Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, geçtiğimiz yıla göre yüzde 6.2 büyüyen Türkiye otomotiv pazarını değerlendirerek, “2021’in son çeyreğinden itibaren, 2022 yılının belirsiz bir yıl olacağını dile getirmiştik. Ham madde, çip krizi gibi etkenler zaten hep gündemimizdeydi. 2022’ye girerken de, bu sürecin devam edeceğini biliyorduk. Ancak bunların hemen arkasından gelen Rusya-Ukrayna savaşı, sonrasında yaşanan enerji krizi ve dünyayı saran bir enflasyon gündeme geldi. Her geçen gün üretimde aksamalar yaşandı ve pazar tahmini yapmak zorlaştı. Tüm otomotiv sektörü olarak durumu adeta gün gün, saat saat yöneterek bugünlere geldik. Yıl boyunca bulunurluk konusu gündemdeydi. Aralık ayında daha fazla araç bulunmasıyla beraber, 115 bin adedin üzerinde araç satışı gerçekleştiğini gördük. Aralık ayındaki yüksek temponun ardından 2022’yi 783 bin 283 adet ile bir önceki yıla göre yüzde 6.2 artışla kapatmaktan dolayı mutluyuz” diye konuştu.
ÖTV’nin yüzde 40’ı otomotivden
2022’nin otomotiv sektörünün ekonomiye sağladığı katkıyı bir kez daha vurguladığına değinen Bozkurt, otomotiv sektörünün yaklaşık 31 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve son 17 yılda 77 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğini söyledi. Bozkurt, “Bu yıl toplanan yaklaşık 367 milyar TL’lik Özel Tüketim Vergisi’nin 138 milyar TL’lik kısmı, yani yaklaşık yüzde 40’ı otomotiv sektörüne ait oldu. Ayrıca 23 milyar TL civarı da MTV geliri sağladık. 80 bin kişiye direkt, 500 bin kişiye de dolaylı olarak istihdam sağlayan otomotiv sektörü, ekonomimize olumlu katkılar sağlayarak değer yaratmaya devam etti” diye konuştu.
Pazar 800 binler civarında çıkar
2023 yılının 2022’ye yakın seyredeceğini beklediklerini kaydeden Ali Haydar Bozkurt, şöyle devam etti: “2023 yılı için tahminler yaparken, global piyasalardaki gelişmeleri de değerlendirmek gerekiyor. Şu anda Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor; tedarik sorunları çözülebilmiş değil ve karşımıza enflasyon ile artan maliyetler de çıkıyor. Diğer yandan özellikle arz konusunda yaşanan sıkıntılarla, 2018’den bu yana hem filo hem perakende tarafında ertelenen bir talep olduğunu da görüyoruz. Normal şartlarda pazarın rahatlıkla 1 milyonun üzerinde olacağını ifade edebilirdik fakat mevcut parametreler, arz sorunlarının, bu rakamlara ulaşılmasının önünde engel teşkil edeceğini gösteriyor. Bu nedenle 2023’ün de, arzın talebe göre biraz daha düşük kalacağı bir yıl olacağını öngörüyoruz. Global olarak üretimdeki sıkıntılar devam ediyor ve öngörümüz, 2022’ye yakın bir araç bulunurluğu olacağı yönünde. Dolayısıyla bugün bu noktadan baktığımızda, pazarın 2022’ye yakın seyredeceğini ve 800 binler civarında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Elbette önümüzdeki aylarda olumlu gelişmeler yaşanırsa, sözünü ettiğimiz 800 binli rakamlara sahip pazar tahmini, artış gösterecek potansiyele sahip. İçerisinde bulunduğumuz durumda daha uzun vadeli öngörüler ise yanıltıcı olacaktır.”











