AB’nin kritik ‘Made in EU’ kararı 2027’ye sarkacak. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye otomotiv sektörünü yakından ilgilendiren AB’nin ‘Made in EU’ düzenlemesinin 2027’ye sarkmasını beklediklerini açıkladı. Erdoldu, “Beklentimiz Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı ve Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak birlik kapsamında değerlendirilmesi” diye konuştu. Cengiz Eroldu, sektörün 7 aylık performansını, son gelişmeleri, 2027 yılı beklentileri ve 2027’de öne çıkacak başlıkları değerlendirdi.
Üretim, ihracat ve yatırım açısından 2026 nasıl geçiyor?
Yılın ilk 7 ayında otomotiv sektörünün üretim, ihracat ve pazar göstergelerinin farklı dinamiklerle şekillendiği bir tablo görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemine göre üretim ve ihracatta gerileme yaşanırken, değer bazında ihracatımız tarihsel olarak en yüksek ilk 7 aylık değerine ulaştı. Üretimdeki gerilemenin önemli bir bölümü geçici nedenlerden kaynaklandı. Yılın ilk 7 ayında bayram ve idari tatiller nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık beş-altı günlük çalışma kaybı yaşandı. Bunun yanında bazı OSD üyeleri yeni model ve kapasite yatırımlarını devreye almak üzere üretim hatlarında hazırlık yaptı. Yeni bir ürünü üretim hattına almak için mevcut üretim temposunun belirli bir süre düşürülmesi gerekliliği sebebi ile üretim kaybını yeni yatırımlara geçiş döneminin olağan bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Yeni yatırımların ilerleyen süreçte hem iç pazardaki yerli araç payına hem de üretim ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacaktır.
Yerlilerin payı esas 2027’de hissedilecek
İç pazarda geçen yılın aynı döneminde % 29 olan yerli üretim payının % 34’e yükselmesi, yatırımların ilk sonuçlarını görmeye başladığımızı gösteriyor. Yeni ürünlerin üretim temposunun yükselmesiyle birlikte yerli payında daha belirgin bir iyileşme bekliyoruz.
Araç grupları arasında da önemli farklılıklar söz konusu. Üretim düşüşü ağırlıklı olarak otomobil tarafında gerçekleşirken, hafif ticari ve ağır ticari araçlarda daha olumlu bir seyir görüyoruz. Buna karşılık traktör grubunda üretimin ciddi seviyede gerilemesi ve iç pazarın yarıdan fazla daralması dikkatle ele alınması gereken bir tablo ortaya koyuyor.
Yılın son çeyreği için beklentileriniz nedir?
Yeni modellerin üretim ve ihracat programlarına girmesinin pozitif yansıması yılın son çeyreğinde ve asıl olarak 2027 yılında belirgin hale gelecek. İç pazardaki daralmanın üretim üzerindeki olumsuz etkisi ve Avrupa pazarındaki talep ve rekabet koşulları son çeyrek performansımız üzerinde belirleyici olacak. Bu değerlendirmeler çerçevesinde, yılın geneline baktığımızda üretim ve ihracatın 2025 yılının bir miktar altında ancak yakın bir seviyede gerçekleşeceğini öngörüyoruz.
2027’de sektörde hangi başlıklar öne çıkacak?
2027 yılında; iç pazarın seyri, küresel pazarlardaki talep gelişimi Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı’na (IAA) ilişkin gelişmeler, Çin kaynaklı rekabet, maliyet baskıları ve mevcut kapasite fazlası sanayimizin temel gündem maddeleri olmaya devam edecek.
Bu yıl otomotiv sanayimizin en önemli gündemlerinden biri olan Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası’na ilişkin müzakere sürecinin 2027 yılına sarkmasını öngörüyoruz. Avrupa, otomotiv ihracatımızın yaklaşık % 70’ini gerçekleştirdiğimiz en önemli ihracat pazarımız. Türkiye ile Avrupa arasında yaklaşık 30 yılda oluşan yapı yalnızca bir ticaret ilişkisi değil; üretim, yatırım ve tedarik zincirlerini kapsayan derin bir sanayi entegrasyonu. Dolayısıyla Avrupa Birliği’nin otomotiv sanayisine yönelik politika ve düzenlemeleri, Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım performansını doğrudan etkiliyor.
IAA’nın nihai içeriğinde Türkiye’nin nasıl konumlandırılacağı, ana ve tedarik sanayimizin hangi kapsamda değerlendirileceği, mevcut yatırımların yanı sıra yeni model, kapasite ve teknoloji yatırımlarını da etkileyecek. Beklentimiz IAA’nın çizdiği çerçevede, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı ve Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak ana ve tedarik sanayisiyle birlikte birlik kapsamında değerlendirilmesidir.
STK’lar ve kamu ‘Made in EU’ için çalışıyor
Bu konuda, kamu ve özel sektör olarak birlikte yoğun şekilde çalışıyoruz. Otomotiv sanayi paydaş dernekleri OİB, OSD ve TAYSAD’ın yanı sıra TÜSİAD gibi çatı kuruluşlar olarak hep birlikte Brüksel’de Avrupa Birliği kurumları ve karar alıcılarla kapsamlı görüşmeler sürdürüyoruz. Bu temaslarda Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, güçlü üretim ve tedarik yapımızın Avrupa sanayisinin rekabetçiliğine doğrudan katkı sağladığını verilerle ortaya koyuyoruz. IAA’nın mevcut entegrasyonu koruyan, yeni yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini muhataplarımıza aktarıyoruz.
Kamu tarafında da bu konuda yoğun bir çalışma sürdürülüyor. İlgili bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız, çatı kuruluşlarımız ve sanayi temsilcileri Avrupa Birliği nezdindeki temaslarını koordinasyon içinde sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde bu temasların tüm kanallardan sürdürülmesini çok kritik görüyoruz. 2027 yılında, kur-enflasyon makasının yarattığı maliyet baskısının azaltılması, ihracatçının finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin korunması da otomotiv sanayimizin rekabet gücü açısından belirleyici olacak.









