Dünyada ve Türkiye’de koronavirüs vakalarının artış göstermesi tedirginlik yaratırken, birçok şirketin yeniden uzaktan çalışmaya geri döndüğünü, alternatif çözümler üzerinde çalıştıklarını duyuyorum. Bazı şirketler de gruplar halinde yarı ofis yarı evden çalışmayı sürdürüyor. Her ne kadar yeni normale alışılmaya çalışılsa da kafalarda soru işaretleri var. Tüm şirketler yeni dönemin dinamiklerine uyum sağlamak, personelin sağlığını koruma adına büyük çaba sarfediyor. Herhalde İK’lar ekonomik krizlerden sonra en fazla mesai bu dönemde yapmıştır. Bu dönemde Koç Holding’in pilot uygulaması oldukça dikkat çekici ve büyük gruplara örnek olabilecek gibi. Çalışanlar hangi Koç Topluluğu mensubu olursa olsun dilediği grup şirketinin ortak ofisini kullanabilecekmiş. Ford Otosan’da çalışan biri Tofaş’ın Arçelik’in hatta Tat Gıda veya Yapı Kredi’nin ortak ofisinde mesai yapabilecek. Hiç kuşkusuz bu model, iş tanımı uygun olanlar için planlanıyor. Salgında yaklaşık 95 bin çalışanı olan grubun 30 bininin uzaktan çalıştığını ve memnuniyet oranının yüzde 74 olduğunu ekleyelim.
Pricewaterhouse Coopers’ın (PwC) küresel anketi de esnek çalışma modelinin iş hayatının bir parçası olacağını gösteriyor. PwC’nin anketine göre, 5 üst yöneticiden dördü Covid-19’un bir sonucu olarak uzaktan çalışmanın şirketlerde daha yaygın hale gelmesini bekliyor. Tepe yöneticilerin yüzde 78’inin uzaktan çalışmanın bir kısmının kalıcı olacağını düşünüyor.
Hazırlık yapan markalar var ama…
Salgın iş yapış şekillerini de etkilemeye devam ediyor. Bu kadar canlı bir piyasada en büyük eksiklik hiç kuşkusuz basın lansmanları. Biz uzman gazeteciler; yeni modelleri test edeceğimiz, merak ettiğimiz soruları soracağımız, sektörle ilgili gelişmeleri değerlendireceğimiz ortamları çok özledik. Her ne kadar dijital basın toplantılarına alışsak da hiçbiri yüzyüze, sıcak ortamların yerini tutmuyor. Peki şirketler kendileri için önem taşıyan yeni modeller için fiziksel toplantılar, test sürüşleri gerçekleştirebilir mi? Kamiq’in online ortamda yapılan tanıtımından sonra Skoda’nın test sürüşü organizasyonu düzenlemesi sürprizdi. Önümüzdeki dönemde toplantıların, test sürüşlerinin kaderi salgının hızına, markaların küresel kararlarına ve şirketlerin ne kadar risk alacağına bağlı. Sonuçta bir basın toplantısı 70-80 kişi demek. Ne kadar önlem alınsa bile risk her zaman olacak. Bazı şirketlerin önümüzdeki günler için fiziksel toplantılar için hazırlık yaptığını duyuyorum.
Bu riski alabilirler mi?
Hyundai Assan, Eylül’de İzmit’te üretimine başlayacağı yeni i20 için bir organizasyon düşünüyor. Ekim ayı ortasındaki toplantının açık havada ve büyük bir alanda gerçekleştirilmesi planlanıyor. i20’nin yurt dışındaki lansmanı Almanya’da ve günübirlik yapılacakmış. Gazeteciler aynı gün içinde toplantıya katılıp, aracı test edip ülkelerine geri dönecekmiş. Bu plan, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde vaka sayısı yeniden 1.500’lerin üzerine çıkmadan önceydi. Yüce Auto da satışa sunduğu Scala’ya bu ay bir tanıtım ve test sürüşü organize etmek istiyor. Önümüzdeki günlerde davet mektubu otomotiv basınına iletilecek. Böylece 5 ay sonra ilk kez bir lansman düzenlenmiş olacak. Vaka sayısının arttığı dönemde doğru bir karar mı, tartışılır. Yüz yüze toplantıları özlesek de daha çok erken gibi…
Tabii bu gelişmelerin hepsi parantez içinde ‘şimdilik’. Günlük vaka sayılarının uzun süredir 1.000’lerin üzerinde seyretmesi, tatil beldelerinden gelen ürkütücü görüntüler, okulların tedbir amaçlı şimdilik uzaktan eğitimle başlayacak olması ve Sağlık Bakanı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uyarılarını dikkate alırsak, bu yıl fiziksel basın toplantılarının düzenlenmesinin zor olduğu ortada. Gelecek yıl için de belirsizlik sürüyor. Umarım, Covid-19’a karşı aşı geliştirebilmek için seferber olan bilim insanlarından müjdeli haberi en kısa sürede alırız. Her ne kadar Rusya ‘Buldum’ diye iddia etse de aşı konusunda temkinli olan WHO’nun 2021 yılı ortasını işaret ettiğini de hatırlatmakta fayda var…










