Otomotiv sektörünün son dönemde başına gelmeyen gerçekten kalmadı. Son 2 yıldır rahat yüzü görmeyen sektör, 2022’de zorlu günler geçireceğe benziyor. Savaş nedeniyle artan maliyetler, otomobile gelen zamlar, tüm dünyada enflasyonist baskı, korkutan enerji ve hammadde fiyatları derken en son Japonya’da yaşanan deprem ile Çin’de yeniden Covid-19 vakalarının artması, tadı tuzu iyice kaçırttı. Deprem nedeniyle dünyanın en büyük yarı iletken şirketlerinden Renasas Electronics’in üç fabrikası ara vermek zorunda kalırken, Çin’deki salgın devlerin üretimini olumsuz etkiledi. Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, problemlerin devam edeceğinin altını çizerken, “Yıllardır ‘Geleceğin başarılı şirketi ancak belirsizliği iyi yönetendir’ diyordum ama bu kadar acayip şeyler beklemiyordum. Pandemi, Avrupa’nın ortasında savaş öngörmüyorduk” sözleriyle durumu çok güzel özetliyor.
Savaşın faturası büyüyecek
Rusya’nın Ukraya’ya saldırısının küresel otomotiv sektörüne etkisi tahminlerin üzerine çıkacak gibi. S&P Global Mobility, 2022 ve 2023 yıllarında küresel üretim kaybının 5 milyon aracı bulabileceği tahmininde bulunuyor. Global üretimin bu yıl 81.6 milyon, 2023’te 88.5 milyon adet olacağını belirtiyor. Eskiden IHS Markit olarak bilinen S&P Global Mobility, savaşın enerji ve hammadde fiyatları üzerindeki etkisi, çip krizinin daha kötüleşme beklentisi ve Ukrayna ile Rusya’dan tedarik edilen paladyum, neon gazı ve elektronik kablolarda yaşanan tedarik sıkıntılarının otomotiv üretimini tehdit ettiği uyarısını yapıyor.
Güzel şeyler de oluyor
Hiç kuşkusuz otomotiv sektöründe güzel şeyler de oluyor. Ford Otosan’ın Ford Avrupa’nın Romanya’daki Craiova fabrikasını satın alması gerçekten büyük haber. Türk tedarik şirketlerinin yurt dışında şirket satın almasına tanık oluyorduk ancak ana sanayinde böyle bir hamle ilk kez gerçekleşti. 2 milyar euroluk Türkiye’nin en büyük otomotiv yatırımına devam ederken, böyle bir projeye daha imza atmak vizyonerliği gösteriyor. Ford Otosan, bu satın almayla birlikte dünyanın en büyük 5’inci ticari araç üreticisi haline gelecek. Gerçekten hem Ford Otosan için hem Türk otomotiv sanayi için ‘Nereden nereye? dedirtiyor.
‘Aman zam gelebilir’ psikolojisi
Birçok belirsizliğin gölgesinde iç pazarda da konuştuğum yöneticiler umutlu konuşuyor. Peugeot Türkiye Genel Müdürü İbrahim Anaç, 2018’den bu yana 400 binlik ötelenmiş talep olduğunu belirterek, Türkiye pazarının doğal büyüklüğünün 800-950 bin adet seviyesinde olması gerektiğini söylüyor. Anaç, Mart ayının hareketli geçtiğini, ikinci el piyasasının da kıpırdandığına değiniyor. İbrahim Anaç, Ağustos ayında matrahta yeniden bir güncellemenin olabileceğine de işaret ediyor. Honda’nın kısa süre önce satışa sunduğu HR-V modelinin şimdiden 3 aylık sattığını, hibrit Egea’ya yoğun ilginin olduğunu öğreniyorum. Döviz kurunda savaşla birlikte yaşanan kıpırdanma, showroom trafiğinin artmasında etkili olduğunu düşünüyorum. Satın alma niyetinde olan tüketiciler klasik ‘Aman otomobile zam gelmeden erken davranayım’ psikolojisine giriyor bir anda. Trafiğe de bakınca akaryakıta gelen zamlara alışıldığı anlaşılıyor. Ramazan Bayramı öncesi piyasadaki hareket daha da artabilir. Birçok yeni modelin bu aydan itibaren yollara çıkıyor olması da tempoyu artırabilir. Her ne kadar çip krizinin 2024 yılına sarkacağı öngörülse de talebin yeniden oluşması, sektör için iyi haber.










