Bursalı Dacia Striker pazarda dengeleri değiştirecek. OYAK ve Renault Group ortaklığıyla yapılan 400 milyon euroluk yatırımın son halkası Dacia Striker, yollara çıkmak için gün sayıyor. Striker, Türkiye’de üretilecek ve ihraç edilecek ilk Dacia modeli olacak. segmentinde yer alan Dacia Striker, markanın pazar hedeflerinde en önemli model olarak konumlanacak. Striker Avrupa’da ilk olarak Türkiye’de Aralık’ta satışa sunulacak. Dacia’nın yeni C segment modeliyle hedefleri büyük. Yeni Dacia Striker Milano’da gerçekleştirilen ön gösteriminde Dacia Global Başkan Yardımcısı Frank Marotte ile Türkiye’de üretilecek yeni Striker ile ilgili hedeflerini, markanın stratejisini ve Dacia’nın elektrikli dönüşümünü konuştuk.
C segmentinde standartlar yüksek
C segmentinde standartların çok yükseldiğini belirten Marotte, “Eğer C segmentinde müşteri kazanmak ve memnuniyeti sağlamak istiyorsak, kendimizi daha da geliştirmemiz gerekiyor. İşte Striker’da tam olarak bu hedefi taşıyoruz. Striker, bizim C segmentinde gerçekten önemli bir oyuncu olma hedefimizin arkasındaki ana neden. Türkiye pazarında C segmentine güçlü bir giriş yapmak istiyoruz. Avrupa’da zaten bir C-SUV modelimiz Bigster ile halihazırda varız. Striker ile Avrupa’daki varlığımızı da tamamlayı hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Frank Marotte, sohbetimizde şu noktaların altını çizdi:

Dacia değerlerinden ödün vermedik
Biz tüketiciler için C segmenti gereksinimlerinin bir kombinasyonu olan standartlar belirledik. Ancak bunu yaparken, Dacia’nın DNA’sında yer alan ‘ödediğiniz paranın karşılığını en iyi şekilde vermek’ felsefesini tamamen koruyoruz. C segmentine girerken bu temel Dacia değerlerinden asla ödün vermedik. Bu bizim için çok önemli. Daha büyük araçlar yapıyor olmamız, bu değerlerden ödün verdiğimiz veya bunları bozduğumuz anlamına gelmiyor. Burada doğru dengeyi bulduk.
C segmentinde pazar payı hedefleri ne?
Bulduğumuz doğru denge sayesinde C segmentindeki satışlarımızın üçte birine (%30’a varan pazar payı) ulaşabileceğimize inanıyor ve kendimize güveniyoruz. Bunu birbirini tamamlayan iki ayakla yapıyoruz: Biri Türkiye’deki ürün sunumumuzun % 100’ünü oluşturacak olan Striker, diğeri ise Avrupa’da sahip olduğumuz diğer modeller.

Striker mevcut Dacia’lardan müşteri çalar mı?
Hiç kuşkusuz modellerin birbirini baltalaması (kanibalizasyon) konusu önemli. Yeni bir model tanıttığımızda bu durumun sınırlı kalması son derece önemli. Striker ile sahip olduğumuz konsept sayesinde riskin düşük olacağına inanıyoruz. Bigster’ı Avrupa’da tanıttığımızda, Duster ile arasında yaklaşık % 20’lik bir kanibalizasyon yaşadık. Striker’da da çevresindeki Jogger, Duster, Bigster gibi modellerle benzer bir durum olabilir. Ancak bunun % 20’yi aşacağını düşünmüyoruz. Günün sonunda markaya gelen % 80 oranında “tamamen yeni” müşteri kalmaya devam edecek. Bizim hedefimiz de tam olarak bu; çoğunlukla yer almadığımız alanlardaki müşterileri kendimize çekeceğiz.
Avrupa’da amiral gemisi Bigster mı Striker mı?
Avrupa’da her ikisi de amiral gemimiz. Çünkü bu iki aracın farklı müşteri kitlelerine hitap edeceğine inanıyoruz. SUV’lara bağlı ve tutkulu bazı müşteriler Bigster’ı tercih edeceklerdir. Ancak daha gelişmiş, farklı, sürüş kolaylığı ve kullanım maliyeti açısından daha verimli bir şeyler arayan ciddi bir kitle de var. Bu müşteriler aynı zamanda daha dinamik, alçak sürüş yapısına sahip çekici bir siluet istiyor. Dolayısıyla Striker’ın, bu tarz beklentileri olan müşteriler için çok uzak olmayan bir fiyat aralığında bir amiral gemisi olabileceğine inanıyoruz.
Striker’ın giriş fiyatı Avrupa’da 25 bin euronun altında olacak. Sonrasında, gelişmiş motor seçenekleriyle birlikte en üstte Journey ve Extreme donanımlarının yer aldığı, üç seviyeden oluşan oldukça klasik ve erişilebilir bir Dacia ürün gamına sahip olacağız.

Bursa’da üretilen Striker nasıl bir avantaj sağlayacak?
Bursa fabrikasındaki üretim hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor. Çok net bir şekilde onaylayabilirim ki; Türkiye 2026’da lansmanı gerçekleştirecek öncü iki ülkeden biri olacak. Avrupa’nın geri kalanı ise 2027’de takip edecek.
Yerlileştirme konusuna gelirsek… Dacia, tarihinde ilk kez Türkiye’de ulusal bir marka haline geliyor ve bu çok önemli. Satış gücü açısından yerli üretim yapabilmenin, ülkedeki adımıza dengeleri değiştiren bir unsur olduğuna inanıyoruz. Şu an için bugün açıklayacağımız yeni bir model veya elektrikli üretim planı yok. Ancak Bursa, üretim maliyeti ile üretim kalitesini bir arada sunma konusunda dünyadaki en iyi fabrikalarımızdan biri. Dolayısıyla Bursa’nın gücü, geleceğe yönelik düşüncelerimizde sürekli olarak aklımızda tuttuğumuz bir şeydir.
Dacia’nın 2030 yılı elektrifikasyon stratejisi ne?
Avrupa pazarında elektrikli araç satış seviyeleri beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Biz de stratejimizi buna göre şekillendiriyoruz. Ticari bir başarı elde eden ve Avrupa’da 210 bin adetten fazla satan Spring modelimiz, yüksek müşteri memnuniyetine sahip. Otomotiv sektöründe güçlü bir isim yarattığınızda, bu ismi nesiller boyu devam ettirmek en doğru stratejidir. Yeni nesil Spring, Slovenya fabrikasında Renault Twingo ile aynı fabrikada üretilmeye ve adını korumaya devam edecek. (Yeni Dacia Spring Türkiye 2027’nin ikinci yarısında gelecek?

3 yılda 4 tam elektrikli Dacia gelecek
Genel elektrifikasyon planımıza gelirsek; 2030 yılına kadar 4 tane tamamen elektrikli modelimiz olacak. Ayrıca bu dönem itibarıyla Logan hariç, tüm ürün gamımız tamamen elektrik destekli hale geliyor. Avrupa’da, şehir içi koşullarında % 60’tan fazla tamamen elektrikli sürüş moduna imkân tanıyan tam hibrit (HEV) seçeneklerimizi tanıtıyoruz. Buna yakında Sandero Hibrit de dahil olacak. Stratejimiz son derece net: Elektrikliye geçiyoruz ancak bu geçişi kitlesel pazar için fiyat açısından erişilebilir bir hızda gerçekleştiriyoruz.











