Peugeot, Citroen, Opel ve DS markalarını yeniden yapılandırma görevini üstlenen Groupe PSA Türkiye Başkanı Olivier Cornuaille, ülkemizi çok yakından tanıyan bir tepe yönetici. Dile kolay Cornuaille 26 yıldır Türkiye ile birlikte çalışıyor. 30 yıldan fazla otomotiv sektörü tecrübesi bulunan Fransız yöneticinin kariyer basamaklarında ülkemizin ayrı bir yeri var. Orhan Pamuk’un ‘Benim Adım Kırmızı’ kitabını okuyacak kadar iyi Türkçesi olan Cornauille, 1998-2004 yılları arasında Türkiye’de Oyak Renault ve Renault Mais’de görev yaptı. Daha sonra Fransa’ya döndü. Ancak burada da Türkiye’den kopmadı. Renault’da Türkiye’den sorumlu yönetici olarak çalıştı. 2010’da ikinci Türkiye dönemi başladı. Renault Mais’de pazarlama müdürü, Oyak’ta iş geliştirme danışmanlığı görevlerinde bulundu.2014’te Nissan Ortadoğu Bölümü Türkiye Genel Müdürü olarak Dubai’ye gitti. Japon Sumitomo’nun Nissan Türkiye’deki hisselerinin Nissan’a devri sürecini tamamladı. Ardından Eylül 2018’de PSA Groupe Türkiye’nin başına geçti.
Yenilenen Citroen Berlingo’nun Şile’deki Casa Lavanda Oteli’nde gerçekleşen tanıtımında sohbet ettiğimiz Olivier Cornauille, Türkiye’deki iş macerasından da anlaşıldığı üzere krizlere, dalgalanmalara çok alışık bir isim. 2001 gibi bir krize bizzat tanıklık ettiğini söyleyen Cornauille, PSA Grubu’nun daralan pazara rağmen mücadele edeceğinin altını çizdi.T
Türkiye’de otomotiv pazarı yüzde 50 daraldı. Yeniden yapılanan PSA için hayat daha mı zor?
Savaşacağız… Oturup duramayız. Pazarın daha büyük olacağına inanmak zorundayız. Bardağın dolu tarafına bakacağız. Optimistim. Avantajımız yeniden yapılanıyoruz, yeni bir ekibiz, heyecanlıyız. Dönüp arkamıza bakmıyoruz.

Türkiye’nin Groupe PSA içindeki önemi nedir?
Yeniden yapılanan Türkiye’nin Groupe PSA’da ayrı bir önemi var. Çünkü Opel’i satın aldıktan sonra Avrupa’nın ikinci büyük otomotiv grubu haline gelen PSA, dönüşüm için Türkiye’yi model ülke olarak seçti. Peugeot, Citroen, DS ile Opel markalarının tek çatı altında birleştirme organizasyonu ilk olarak Türkiye’de hayata geçti. Eylül 2018’de başlayan operasyon,
1 Nisan 2019’da Opel’in İzmir’den İstanbul’a taşınmasıyla tamamlandı. Böylece 4 markanın satış, pazarlama ve satış sonrası faaliyetleri İstanbul ofisinde tek çatı altında yürütülmeye başladı. Dört markalı organizasyon yapısı Türkiye’den sonra Eylül’de İtalya’da, ardından Güney Afrika’da devreye girecek.
Yeniden yapılanma zor bir süreç. Hemen sonuç almayı hedefliyor musunuz?
Groupe PSA, Türkiye’de bir dönüşüm yaşıyor. Ancak biz meyvelerini bu yıl almak istiyoruz. Groupe PSA olarak 2019’da pazar payımızı yüzde 15 artırarak yüzde 11.6’ya yükseltmeyi, 1 trilyon lira satış gelirine ulaşmayı ve 123 olan bayi sayısını 146’ya çıkarmayı planlıyoruz.
Opel’de kan değişikliği şarttı

Opel’de değişim süreci diğer markalara göre biraz daha sancılı mı?
Opel’in başına geçen Çağrı Öztaş’ın zor bir görevi var. Marka tamamen yenileniyor. Genel merkez İzmir’den İstanbul’a taşındı. Opel’de 40 yeni arkadaşla çalışmaya başladık. 10 yıldır Özcan Keklik Opel Genel Müdürü’ydü. Bence 10 yıl çok uzun bir süre. Başarılıdır, başarısızdır… Kan değişikliğine ihtiyaç vardı. Uzun süre aynı yönetim kalırsa artık hesap da soramazsınız. Öyle gider… Sadece otomobil satmakla olmuyor. Şirketin kâra geçmesi gerekiyordu. Kar elde edeceksiniz ki yatırım yapabilesiniz. Genel merkezin İstanbul’a gelmesi şarttı. İstanbul toplam satışların yüzde 46’sı demek. Etrafındaki 100 km’lik bir alanla bu rakam yüzde 60’a çıkıyor. İzmir’de bu oran sadece yüzde 12. İzmir’deki eski fabrika arazisini henüz satmadık. PSA Grubu markalarının gümrük alanlarını bir araya getirebiliriz. Bunun için İstanbul ile Opel’in İzmir’deki fiktif alanı düşünülüyor. İki kentin avantaj ve dezavantajlarına göre karar vereceğiz. Çağrı Öztaş hırslı, sektörü iyi biliyor. Başarılı olacağına inanıyorum.
Peugeot da Türk genel müdür tercihiniz oldu. Citroen’de tepe yönetici henüz atanmadı…
Peugeot Türkiye Genel Müdürü İbrahim Anaç, çok çalışkan ve iyi bir yönetici. Vizyoner kimliği var. Peugeot’da güzel işler yapacağını düşünüyorum. Citroen’de uzun süredir bir durgunluk vardı. Tüm bayilerle oturup konuşuyoruz ‘Neler yapabiliriz’ diye. Markanın genel müdürü mutlaka Türk olacak. Hatta kafamda biri var ama açıklayamam.”
Boşanmalar kolay olmuyor

Citroen’i Bayraktar Grubu’ndan siz mi geri istediniz, yoksa talep onlardan mı geldi?
Bayraktar Grubu 25 yıl Citroen markasını Türkiye’de layıkıyla temsil ettiler. Ancak artık ilişki bir yere gitmiyordu. Ne Baylas ne biz memnun değildik. Bayiler de mutlu değildi. Pazarın daraldığı dönemlerde distribütörlük kolay bir iş değil. Kriz vurduğu zaman gelecekle ilgili karar vermek gerekir. Biz de karşılıklı masaya oturduk. Tabii 25 yıllık işbirliğinden sonra boşanma her iki taraf için de kolay olmuyor. Bunun için PSA Groupe CEO’su Carlos Tavares’i de ikna edip, onayını aldık.












