Türkiye otomotiv sektörüne ‘Made in EU’ müjdesi. Türkiye otomotiv sektörü Avrupa’dan gelen haberle rahat nefes aldı. Avrupa Komisyonu’nun üye ülkelerin sanayisini canlandırmayı ve kamu alımlarında AB şirketlerine öncelik vermeyi hedefleyen ‘Made in EU’ planına Türkiye de dahil oldu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda son yayımlanan taslakta ‘AB menşei’ (Made in EU) şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak Türkiye’yi de kapsamasını sağlayacak yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmesinin ticari ilişkiler açısından önemli bir adım teşkil ettiğini söyledi. Bolat, Türkiye’nin, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir parçası olduğuna dikkat çekti.
BYD yatırımını olumlu etkileyecektir
Böylece Türkiye’de üretilmiş otomotiv ürünleri ‘Made in EU’ kapsamına girecek ve kamu alımlarında ‘% 70 AB’de üretilmesi’ şartı kapsamına girmeyecek. Alınan kararla Türkiye otomotiv sektörünün üretimi ve ihracatını olumsuz etkilememiş olacak. Mevcut yatırımların korunmasını sağlarken, yenilerinin önünü açacak. AB’nin aldığı karar, Türkiye’de yatırım kararı açıklayan BYD’nin Manisa fabrikasında etkili olacaktır. Bugüne kadar Manisa tesisiyle ilgili bir girişimde bulunmayan ve eleştirilerin odak noktasına oturan BYD, Çin hükümetinin onay vermesiyle Manisa fabrikasının temelini atabilir.
Sosyal medya hesabından konuyla ilgili değerlendirmeler yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, şunları kaydetti: Avrupa Birliği ile son dönemde karşılıklı anlayış temelinde ekonomik ve ticari konularda yürütülen yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyuyoruz. Bunun son örneği olarak AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve ‘AB Ürünü-Made in EU’ politikası çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur. AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir.”
Gümrük Birliği olan ülkelere kolaylık
AB Komisyonu’nun Sanayi Hızlandırıcı Yasa teklifine ilişkin açıklamasında; “Bu teklif, AB şirketlerine pazarlarına erişim imkanı sunan ülkelere eşit muamele sağlayarak kamu alımlarında daha fazla karşılıklılığı teşvik etmektedir. AB ile serbest ticaret bölgesi veya Gümrük Birliği kuran bir anlaşma imzalamış ya da Kamu Alımları Anlaşması’na taraf olan ve bu anlaşma kapsamında Birliğin ilgili yükümlülüklerinin bulunduğu ortaklardan gelen içerik, Birlik menşeli olarak kabul edilecektir” denildi.
Taslakta neler vardı?
Taslak düzenlemeye göre kamu teşviki alan veya kamu kurumları tarafından satın alınan elektrikli, hibrit ve hidrojen yakıt hücreli araçların AB’de monte edilmesi ve batarya hariç bileşenlerinin en az % 70’inin AB içinde üretilmiş olması gerekecek. Bataryanın bazı ana bileşenleri için de AB menşei şartı aranacak. Düzenleme, AB’nin Çin’den gelen düşük maliyetli rekabete karşı üretim tabanını koruma çabasının bir parçası olarak değerlendirilse de, sektör içinde görüş ayrılıkları dikkat çekiyor.
Türkiye’siz Avrupa olmaz
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, yasa tasarısı ile ilgili değerlendirmesinde “Yayımlanan taslak, Avrupa Birliği’nin sanayi politikasını daha stratejik ve rekabet odaklı bir çerçeveye taşırken, uzun zamandır beklenen ‘AB Ürünü’ tanımını da ortaya koymuş oldu. Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde belirlenen politika kapsamına dahil edilmesi, otomotiv sanayimiz açısından memnuniyet verici bir gelişme” dedi.
Eroldu, yasa tasarısının AB’nin Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı veya Gümrük Birliği ilişkisi kurduğu ülkelerde üretilen içerikleri belirli koşullar altında “AB Ürünü” kapsamında değerlendirmesinin önemine değinerek, şunları kaydetti: “İlk yaptığımız değerlendirmeye göre Ticaret Bakanımızın açıklamasında belirttiği üzere, bu yaklaşım entegre tedarik zincirlerinin korunması açısından kritik bir adımı temsil ediyor. Taslak metinde, yoruma açık bazı hususlar bulunduğunu ve otomotiv ana sanayi açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken alanlar olabileceğini öngörüyoruz. Bu hususların, Ticaret Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımız ile yakın iş birliği içerisinde, Avrupa Komisyonu teklifinin AB Üye Ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu’nda ele alınacağı süreçte açıklığa kavuşturulacağına inanıyoruz. Tasarının detaylı değerlendirilmesi ile birlikte tabloyu daha net olarak görebileceğiz.”
Türkiye-AB iş birliklerini kuvvetlendirmeliyiz
Kamu alımları konusuna dikkat çeken OSD Başkanı “Kamu alımlarında da benzer bir yaklaşım öngörülmekle birlikte, AB ile bu alanda bir anlaşma yapmamış ve karşılıklı erişimi garanti altına almamış üçüncü ülkeler açısından kamu ihalelerine erişiminin sınırlandırılabileceği yasa tasarısında belirtiliyor” dedi. Türk otomotiv sanayisinin ihracatında önemli yeri olan kamu alımları konusunda atılacak adımların, AB ile Türkiye arasındaki köklü işbirliğinin daha da kuvvetlenmesi bakımından önemli bir fırsat olduğunu belirten Eroldu, “Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği çerçevesinde gelişen güçlü üretim ve mühendislik entegrasyonunun ilerleyen dönemde daha da kuvvetlenmesi her iki tarafın otomotiv sanayilerinin rekabetçiliği bakımından büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
Yürürlüğe girmeden önce Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından müzakere edilecek olan yasa tasarısı kapsamında Cengiz Eroldu, “Tasarının mevcut içeriği, kamu yönetimimiz ile özel sektörün eşgüdüm içinde yürüttüğü çalışmaların ve AB ile sürdürülen yapıcı diyaloğun somut bir sonucudur. Bugün geldiğimiz noktada, öncelikle tasarının detaylı değerlendirmesini yapmalı ve AB ile Türkiye arasındaki iş birliğini daha da kuvvetlendirecek bir yaklaşım ile yasalaşması için süreci yakinen takip etmeye ve girişimlerimizi sürdürmeye devam etmeliyiz” açıklamasında bulundu.











