Elektrikli araç planlarında geri adım atılıyor. Global otomotiv sektöründe son 1 yılda elektrikli araç dönüşümü yön değiştirdi. ABD, Avrupa ve Kanada’da hükümetler elektrikli araç zorunlulukları ve teşviklerinde geri adım atarken, talepteki yavaşlama ile artan maliyetler Batılı üreticileri üretim planlarını revize etmeye zorluyor. Buna karşılık Çin, düşük maliyetli araçları ve verimli tedarik zinciriyle küresel pazarda avantajını güçlendiriyor. Ford, elektrikli araç stratejisinde köklü bir değişime giderek hibrit ve benzinli modellere yeniden odaklanacağını açıkladı. Bu dönüşümün şirkete 19.5 milyar dolarlık ek maliyet yaratacağı belirtiliyor. Benzer şekilde General Motors (GM) bazı tesislerini elektrikli güç aktarma sistemleri yerine yeniden içten yanmalı motor üretimine yönlendirme kararı aldı.
ABD’de federal yönetim, elektrikli araçlara yönelik vergi teşviklerini ve bazı emisyon düzenlemelerini geri alırken, Kanada’da da benzer bir tablo ortaya çıktı. Quebec başta olmak üzere bazı eyaletler elektrikli araç teşviklerini azalttı, satış zorunluluklarını gevşetti. Federal düzeyde ise elektrikli araç destek programlarının bütçeleri tükendi ve yeni düzenlemeler tartışmaya açıldı.
Çinliler için yeni fırsat mı doğuyor?
Bilindiği gibi Avrupa Birliği (AB) de elektrikli dönüşümde daha esnek bir çizgiye yöneliyor. AB, 2035’te sıfır emisyon hedefini yumuşatarak, sürdürülebilir yakıtlar ve karbon dengeleme şartıyla içten yanmalı motorlu araçlara alan tanımayı değerlendiriyor. Yüksek fiyatlar, şarj altyapısı eksikliği ve menzil kaygıları, elektrikli araçların beklenen hızda yaygınlaşmasını zorlaştırıyor.
Batı’daki bu geri çekilme, Çinli üreticiler için yeni fırsatlar yaratıyor. Avrupa’nın Çin menşeli tam elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergileri sonrası Çinli markalar, plug-in hibrit ve hibrit modellere yöneldi. Bu stratejinin en somut örneklerinden biri, BYD’nin Seal U modelinin Avrupa’da PHEV segmentinde liderliğe yükselmesi oldu. Çinli üreticilerin Avrupa’daki satışları hızla artarken, pazar payları da kısa sürede iki katına çıktı.
Uzmanlara göre Batı’daki regülasyonlar ve teşvikler elektrikli dönüşümü desteklemeye devam etse de, tüketici talebi ve maliyet baskısı otomotiv üreticilerinin stratejilerini belirleyen ana faktör haline geldi. Çin ise ölçek ekonomisi, devlet destekleri ve esnek ürün stratejisi sayesinde elektrikli ve hibrit araç pazarında global liderliğini pekiştirme yolunda ilerliyor.











