Türkiye Skoda dünyasına örnek ülke oldu. Yüce Auto–Škoda üst üste iki yıldır satış rekoru kırıyor. Yüce Auto geçen yıl 45 bin adetlik Skoda satışla tarihi zirvelerine ulaşırken, hizmet, kaliteye verdiği değer, müşteri memnuniyeti ve inovasyonla Skoda dünyasında örnek gösterilen distribütör haline geldi. Yüce Auto–Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, “Bugün Türkiye’de elde ettiğimiz rekor adetler, tek bir yılın sonucu değil. Biz farklı bir bakış açısına sahibiz ve bu adetler, 36 yılı aşan bir temsilcilik anlayışının, istikrarın ve uzun vadeli bakışın doğal bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bizim için daha yüksek satış adetlerinden ziyade mevcut müşterimizi korumak ve daha yüksek müşteri memnuniyeti elde etmek daha önemli. Bu açıdan bütçemizin büyük bir kısmını müşteri deneyimine ve satış sonrası hizmetlere ayırıyoruz“ değerlendirmesini yaptı.
Sohbet yemeğinde basınla biraraya gelen Yüce Auto–Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, markanın hedeflerini ve stratejilerini paylaştı:
Hedef 3 yıl sonra 75 bin adetlik satış
Yüce Auto–Škoda için başarıyı değerlendirirken bugünkü sıralamadan çok, üç yıl sonra nerede olunacağı esas alınıyor. Bu bakış açısı, kısa vadeli rekorlar yerine istikrarlı bir yön duygusu ortaya koyuyor. Bugün Türkiye’de yaklaşık % 4.5 pazar payı seviyesinde olan Škoda’nın stratejik hedefi, ilk 5 marka arasında yer almak ve % 7 pazar payına ulaşmak. Bu hedef, tek bir yılın agresif büyümesiyle değil, üç yıllık bir zaman dilimi içinde, adım adım gerçekleştirilecek bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Bugünkü pazar büyüklüğüyle değerlendirildiğinde bu oran, yaklaşık 75 bin adetlik bir satış hacmine karşılık geliyor. Öncelik, mevcut müşterilerin memnuniyetini koruyarak bu yapının üzerine yeni müşterileri eklemek. Türkiye pazarında markamıza yüksek bir talep var ve istersek bunu hemen gerçekleştirebiliriz. Ama bugünün şartlarında dün sizin ürünlerinizi satın alan müşterilerin bugün daha ucuza satıldığını görmemesi lazım. Bu yüzden dengeli ve planlı ilerlemeye önem veriyoruz.

Skoda dünyasında ilk dörde girecek
Yüce Auto olarak Škoda’nın global dünyasında 2016’da 17‘nci ülkeydik. Şimdi 6‘ncı büyük ülke olduk. Önümüzde Almanya, İngiltere, Polonya, Çekya ve Fransa gibi pazarlar var. Ancak farklar oldukça düşük noktalara geldi. Adım adım istediğimiz yere ilerliyoruz. Burada hedefimiz, 2027’de yeni modellerin gelmesi ve üretim kapasitesinin artmasıyla Yüce Auto’nun 4‘üncü pazar olarak yerini alması. 2025 yılı bizim için tarihi bir yıl oldu. Škoda’nın 130 yıllık tarihinde bir distribütörün aynı yıl içinde dört ödül birden aldığı başka bir örnek bulunmuyor. Türkiye olarak inovasyon, satış sonrası hizmetler, uluslararası satış performansı ve müşteri deneyimi alanlarında ödüller aldık. Bu başarı Türkiye’yi Škoda dünyasında bir benchmark noktası haline getirdi. Kurduğumuz Škoda Deneyim Akademisi yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda geleceğin tasarlandığı, uluslararası düzeyde fikirlerin tartışıldığı bir arena. Nitekim geçtiğimiz yıl Škoda iki uluslararası etkinliğini Türkiye’de gerçekleştirdi. Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz pazara çok daha farklı bir pencereden bakıyoruz ve bunu, yurt dışı kaynaklı yapılmış olan müşteri araştırmaları da ortaya koyuyor. Bir kez daha yine ilk marka olarak biz öne çıkıyoruz. Müşterisinin satın almaktan ve içinde olmaktan dolayı en mutlu olduğu marka Škoda. Altımızda daha premium markalar var. Çok iyi hizmet veriyorlar ama biz otomotiv sektörünü rakip olarak görmüyoruz. Bizim müşterilerimiz lüks bir restorandan, iyi bir havayolundan ve iyi otelden hizmet almış olabilir; bu yüzden bizim de minimum bu seviyede hizmet veriyor olmamız gerek. Müşterilerimize en hızlı refleksi veren marka olmak istiyoruz.
