Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, bu yıl Türkiye’de yine satış rekoru kıracaklarını söyledi. Toyota’nın 2025’i 85 bin adet ve üzerinde rekor satışla tamamlayacağını belirten Bozkurt, “Binek araçlarımızla elde ettiğimiz yüksek satış performansı ve hafif ticari araç ailesinde sunduğumuz yeniliklerle birlikte Toyota Türkiye olarak yeni bir rekora doğru ilerliyoruz. Geçtiğimiz yılı 61 bin adetle kapatmıştık ve bu yılı 85 bin adetle tamamlayacağız. 17-20 bin adet üzerinde olabilecek potansiyelimiz varken bazı modellerde istediğimiz adetleri alamadığımız için yılı 85 bin adetlerde kapatacağız. Yıl sonuna kadar daha fazla alokasyon alabilirsek, bu 85 binlik rekor satış rakamını daha yukarıya da taşıyabiliriz. Toyota Türkiye olarak bizim meselemiz aslında satmak değil, araç bulmak. Bildiğiniz gibi Toyota dünyanın en çok satan markası. Her ülkeden yüksek araç talebi devam ediyor. Dolayısıyla her modelden istediğimiz adetleri alamayabiliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Ticari araçların payı % 20-25’e ulaşacak
Bozkurt, yılın ilk 7 ayında satışlarını % 54 artırarak 50 bin adedi geçtiklerini belirterek, “Toplamda 50 bin 638 adetlik satışın 42 bin 155’i binek, 8 bin 483’ü ticari araçlardan geldi” dedi. Büyümenin en büyük paylardan birinin ticari araçlardan geldiğine dikkat çeken Bozkurt, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz aylarda yeni ticari araçlarımızın lansmanını yaptık ve yeni ek modellerle birlikte ürün gamının tamamını yeniledik. Bu sayede ticari araç segmentinin neredeyse tamamına hitap edecek bir model yelpazemiz var. Yeni ürünlerin de talep görmesiyle birlikte geçen yılın aynı dönemine göre ticari araç satışlarımızı % 98 artırdık. Bundan sonra satışlarımızın % 20-25’lik oranının ticari araçlardan geleceğini tahmin ediyoruz. Sunduğumuz yeni araçların da ticari araç segmentinde anında kabul edildiğini gördük. Yılın ilk 7 ayındaki yüksek performansımızla birlikte binek araçlarda ikinci sırada yer aldık. Binek ve ticari araçlarda ise beşinci sırada ve ticari araçlarda da yedinci sırada bulunuyoruz.”

Türkiye Corolla Cross’un en büyük pazarı
Ali Haydar Bozkurt, Toyota modellerinin performansını şöyle değerlendirdi: “Corolla Cross Hybrid çok beğenilen modellerimizden biri. İlk nesli kullananların memnuniyeti ve referansı, makyajlanan versiyonun da çok talep görmesini sağlıyor. Bu yıl Corolla Cross Hybrid satışlarını 11-12 bin ile kapatacağımızı öngörüyoruz. Bu adetlerle aslında talebin ancak yarısını karşılayabiliyoruz. AB’ye tahsis edilen Corolla Cross’ların % 20’sini biz alıyoruz ancak bu dahi yüksek talep karşısında yetersiz kalıyor. Türkiye, bu yoğun taleple birlikte Avrupa’da Corolla Cross’un en büyük pazarı haline geldi. C-SUV segmentinde yer alan C-HR Hybrid ve Corolla Cross Hybrid modellerimiz ile segment liderliğimizi koruyoruz. Bununla birlikte Corolla Sedan Hybrid’de de adet bulmaya çalışıyoruz. Proace Verso modelinde de talep çok yoğun. Aynı şekilde, Toyota C-HR Hybrid’in de dönem dönem bulunurluk konusunda zorluklar yaşayabiliyoruz. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde 17-20 bin adet civarında daha fazla potansiyelimiz olduğunu ifade edebiliriz. Proace City ilk 7 ayda satışını % 50’ye yakın arttırdı ama daha çok alokasyon alarak satışlarımıza artırabilirdik. Proace Verso için talep çok fazla ancak üretim kısıtlamaları sebebiyle talebe yeterli karşılık veremedik. Bulunurlukların olduğu Haziran ayında ikinciliğe kadar yükseldik.”

