Türkiye’ye bugüne kadar 4.5 milyar euro yatırım yapan Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası ile elektrikli dönüşüme hazırlanıyor. Şirket Hoşdere’de yeni Finiş Binası’nı açarak elektrikli otobüs üretimine geçmeyi planlıyor. Şehir içine yönelik elektrikli otobüsün üretimine 2028’de başlanması hedefleniyor. Kamyon tarafında ise elektrikli eActros 600 ile eActros 400’e Türkiye’den yeterli talebin gelmesi halinde Aksaray’da üretime geçecek. Mercedes-Benz Türk’in yeni CEO’su Heiko Selzam, Hannorver’de düzenlenen dünyanın en büyük ticari araç fuarı IAA Transportation 2026’da sorularımızı yanıtladı. İlk kez röportaj veren Selzam, Mercedes-Benz Türk’ün önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini, kamyon ve otobüs pazarındaki gelişmeleri, şirketin önceliklerini anlattı.
1 yılda 105 patentle Türkiye lideri olduk
Mercedes-Benz Türk’ten yeni gelişmeler, yeni teknolojiler ve yeni yatırımlar konusunda neler bekleyebiliriz?
Türkiye’de sunduğumuz, geliştirdiğimiz ve yürüttüğümüz çok çeşitli ürün ve hizmetler var; isterseniz önce mühendislik, Ar-Ge ve BT (Bilişim Teknolojileri) alanlarından başlayayım. Bildiğiniz gibi, Türkiye’de Mercedes-Benz Türk bünyesinde çalışan yüzlerce nitelikli mühendisimiz var. Mercedes-Benz Türk, Daimler Truck ağı içinde farklı ülkelerdeki grup şirketlerine ve operasyonlara da hizmet sağlayan ana ve büyük bir merkez konumunda. Bu alanda da büyümeye devam edecek.
Son yıllardaki hızımızı koruyarak yeni çözümler geliştirmeye devam edeceğimizi ifade edebilirim. Hatta birkaç gün önce paylaşılan duyuruyu görmüş olabilirsiniz; Ar-Ge konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşuyuz. 2025 yılında tescillenen 105 patentle, Türkiye’nin en çok patent tescili alan firması olduk. Bu mühendislik hızı, gücü ve her zaman daima ileri gitme vizyonu, kesinlikle daha fazla desteklemek, güçlendirmek ve ileriye taşımak istediğim alanlar arasında yer alıyor.
Bunun Mercedes-Benz Türk için harika bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Bilgi birikimini ve entelektüel gücünü yüreği, ruhu ve aklıyla birleştiren genç, yetenekli, iyi eğitimli bir iş gücümüz var. Çalışma arkadaşlarımızla konuştuğumda bunu tüm samimiyetimle hissediyorum; gerçekten canlandırıcı ve motive edici. Dolayısıyla bu alanda daha birçok başarıya imza atacağımıza inancım tam.
Şahsen benden ne bekleyebilirsiniz? Benden öncelikle istikrar bekleyebilirsiniz. Şirketin neredeyse 60 yıllık köklü bir geçmişi var. İnşa edilen yapı son derece sağlam ve şirketimizin çok güçlü bir temeli var. Elbette gelişim için her zaman alan vardır. Benim için en önemli konulardan biri, üç kelimeyle özetlediğimiz yeni liderlik kültürümüzü daha da yerleştirmek: Daha yalın, daha hızlı ve daha güçlü (Simpler, faster, stronger).
Bunu Daimler Truck CEO’muz Karin Rådström’den veya diğer yöneticilerimizden duymuş olabilirsiniz. Buradaki yapıyı da bu doğrultuda daha da üst seviyeye taşımak istiyorum. Şunu netleştireyim: “Daha yalın, daha hızlı, daha güçlü” bir verimlilik ya da maliyet kısma programı değildir. Asıl amaç müşteri odaklılığını en üst seviyeye çıkarmak için sistemlerimizi ve süreçlerimizi sadeleştirmektir. Müşterilerimize daha da yakın olmak, müşterilerimizle ilişkilerde daha da hızlı hareket etmek, karar alma mekanizmalarımızı daha da hızlandırmak istiyoruz. Kısacası, benden bekleyebileceğiniz şey sürekliliğin korunması ve bu güçlü temelin üzerine daha yalın, daha hızlı ve daha güçlü bir yapı inşa edilmesidir.