Satışlarının % 10’u elektrikli olacak
Bu nedenle bu yıl istikrarlı büyümemizle 45-50 bin bandında bir yerde yılı tamamlamayı planlıyoruz. Elektrikli araç tarafında hedefimiz açık. Yaklaşık 50 bin adetlik satışta bunun yaklaşık 4.500-5.000’inin elektrikli olması, yani % 10 paya ulaşmak. Sonraki üç yıl içerisinde bizim müşterileri taşıdığı yöne doğru emin adımlarla ve üst düzey müşteri deneyimiyle gideceğiz. Mevcut müşteri deneyiminde bu ne kadar iyi başardığımızı ve farklı müşterileri markamıza nasıl çektiğimizi gösteren araştırmalar, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Daha önce Škoda almış olan müşterilerin tekrar markamızı seçme oranı çok yüksek. Satışların % 22’si Škoda araçlarını yenileyenlerden oluşuyor ve kalanı diğer üst segment markalardan geliyor.
Her üç müşteriden biri kadın
Kadınlarla aramızdaki mesafe olağanüstü süratle kapanıyor. Škoda’nın tasarım dilinin sağladığı çekicilik ve hizmet kalitesi kadınları etkiliyor. Müşterilerimizin yaklaşık % 35’i kadın müşterilerden oluşuyor. Kadının Škoda dünyasındaki yeri önemli ve ayrıcalıklı olduğunu net bir şekilde ifade edebiliriz. Kadınlar tarafından en çok tercih edilen modellerimiz Kamiq, Fabia ve Scala oluyor. Ayrıca Karoq modelinde ve hatta Kodiaq modelinde de sık sık kadınları görmeye başladık. Kadınlara özel ayrıcalıklar sunmaya özen gösteriyoruz. Kadınlara servis randevularda öncelikleri var. Talepleri halinde hemen araçlarını evlerinden alıp evlerine bırakabiliyoruz. Evlerine ya da işyerlerine gideceklerse onların ulaşımlarıyla ilgili hassasiyetleri sağlıyoruz. Yeni projelerimiz de var ve onların hazırlıklarını tamamladıktan sonra sizlerle paylaşacağız.

Skoda müşteri memnuniyetinde ilk sırada
Yüce Auto–Škoda’nın satış performansının arkasındaki en belirleyici unsurlardan biri, müşteri memnuniyetinin her adımda öne çıkarması. Uluslararası, yurt dışı kaynaklı ölçümlemelerde Škoda markası, 2025 yılında da müşteri memnuniyetinde ilk sırada yer aldı. Bu tablo, tek bir kampanyanın ya da kısa vadeli bir aksiyonun değil, uzun süredir sürdürülen bir yaklaşımın çıktısı olarak değerlendiriliyor. Marka imajımız hızla yükseliyor. Ancak kullanım ve sahip olma memnuniyeti imajın da üzerinde. Bu da bize insanların araçlarımızı daha fazla deneyimlemesi gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle stratejimizi deneyimsel pazarlama üzerine kurduk. Mesela Galataport’ta bir Škoda Meydanı oluşturduk. Yılda yaklaşık 25 milyon ziyaretçi ağırlayan (bunların 7 milyonu yabancı) bu lokasyon, markamız için çok güçlü bir vitrin. Hem Türkiye’de görünürlüğümüze önemli katkı sağlıyor hem de Galataport’un global ağı sayesinde Škoda’yı uluslararası ölçekte anlatma fırsatı yaratıyor. Bu projeden memnunuz. Hem biz hem Škoda global tarafı mutlu. Zaten hedefimiz de deneyimsel pazarlamada ayrışmak ve uzmanlaşmak.
Bu yaklaşımın doğal devamı olarak spor ve gençlik odağımızı da büyütüyoruz. Bisiklet tarafında aktif bir rol üstleniyoruz. Škoda’nın Tour de France ana sponsorluğu mirasını Türkiye’ye taşıyan L’Etape Türkiye by Tour de France etkinliğinde geçen yıl 2 bin bisikletçiyi ağırladık. Bu yıl hedef 3 bin bisikletçi. 2025 yılında katılımın yüzde 60’ı yerli geri kalan kısmı ise yabancı, profesyonel ve amatör sporculardan oluşmuştu. Bisiklet, mobilite ve sürdürülebilirlik perspektifimiz açısından stratejik bir alan; ayrıca Türkiye’nin bisiklet destinasyonu algısını güçlendiren bir değer yaratıyor.

