Otomotiv sektöründe yılın son günleri çok hareketli geçiyor. Matrah beklentisinin ortadan kalkması, yeni model yılında zam beklentisi, piyasayı canlandırdı. Araç bulunursa 120 bin adet ve üzeri görülebilir gibi görünüyor. Hatta 150 bin araç tedarik edilse o da satılırdı diyenler var. Yöneticilerin gözü ise gemilerde. Hava şartları, yılbaşı nedeniyle limanlarda yaşanan ekstra yoğunluk lojistiği zorlaştırıyor. Markaların yıl sonunu nasıl kapatacağı bir anlamda gemilere bağlı. Yöneticiler, eli kolu bağlı gemi takip sisteminden gelecek araçları takip ediyorlar. Peki 2023 yılı beklentileri neler? Oksijen’deki köşe yazımda ODMD Başkanı ve CEO’ların 2023 yılı beklentilerini kaleme aldım. Gelen cevaplar önümüzdeki yılın da zorlu geçeceğini gözler önüne serdi. Sürpriz mi değil! Önümüzdeki yıl bireysel müşteri ve kurumsal tarafta talep devam edecek. Özellikle filoların araç parkının eskimesi, talebin güçlü olmasını sağlayacak. En büyük sorun krediye ulaşım. Yöneticiler ise seçim öncesinde kredi musluklarının açılacağını düşünüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin “Ocak ayından itibaren KGF’deki bütün imkanlardan vatandaşlarımız yararlanacak” açıklaması, umutları artırıyor. Bu yüzden ilk yarının hareketli geçmesi bekleniyor.
Araç bulma sıkıntısı hafifler mi?
2023’te en büyük sorun yine çip olacak. Özellikle Çin’in halkın protestoları sonrasında Covid-19 önlenmelerini bırakmasıyla hastanelerin dolması, tüm dünya için büyük tehdit. Washington Post’a göre yeni yaklaşım ekonomiye darbe indirecek, üretim ve tedarik zincirlerinde bozulmalara neden olacak. Çin’in yavaşlamasını dünya hissedecek. Çin’deki sıcak gelişmeler, tedarikte sıkıntıların devam etmesine neden olacak. Bir başka sorun, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’nın yaşayacağı enerji darboğazı ve bunun sonucunda artan üretim maliyetleri. Gelen mesajlar 2023’te otomobil fiyatlarına önemli zamlar geleceği yönde. Bir de buna döviz kurundaki dalgalanmalar eklenirse, işte o zaman son yapılan matrah güncellemesinin etkisi çok daha kısa sürecektir. Avrupa’nın resesyona girmesi, Türkiye’yi zorlayacak bir başka konu. En büyük ticaret ortağımızda tüketimin frene basması, ihracatı olumsuz etkileyecektir.
ÖTV indirimi beklentisini silip attı
Bekleyen riskler markaların planlama yapmasına büyük engel. Günlük planlamalar yapmak zorunda kalıyorlar. Saydığım olumsuzluklara rağmen öngörüler pazarın 2022’ye benzer şekilde 750-800 bin adet düzeyinde çıkacağı yönünde. Bu rakam Türkiye’nin ulaşması gereken 1 milyon ve üzeri pazarın çok altında. Ancak ülkenin dinamikleri, potansiyeli zaten 750 bin adet ediyor… Bakan Nebati’nin araçların zor bulunduğu bir dönemde bir ÖTV indiriminin söz konusu olmayacağını açıklaması ise beklentileri şimdiden ortadan kaldırmış durumda. Olası suni ÖTV tartışmalarını kesip attı. Tarihi seçimin gölgesinde, Türkiye için yine kolay bir yıl olmayacak. Diyeceksiniz ki ‘Biz alışığız, ne zaman kolay geçti’. O da doğru ama biraz umuda, nefes almaya, gelecekle ilgili hayal kurmaya çok ihtiyacımız var.
Aritoteles’in dediği gibi ‘Umut, uyanık insanların rüyasıdır’ unutmayın… Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yıl dilerim…