Satılan 100 Toyota’dan 52’si SUV
Toyota’nın uzun yıllardan bu yana sedan modelleriyle Türkiye’de güçlü bir konum elde ettiğini hatırlatan Bozkurt, son yıllarda ise SUV’ların öne çıktığını kaydetti. Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış CEO’su, “2024 yıl sonunda binek araçlarımızdaki SUV satış oranımız % 37 iken, 2025 yılı sonunda bu oran % 52’ye yükselecek. Yaris Cross Hybrid, Toyota C-HR Hybrid, Corolla Cross Hybrid, RAV4 ve Land Cruiser Prado olmak üzere çok farklı ve segmentindeki en iddialı SUV’lara sahibiz. Yenilenen Corolla Cross Hybrid, SUV segment payımız daha da artıracaktır. Bunun içinde C-SUV segmenti liderleri olmamızı sağlayan C-HR ve Corolla Cross öne çıkıyor. Daha önceki yıllarda toplam satışlarımızda Corolla’nın payı yüzde 80’lerdeyken, bu sene yüzde 38’lere kadar düştü. Genişleyen ve yenilenen SUV ürün gamı ve ticari araçlarımızla çeşitliliğimizi artırarak rekor satış adetlerine gidiyoruz. Aynı zamanda hibrit araç segmentinde de liderliğimiz devam ediyor. Hibritlerde % 20’lik bir pazar payımız var. Tam hibritlerde % 73’lük paya sahibiz. 10 araçtan 7.5’i Toyota Hybrid olarak satılıyor.”
4×2 pick-up’ta fiyat avantajımız var
Yeni ÖTV düzenlemesinin ardından en büyük etkiyi 4×4 pick-up segmentinde gördüklerini belirten Ali Haydar Bozkurt, “4×2 dahil olmak üzere geçtiğimiz yıl toplamda 16 bin 800 civarında bir pick-up segmenti büyüklüğü vardı. Bunun % 83’ü 4×4’lerden oluşuyordu. Yaklaşık 13 bin kadar aracın içerisinde, sadece 2-3 bin adetlik kısmın günlük kullanım için. Geri kalan gerçekten iş amaçlı değerlendiriliyor. Bu yüzden maden, dağıtım, enerji gibi ağır şartlarda iş amaçlı kullananlar için maliyetleri ciddi oranda artıracak bir karar oldu. Bundan sonraki süreçte, 4×2 pick-up’ların bu segmenti domine edeceğini söyleyebiliriz. Bu noktada Toyota olarak avantajlı durumdayız. Hilux 4×2 versiyonu ile % 4 ÖTV oranıyla avantajlı bir model sunulmaya devam ediliyor. Bu da bizi ana rakiplerimizden ayıran en önemli konu. Böylece 4×4 versiyonuna göre yarı yarıya fiyat avantajı sağlıyoruz.2.2 milyon TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla satışa sunuyoruz” şeklinde konuştu.

ÖTV muafiyetli satışın oranı % 47’ye kadar çıktı
Ali Haydar Bozkurt, 2024’te Toyota satışlarının yaklaşık % 25’inin ÖTV muafiyetli araçlardan oluştuğunu, 2025’in ilk ilk 7 ayında ise yılın başında gelen yüksek talep ve yeni düzenlemelere adaptasyon süreciyle bu oranın % 47’ye kadar yükseldiğini ifade etti. Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid ve özellikle üst donanım Corolla Sedan modelleri ÖTV muafiyeti avantajıyla önemli talep almış. Bozkurt, “ÖTV muafiyetinde 10 yıl satamama kuralı olduğu için ilk tercih Toyota oldu. Çünkü bizim Toyota olarak Garanti ON hizmetiyle 10 yıllık üretici garantimiz var. Ayrıca Toyota’nın yüksek ikinci el değerli ve sağlamlığı da markanın ÖTV muafiyetinde tercih edilen ilk marka olmasını sağlıyor” dedi.
