pandemi döneminde bir para bolluğu vardı. Bunun da getirmiş olduğu bir enflasyon var bütün dünyada. Bizim karşılaştığımız durum özellikle Kasım-Aralık döneminde kurun aşırı dalgalanmasıyla fiyatlar artmış oldu. Sonra fiyatlar normalleşti, biraz geri çekildi. Şu an biraz oturmuş durumda.”