Tatildeki müşteriye mobil şarj hizmeti
Elektrikli araçlarda iki temel anksiyete var: Menzil ve şarj süresi. Biz de önce yolda kalma korkusunu ortadan kaldıralım istedik. Diğer yandan saatlerce aracın şarj olmasını beklemek de hayatın ritmine ve normal akışına ters bir şey. Biz de tüm bunların üstesinden gelecek bir hizmet platformu yaratmak istedik.
Bu anlayışla birlikte mobil şarj istasyonlarını devreye aldık. Bugün 7 araçla 60 noktada hizmet veren bu sistem, yalnızca Škoda kullanıcılarına değil, marka ayrımı gözetmeksizin tüm elektrikli araç kullanıcılarına destek sağlıyor. 10 bin kullanıcıya hizmet verdik. Ve bunun sadece 1.097’si skoda müşterisi. Mobil şarj hizmetinde, mesafe tanımı yapılmaksızın kullanıcıya ulaşılıyor ve hizmet bedeli, sabit bir şarj istasyonunda ödenecek tutar seviyesinde tutuluyor. Bu güven duygusu yaratıyor. Düşünsenize, bir insanın 8-10 günlük tatil süresi var. Bodrum’da sahil sitesinde oturuyor. Elektrikli araçla gelmiş. Şimdi o kadar zor bir şey ki denize girmek yerine git orada bilmem nerede yer bul, sıra al. Telefon ediyor, gidiyorsun ve biz 150 kilometreye bile ücret almıyoruz. Bu bir pazarlama yatırımı. Mobil şarj hizmetini tamamlayan bir diğer önemli adım ise, bayi ağında yapılan DC hızlı şarj yatırımları oldu. Yüce Auto–Škoda, Türkiye genelindeki 52 yetkili satıcısının tamamını 360 kW kapasiteli DC hızlı şarj üniteleriyle donattı. Bu yatırımlar, yalnızca Škoda müşterilerine yönelik değil; elektrikli mobilite ekosistemindeki tüm kullanıcıların hizmetine açık şekilde kurgulandı. Showroom’a bir başka markanın müşterisini getirip oturtmak, kendi aracınızı test ettirmek olabilecek en zor şey. Ama biz bunu başardık. Geçen yıl hızlı şarj kullananların % 87’si farklı markalardan oldu. Hem markamızla tanışma fırsatı buldular hem de biz de onları showroomlarımızın keyifli ortamında misafir ettik.
Skoda Avrupa‘da üçüncü sıraya yükseldi
Škoda markası, global olarak her geçen yıl güçlenmeye devam ediyor. Türkiye’de rekor satış adetlerine imza atan marka, Avrupa’da en çok satılan üçüncü marka oldu. Aynı zamanda da global pazarlarda da yeni hamlelerine devam ediyor. Škoda’nın globalleşme stratejisinde önemli bir adım olan Vietnam fabrikası, Slavia ve Kushaq modelleriyle 2025’te faaliyetine başladı. Markanın Slovakya, Çin, Ukrayna ve Kazakistan’daki tesislerde de üretimi hızlandı. Hindistan ise dört farklı modelle Škoda’nın Avrupa dışındaki ikinci ana üretim merkezi olma yolunda hızla ilerlemeye devam ediyor. Hindistan, Škoda için stratejik öneme sahip bir pazar. Volkswagen Grubu, Hindistan operasyonunun yönetiminde Škoda’yı lider konumlandırmış durumda. Ülkede hem Volkswagen hem de Škoda markaları için üretim yapan bir fabrika bulunuyor ve buradan Hindistan’ın yanı sıra çevre ülkelere de üretim gerçekleştiriliyor. Hindistan’a özel üç model öne çıkıyor: B-SUV segmentinde Kamiq benzeri Kushaq, B sedan sınıfında Rapid’in modern yorumu olan Slavia ve dört metrenin altında konumlanan, yerel pazar ihtiyaçlarına uygun bir kompakt SUV olan Kylaq. Bu modeller Volkswagen Grubu’nun bilinen motor-şanzıman kombinasyonlarıyla sunuluyor. Şu an Avrupa standartlarıyla tam bir teknik örtüşme bulunmasa da, ileride teknik uyumluluk sağlanması halinde bu modellerin Avrupa için de alternatif oluşturabilecek potansiyeli olduğu değerlendiriliyor. Hindistan pazarında ise Škoda’nın payı istikrarlı biçimde artmaya devam ediyor.