Ağaç seferberliğine 150 milyon liralık bütçe
ALJ Türkiye bünyesinde yer alan Toyota, Lexus ve BYD markalarından satılan her bir araç için 10 fidan kampanyası başlatmıştı. Ağaç seferberliği ile 1 yılda 1.4 milyon fidan dikilmesi hedefleniyor. Ali Haydar Bozkurt, araç seferberliği projesinin 150 milyon liralık bütçeyle hayata geçeceğini söyledi.
Bozkurt, projenin detaylarını aktardı: “ALJ Türkiye olarak kapsamlı ve büyük bir ağaçlandırma seferberliği başlattık. İklim değişikliği, barajlardaki doluluk oranları ve yağmurun yağmaması gibi birçok etken var. Sadece dağları ve ormanları değil şehir merkezlerini de yeşillendirmemiz gerek. Bizim gibi firmaların bu konuda bir şey yapması gerektiğini düşündük. Öğrenciler bile harçlığından artırarak birkaç fidan dikmeye çalışırken, bizim daha büyük bir şey yapmamız gerekiyordu. Biz de büyük bir hareketle, bunun adını seferberlik koyarak bir çalışma başlattık. İklim değişikliğiyle mücadelede en etkili yollardan biri ağaçlandırma ve biz de ALJ Türkiye çatısı altındaki üç markadan satılan her araç için 10 fidan dikiyoruz. ALJ Türkiye olarak yıllık ortalama satışımızın 140 bin civarında olacağını tahmin ediyoruz ve böylece 1 yılda 1.4 milyon fidanı toprakla buluşturacağız. Bunu her yıl yapacağız ve bu konuda OGEM-VAK ile çalışıyoruz. OGEM-VAK Türkiye’de nereye, hangi tür ağaç dikileceği konusuna çok hakim. Ayrıca dikilecek fidanların % 10’u meyve ağacı olacak ve yaban hayatını da destekleyecek. Ayrıca fidanların % 80-90’ını tuttuğu için OGEM-VAK bu konuyu yakından takip ederek tutmayanları da yenileyecek. 3-5 yıl sonunda ağaçlar ekolojik bağımsızlığına kavuşuyor ve kendi başına yaşamına devam edebiliyor. Biz bu seferberliğe farklı sektörleri de davet ediyoruz.
Castrol ve REYSAŞ hemen seferberliğe katıldı
Mesela Castrol Türkiye, biz duyuru yaptıktan 1 gün sonra seferberliğimize katıldı. REYSAŞ da bizi aradı ve onlar da 1 hatıra ormanı oluşturacaklar. Naci Görür hocanın öğrencileri de Rumeli Üniversitesi olarak ‘Biz de varız’ dediler. Biz sadece yangınlar bitecek, kış gelecek diye bakmıyoruz. Ağaç seferberliğini sadece şimdi değil, her zaman gündemde tutarak süreklilik kazandırmak istiyoruz. Biz hep devam edeceğiz ki başka sektörler de katılsın. Mesela belediyelere de hep çağrı yapıyorum. İnşaat yapılırken izin alma sürecinde belirli bir miktarda ağacın dikilmesini zorunlu tutabilirler. Umarım daha çok firmanın ve sektörün katılımını sağlayabiliriz. Sonraki aşamada halka da seslenmek istiyoruz. ‘Evinizin bir köşesine, mümkün olan bir yere ağaç dikin’ demeliyiz diye düşünüyoruz.”