Türkiye’de yatırımlara devam edeceğiz
Türkiye’de yeni yatırım yapmayı planlıyor musunuz?
Bildiğiniz üzere şirket olarak Türkiye’deki yatırım hacmimiz bugünkü değeriyle 4.5 milyar euro seviyesinde. Organizasyonumuza yönelik yatırımların devam edeceğini söyleyebilirim. Endüstriyel ayak izimizin modernizasyonuna yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Haziran 2026’da ilk geldiğim zamanı hatırlarsınız, Hoşdere’de yeni bir finiş binası açılışını yapmıştık. Bu adım bile, Türkiye’deki uzun vadeli stratejimizin yansıması ve “yatırıma devam edeceğiz” mesajının somut bir simgesiydi.
Fakat benim için mesele sadece donanım değil; insan kaynağına, eğitime, niteliğe yatırım yapmak. Çünkü gelecekte ana farkı yaratacak olan şey sadece ürün olmayacak; arkasındaki insan kaynağı ve sunduğumuz hizmetler olacak. Bu yüzden bayi ve yetkili servislerimize, bakım ve onarım hizmetlerimize, yedek parça organizasyonumuza ve dijital çözümlerimize yatırım yapmayı son derece önemli görüyorum.
İngiltere’deki tecrübelerimden de gördüğüm üzere, gelecekte dijital çözümler sektörde çok daha belirleyici bir rol oynayacak. Bu noktada benden bu yeni hizmetlere dair net bir yol haritası ve ajanda bekleyebilirsiniz. Bu çözümler hem kamyon hem de otobüs ürün gruplarında müşterilerimize ilave değer sunarken, Mercedes-Benz Türk için de önemli büyüme fırsatları yaratacaktır.
Gelecek bütüncül ekosistemde
Araç artık tek başına değerlendirilen bir ürün olmaktan çıkıyor. Müşterilerimiz bugün; satış sonrası hizmetlerden bağlantılı araç teknolojilerine, dijital çözümlerden finansman hizmetlerine kadar çok daha kapsamlı bir değer önerisi bekliyor. Gelecekte farkı yaratan da bu bütüncül ekosistem olacak.
Teknoloji sektöründe de gördüğümüz gibi, uzun vadeli değer yalnızca ürünün kendisinden değil, ürün etrafında oluşturulan hizmet ve çözüm ekosisteminden geliyor. Ağır ticari araç sektöründe de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye’de de bu dönüşümün sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek ve müşterilerimize araç yaşam döngüsü boyunca daha fazla değer sunmak istiyoruz. Bu yaklaşımın aynı zamanda daha sürdürülebilir ve öngörülebilir bir iş modeli yaratacağına inanıyorum.
Araç satışları elbette faaliyetlerimizin temelini oluştururken, servis sözleşmeleri, bakım-onarım hizmetleri ile dijital çözümler de iş ortaklarımızla uzun vadeli ilişkiler kurmamıza ve daha sürdürülebilir bir büyüme yapısı oluşturmamıza katkı sağlayacaktır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde benden bekleyebileceğiniz en önemli konulardan biri, bu alanlardaki çözümlerimize ve büyüme fırsatlarımıza ilişkin net bir yol haritası ortaya koymak olacaktır.

Müşterilerden eActros gibi elektrikli kamyonlara talep gelirse, Aksaray’da Türkiye üretimi yapacak mısınız? Böyle bir plan var mı?
Talebin gelişimi ve pazar koşullarının uygun şekilde şekillenmesi halinde, bu alandaki fırsatları değerlendirmek gündemimizde yer almaya devam edecek. Bu konuda altyapının gelişimine ve pazardaki talebe bakarak, yeterli talep gördüğümüz noktada elektrikli kamyonumuzu da Türkiye’de üretebiliriz.

