Savaşın etkileri küresel otomotiv sektöründe dalga dalga yayılıyor. Ana sanayiden tedarik sektörüne kadar üretimler dururken, savaştan etkilenmeyen şirket kalmadı. Her gün yeni bir marka üretime ara vermek zorunda kaldığını açıklıyor, Rusya’da faaliyet gösterenler de ülkeyi terk ediyor. Son olarak ülkenin en etkin otomotiv şirketi Renault Grubu’nun Moskova’da üretimi durdurması ve AvtoVAZ’daki yüzde 69’luk hissesini elden çıkarabileceğini açıklaması, Rusya’da hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösteriyor. Alınan bu kararda hiç kuşkusuz baskı etkili oldu. İngiltere’de İşçi Partisi’nin Renault’nun boykot edilmesini istemesi, bunun en somut örneği. Savaşın otomotive faturası tahminlerin üzerine çıkacak gibi. Düşünsenize şimdiden 2022 için 2.6 milyon adetlik üretim kaybı öngörülüyor. Hiç kuşkusuz bu tahminler sürekli revize edilecektir. Savaşın ne kadar süreceği bir tarafa nükleer gerginlik tüm dünyayı tehdit ediyor. Savaşın bitmesi de eskiye dönüş anlamına gelmiyor. Açılan yaralar kolay kolay sarılamayacak. Hammadde ve petrol fiyatlarında gevşeme yaşanacaktır ancak tedarik sorunu sürecektir. Çip krizinin sona ermesi için en iyi ihtimal 2024 yılı gösteriliyor. Şirketler için en kötüsü de kâr marjlarının azalacak olması. Üreticilerin birçok Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle 2022’de kârlarının baskılanacağını açıkladı.
Stratejiler sil baştan değişti
Sohbet ettiğim marka yöneticilerinin hepsi doğal olarak çip ve tedarik sorunuyla yatıp kalkıyorlar. Hedeflerinde büyük sapmalar var. 2021 yılı başında 55 bin adetleri konuşan Peugeot Türkiye şimdi yüzde 20 büyüme ile ancak 45 bin adetleri hedefliyor. Skoda da geçen yıl 40 bin adetlik satışa ulaşmayı isterken, 25 bin 228 adette kaldı. 2022 yılı 50 bin araca göre planlanmıştı. Ancak bu rakamı da 25 bin adede revize etmek zorunda kaldılar. Yüce Auto-Skoda Genel Müdürü Zafer Başar, tedarik sorunu büyümeseydi hedeflerin tutacağından emin konuşuyor. Farklı bir dönem yaşadıklarına dikkat çeken Başar’ın açıklamaları durumu güzel özetliyor: “Bugüne kadar pazar tahmini yapılırken müşteri, ekonomi veya siyasi konjonktür takip edilirdi. Ama hiçbir zaman pazar tahmini yaparken fabrikadan kaynaklanan teknik sorunlar bizim için bir kriter olmazdı. Yeterli araç gelecek ve satacağız diye planlardık. Şimdi öngörü yapamıyoruz, çok zor oluyor” Volkswagen Grubu’nun savaştan en fazla etkilenen şirketlerden birisi olması da etkili olmuş. Ukrayna’dan alınan kablolara henüz alternatif bulunamadı. Alman otomotiv sanayi, üretimde kullandığı kabloların yüzde 45’ini Ukrayna’dan alıyordu. Çözüm arayan VW Grubu, Ukrayna’ya alternatif olarak Romanya, Macaristan, Tunus, Fas’taki şirketlerle görüşüyor. TAYSAD, savaşın Türkiye tedarik sektörüne bir koridor açtığını ve buna hazır olduklarını belirtiyor. Görünen o ki markalar artık satış ve pazar tahminini bırakmış durumda. ‘Ne gelirse satarız’ moduna girmişler.
Daha düşük donanımlı araç getiriyorlar
Satış hedeflerinde revizyonlar bir tarafa, yeni modellerin geliş tarihleri de sarkıyor. Gelenler de sınırlı sayıda oluyor. Araç bulmak 2021’den daha zorlaşırsa sürpriz olmaz. Bir başka trend de markaların fazla dolu araçtan uzak durmaları. Tek bir parça yüzünden müşterileri 2-3 ay daha fazla beklemek istemiyorlar. Bardağın dolu tarafı, savaş nedeniyle Türkiye’de üretim yapan fabrikalar şimdilik büyük sıkıntı yaşamıyor. Sadece Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çip tedariği yüzünden 1 hafta ara vermek zorunda kaldı. Hiç kuşkusuz savaşın süresi, tedarik probleminin anahtarı olacak. Otomotiv sektörünün başına başka bir felaket gelmezse, tedarik ana gündem olmaya devam edecek.










