Avrupa’da dizel otomobillerin pazar payı Ağustos ayı itibariyle 5 puan düşüşle yüzde 30’a kadar gerilerken, hibrit, plug-in hibrit ile elektrikli araçların pazar payı yüzde 7.8’e yükseldi. Yeni dönemde otomotiv şirketleri de sadece elektrikli araç yatırımlarının yanı sıra plug-in hibrit yani şarjlı modellere ağırlık verecek. 2021’de Avrupa Birliği’nde devreye girecek kilometre başına ortalama 95 gram karbondioksit emisyonu kriteri, şirketleri alternatif yakıtlı araçlara yönelmesine neden oluyor. Tüketicilerin elektrikliye göre daha kolay alışabildiği hem çevreci hem de tasarruflu plug-in hibritler, ağır cezalarla karşılaşmak istemeyen şirketler için önemli bir fırsat.
Şirketler bataryaları büyütüyor
Şarj edilebilen araçlarda karbondioksit oranı yüzde 50-80 azalıyor ve 50 gramın altına iniyor. Özellikle de yüksek emisyon değerine sahip SUV’larda plug-in hibritler çok tercih ediliyor. Markalar yeni plug-in hibrit modellerde daha büyük bataryalar kullanarak, daha cazip hale getirmek istiyor. Örneğin BMW X5’te 9.2 kwh’lık batarya yerine 24 kwh’lık kullanılmaya başlandı. Bu sayede araç sadece elektrikli motoruyla 87 km gidebiliyor. Mitsubishi Outlander PHEV, VW Passat GTE’de de aynı şekilde bataryaların gücü artırıldı. Hatta Frankfurt Otomobil Fuarı’nda konsept olarak sergilenen BMW 3 Serisi PHEV’de yer alacak 35 kwh’lık pil ile 100 km katedilebilecek. İşte tüm bu gelişmeler şarjli hibritlerin satışlarına olumlu yansıyacak.
LMC Automotive’in öngörüsüne göre, plug-in hibrit satışları 2020’de yüzde 168 artışla 590 bin adede ulaşacak. LMC’nin 2019 yılı öngörüsü 220 bin adet. Şarjlı hibritler böylece 2020’de AB’de pazardan yüzde 3.1 pay alacak. 2025’te de satışların 1 milyon adede yükselmesi bekleniyor. LMC Automotive’e göre 2020’de plug-in hibritler elektrikli araçları oldukça zorlayacak. Ancak elekrikliler 1 milyon adetlik satışı şarjlı hibritlerden 3 yıl önce yani 2022’de görecek.