Elektrikli B SUV Epiq 2027’de gelecek
Bu yıl ilk çeyrekte Škoda Enyaq Coupe RS ve Škoda Fabia 130 versiyonlarının Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Bu yılı, daha çok 2027’ye hazırlık dönemi olarak ele alıyoruz. Elektrikli araç tarafında 2026 yılı için yaklaşımımız net. 2025’in ikinci yarısında başlayan elektrikli model satışlarının ardından, 2026’da model bulunurluğunun artmasıyla birlikte elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payının kademeli olarak yükselmesi hedefleniyor. 2027 itibarıyla Türkiye pazarına sunulması planlanan iki yeni elektrikli model bulunuyor. Bunlardan ilki, Modern Solid tasarım felsefesini yansıtan Vision 7S’ten ilham alan B segmenti SUV modeli Epiq. Epiq, şehir kullanımına uygun boyutları ve erişilebilir elektrikli mobilite yaklaşımıyla, daha geniş bir müşteri kitlesine hitap etmesi beklenen bir model olarak konumlanıyor. İkinci önemli adı Škoda’nın ürün gamında ilk kez E segmentine adım atacağı Peaq modeli. Yedi koltuklu, büyük SUV formunda konumlanan bu model, markanın elektrikli taraftaki en üst seviye temsilcisi olacak. Güçlü elektrik motoru, uzun menzil kapasitesi ve geniş iç hacmiyle Peaq, Škoda’nın elektrikli ürün gamındaki çeşitliliği yukarı taşıyan bir rol üstlenecek. 2035’e kadar konvansiyonel motorlu modeller üretimde kalmaya devam edecek. Yani biz ne tamamen sedan, ne tamamen SUV ne sadece elektrikli ne sadece konvansiyoneliz. Her segmentte, her teknolojide varız. Bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

Superb dünyada en çok Türkiye’de satılıyor
Türkiye otomotiv pazarında SUV’ların payı hızla artarken, sedan segmentinin tamamen ortadan kalktığı yönünde bir algı oluşmuş durumda. Ancak Yüce Auto–Škoda cephesinde tablo farklı okunuyor. Sedan segmenti, doğru ürün ve doğru konumlandırmayla Türkiye’de hâlâ güçlü bir talep görüyor. Bu bizim için stratejik bir segment. Škoda’nın bu alandaki en önemli modelleri Superb ve Octavia. Özellikle Superb tarafında Türkiye pazarı, global ölçekte son derece özel bir konumda yer alıyor. Bugün dünya genelindeki Superb sedan üretiminin yaklaşık % 50’si Türkiye için ayrılıyor. Superb müşteri bağlılığı en yüksek segment. Bu veri, sedan gövde tipine yönelik talebin Türkiye’de hâlâ ne kadar güçlü olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Sedanlara yönelik bu yaklaşım, kısa vadeli bir boşluğu doldurmakla sınırlı değil. Škoda, 2034–2035 yıllarına kadar konvansiyonel motorlu modelleri ürün gamında tutmayı ve Superb ile Octavia gibi güçlü sedanları bu döneme kadar pazarda sunmaya devam etmeyi planlıyor.
Tüm senaryolara hazırlıklıyız
İçten yanmalı motorlu araçlar ya da elektrikli modeller olsun hepsine hakim bir markayız. Hangi senaryo öne çıkarsa çıksın hazırlıklıyız. Bu hazırlık elbette ciddi bir yatırım ve maliyet anlamına geliyor. Elektrikli araçları getirmeden önce tüm servislerimizde personelimizi eğittik, özel tamir alanları oluşturduk ve uluslararası standartlara uygun endüstriyel altyapıyı kurduk. Özellikle batarya güvenliği gibi konularda hata payı yok ve biz önce insan güvenliği diyoruz. Elektrikli araç tarafı pahalı ve zor bir alan, ancak biz kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. “Satalım, gerisini düşünürüz” anlayışı bizde yok.
Bu yaklaşımın arkasında hem Doğuş Otomotiv’in hem Yüce Auto’nun güçlü desteği var. Amacımız sadece Alman ve Çek mühendisliğini Türkiye’de satmak değil sektöre değer katan, standart belirleyen bir yapı olmak. Rakamlar elbette önemli ama kalıcı olan doğru işler yapmak. Bugün 180 binin üzerinde aktif müşterimiz var. Özellikle 4-7 yıl aralığındaki müşterilerin hâlâ bizimle olması bizim için en büyük başarı göstergesi. Çünkü bizim için mesele sadece satış adedi değil, o müşteriyi uzun vadede yanımızda tutabilmek.