Türkiye Avrupa’da dördüncü büyük pazar
Türkiye; Aksaray’daki Ar-Ge ve geliştirme faaliyetleriyle önemli bir rol oynuyor. Daimler Truck dünyasında Türkiye’nin önemi nedir?
Türkiye, Daimler Truck dünyasında son derece kritik bir organizasyon. Öncelikle pazar büyüklüğü çok önemli. Avrupa bölgesinde Almanya, Fransa ve İngiltere’nin ardından en büyük pazarlardan biri; dördüncü sırada yer alıyor. Bu pazar büyüklüğü nedeniyle Aksaray kamyon fabrikamız var; hem yerel pazara hizmet ediyor hem de ciddi bir ihracat gerçekleştiriyor. Türkiye’de üretilen ve Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 7’sini Aksaray Kamyon Fabrikamızda üretiyoruz. Otobüs tarafında ise Daimler Buses ağı içindeki en büyük entegre otobüs üretim tesislerinden biri olan Hoşdere Otobüs Fabrikamızda, Türkiye’de üretilen ve Türkiye’den ihraç edilen her 5 otobüsten 2’sini üretiyoruz. Kapasiteyi artırmak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda hayata geçirdiğimiz yeni Finiş Binası yatırımıyla hem üretim kapasitemizi artırmaya hem de elektrikli otobüs üretimine yönelik dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım attık. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesisimiz; artan araç çeşitliliğini çok daha esnek şekilde yönetebilmemize, üretim süreçlerimizi optimize etmemize ve gelecekteki elektrikli otobüs üretim altyapımızı güçlendirmemize katkı sağlayacak. Ayrıca Otokar projesi de “Nasıl daha fazla büyüyebiliriz ve yatırım yapabiliriz?” sorusunun güzel bir göstergesi. Lisanslı üretim, kapasiteyi daha da artırmanın bir yolu ve bu projeyle daha fazla otobüs üretip yerel gücümüzü artırıyoruz.
Kamyon ve otobüs tarafının yanı sıra Türkiye’deki mühendislik bilgi birikimi ve entelektüel güç, Türkiye’yi benzersiz kılan en temel unsurlardan biri. Türkiye yalnızca önemli bir pazar değil; aynı zamanda üretim, mühendislik, Ar-Ge ve teknoloji alanlarında küresel organizasyona değer katan stratejik bir merkez konumunda. Bu sayede Daimler Truck’ın küresel başarısına çok büyük katkı sağlıyoruz. Bu katkı sadece Avrupa ile sınırlı değil. Ekiplerimiz yıllar içinde Daimler Truck’ın farklı bölgelerdeki operasyonlarına destek vererek birçok projede önemli rol üstlendi. Tüm bunlar Türkiye’nin stratejik önemini açıkça ortaya koyuyor.
Kamyon satışları 2025 ile benzer çıkar
Kamyon satışları ekonomi için de öncü göstergedir. İlk 8 ay nasıl sinyaller veriyor?
Ağır Ticari Araçlar Derneği’nin (TAİD) verilerine göre, 2026 yılı Ağustos sonu itibarıyla 6 ton ve üzeri kamyon pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre % 14 daralarak 20 bin 410 adet seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk aylarında küresel ekonomik ve politik gelişmeler, jeopolitik riskler ve lojistik hatlarında yaşanan aksamalar; enerji maliyetleri ve finansman koşulları üzerinde baskı oluşturarak yatırım kararlarını erteleyen önemli unsurlar oldu. Buna karşın son dönemde bu etkilerin kısmen dengelenmeye başlamasıyla birlikte pazarda daha olumlu bir görünüm oluştu. Ağustos sonu itibarıyla ulaşılan 20 bin 410 adetlik pazar büyüklüğü, sektörün temel dinamiklerini koruduğunu ve yılın geri kalanına ilişkin daha dengeli bir beklenti oluştuğunu gösteriyor.
Mercedes-Benz Türk olarak biz de yılın ilk 8 ayında 8 bin 274 adetlik satış gerçekleştirdik. Satış adetlerimiz geçen yılın aynı döneminin bir miktar altında kalsa da pazarın daha yüksek bir oranda daraldığı bu dönemde güçlü performansımızı koruyarak sektördeki öncü konumumuzu sürdürdük. Bu sonuç, müşterilerimizin markamıza duyduğu güvenin ve sunduğumuz bütüncül çözüm yaklaşımının önemli bir göstergesi olmaya devam ediyor.
