Küresel otomotiv sektöründe işler arap saçına dönmüş durumda. Kimse önünü göremiyor, tahminde bulunamıyor. Öngörü yapsa da tutup tutmayacağını bilemiyor. LMC Automotive, yılbaşında dünyada hafif araç satışlarının 90 milyon adet düzeyinde çıkmasını bekliyordu. Şimdilik beklenti 5 milyon kayıpla 84.8 milyon adet düzeyinde gerçekleşeceği yönünde. Hiç kuşkusuz yılın ikinci yarısının neler getireceği meçhul. Dünya ekonomileri büyük resesyonun eşiğinde, Rusya-Ukrayna savaşının kışla beraber enerji ve hammadde fiyatlarını nerelere götüreceği belirsiz, yüksek enflasyona bir de kuraklığın eklenmesi gıda sorununu büyütüyor. IMF, OECD ülkelerin büyüme tahminlerini aşağı yönlü sürekli revize ediyor. Özetle Türkiye başta olmak üzere tüm dünyayı zor günler bekliyor. Bu tablonun gölgesinde otomotiv sektörünün nasıl bir performans gösterecek? İşin ilginci 2023 yılı için yatırım bankaları bile tahmin yapmayı bırakmış durumda.
Savaşın uzaması işleri zorlaştıracak
İşlerin 2024 yılında ancak düzelebileceğinin sinyalleri geliyor. Tabii otomotiv sektörünün başına yine bir şeyler gelmezse. 2024 yılını işaret edenlerden biri Fransız lastik devi Michelin. Michelin CEO’su Florent Menegaux, çip krizi nedeniyle yavaşlayan araç satışlarında toparlanmanın 2024’e kadar sürebileceği uyarısında bulunuyor. Menegaux, otomotiv sanayinin çip kıtlığı, Rusya-Ukrayna savaşı, COVID-19 vakaları, artan enerji ve hammadde maliyetleriyle zor bir yıl geçireceğini kaydediyor. ODD Başkanı Ali Haydar Bozkurt da tedarik probleminin 2023 yılında da devam edeceğini, bozulan zincirin yeniden normale dönmesinin kolay olmayacağını belirtiyor. Bozkurt’a göre, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının uzun süreceğinin öngörülmesi, tedarik ve hammadde probleminin devam edeceğini gösteriyor. Başta doğalgaz olmak üzere enerji faturalarını görünce buz kesebiliriz…
Araç olsa pazar 1.2 milyon olur muydu?
Türkiye’de iç pazar yılı ‘ne kadar araç bulunursa’ o şekilde kapatacak gibi görünüyor. ODD üyelerinin öngörüsü toplam pazarın 725 bin ile 775 bin arasında çıkacağı yönde. İlk yarıda 358 bin araç satıldığını düşünürsek, ikinci altı ayda 367 bin-417 bin adetlik satış bekliyor. Bu da ayda ortalama 61-69 binlik satış anlamına geliyor. Ağustos’ta matrahlarda bir güncelleme yapılır ve araç tedarik edilebilirse, bu rakama rahatlıkla ulaşılacaktır. ODD Başkanı’nın pazarla ilgili beklentisi ise oldukça iddialı. Ali Haydar Bozkurt, “Pazar 1.2 milyon olabilecekken, 800 bin adetleri konuşuyoruz. Patinaj yapıyoruz” diyor.
İhracata parite darbesi
Üretim ve ihracat özeline bakarsak; her ne kadar Otomotiv Sanayi Derneği’nin (OSD) üyeleri yılbaşına göre hedeflerini yükseltseler de en büyük ihracat pazarımız Avrupa’dan gelen haberler iyi değil. AB’de satışlar Haziran 20217de bu yana daralıyor. Haziran’da 1996’dan sonraki en düşük satışlar ortaya çıktı. En büyük tehlike ise euro/dolar paritesi. Euro ile doların 2002’tden sonra ilk kez eşitlenmesi, sektörün ihracatını olumsuz etkileyecek. Otomotiv ihracatının yüzde 85 ile euro ile yapılırken, hammadde dolar ile alınıyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçılar Birliği (OİB), sadece ilk 4 ayda parite kaynaklı ihracat kaybının 700 milyon dolara ulaştığını açıklamıştı. Mayıs ve Haziran ile birlikte bu rakam 1 milyar doları geçti. ABD Merkez Bankası’nın yüzde 9.1 gibi rekor seviyeye çıkan enflasyonu düşürmek adına daha agresif bir faiz politikasına geçmesi bekleniyor. Bu da doların uluslararası piyasada daha da güçlenmesi demek. Bu hafta Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uzun bir aradan sonra faiz artırımı gündemde. Avrupa, resesyon yaratarak enflasyonla mücadele etmeyi planlıyor. Tüm bu gelişmeler Türkiye’yi daha zorlu günlerin beklediğinin habercisi. Görünen o ki yılın ikinci yarısı özellikle kış ayları herkes için zor olacak.