2026 yılının geri kalanına ilişkin beklentilerimizi değerlendirirken, küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin ağır ticari araç pazarı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte yılın ilk aylarına kıyasla pazarda daha dengeli bir görünüm oluştuğunu görüyor, bu eğilimin yılın geri kalanında da devam etmesini bekliyoruz. Mevcut tablo doğrultusunda 2026 yılı toplam pazarının 2025 seviyelerinin bir miktar altında gerçekleşmesini bekliyoruz.
Böyle dönemlerde müşterilerimizin öncelikleri de daha net hale geliyor. Toplam sahip olma maliyeti, operasyonel verimlilik, satış sonrası hizmetler ve finansmana erişim, yatırım kararlarında her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Özellikle uygun finansman çözümleri, ağır ticari araç yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol üstleniyor. Yılın geri kalanında da rekabetçi, esnek ve müşteri ihtiyaçlarına uygun finansman çözümlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Mercedes-Benz Türk olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün geleceğine de yatırım yapmaya ve güçlü ürün portföyümüz, yaygın satış sonrası hizmet ağımız, dijital çözümlerimiz ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını odağımıza alan yaklaşımımızla pazardaki öncü konumumuzu korumaya devam edeceğiz.
Otobüs pazarında 1.000 sihirli rakam
Otobüs pazarı 2026’da hangi seviyelerde gerçekleşir?
Şehirler arası otobüs (coach) pazarının 1.000 adet civarında olacağını öngörüyorum. “1.000” buradaki sihirli rakam; bunu hızla öğrendim. Şehir içi otobüs segmentinde de benzer bir hacim bekliyoruz. Şehirler arası otobüs pazarında lideriz. Bizim için önemli bir diğer pazar da şehir içi otobüs pazarı. Burası dinamikleri daha farklı bir segment ama Conecto otobüsümüzün gücüne de inanıyorum.

Çinli rakipleri ciddiye alıyorum
Çinli bir marka olan Sany, iki gün önce Türkiye pazarına yeni bir kamyon sundu. Bu sektör ve şirketiniz için bir tehdit mi?
Rekabet her zaman iyidir ve gelişimi tetikler. Çinli rakipleri ciddiye alıyor muyum? Kesinlikle evet. Son yıllarda ortaya koydukları teknolojik gelişim ve pazardaki ilerlemeleri dikkatle takip ediyoruz. Bizi farklılaştıran noktanın ise yalnızca ürün olmadığını düşünüyorum. Müşterilerimiz için satış sonrası hizmetler, servis ağı, yedek parça erişimi, finansman çözümleri ve dijital hizmetler en az aracın kendisi kadar önemli. Araçların yolda kalma süresini en aza indirmek (uptime), parça tedariki ve müşteriyi saatler içinde yeniden yola döndürebilme kabiliyetimiz müşterilerimiz açısından önemli bir değer yaratıyor. Farkı yaratan unsur, güçlü ürünlerimizi kapsamlı satış sonrası hizmetler, dijital çözümler ve finansman seçenekleriyle destekleyen ekosistemimiz olacaktır.
Ürün portföyümüze baktığınızda, farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına yönelik son derece geniş bir çözüm yelpazesi sunduğumuzu görüyorsunuz. 130 yıldır var olmamızın temelinde bu güç yatıyor. Ancak özetle, sektördeki her gelişmeyi kesinlikle ciddiye alıyoruz. Bunun bizi sürekli gelişmeye, yenilik yapmaya ve müşterilerimize daha fazla değer sunmaya teşvik eden önemli bir unsur olduğuna inanıyorum.
Otokar Mercedes’in seri üretimine geçiyor
Otokar’ın ürettiği Mercedes otobüs ne zaman yollara çıkacak?
İlk prototiplerin üretimi gerçekleşti, yakında da seri üretime başlıyoruz.









