Otomotiv sektörünün gözü kulağı son dönemde Ankara’da. En son Eylül 2018’de artırılan ÖTV matrah tutarının ne olacağı merak konusu. En son 2020 yılı için MTV dışında pasaportlar, değerli kağıtlar, trafik cezaları yüzde 22.58 oranında zamlanırken (pardon güncellenirken!) otomotiv sektöründe beklenen matrah limitlerindeki artış gerçekleşmedi. Bu yüzden en düşük oran olan yüzde 45’lik ÖTV dilimine giren yani anahtar teslim fiyatı 120 bin TL’nin altında kalan binek otomobil sayısı 20’yi geçmiyor. Otomotivcilerin elinde hesap makinesi, ‘Şu donanım olursa yüksek vergi dilimine giriyor, hangi özelliği çıkarsak, tüketicilerin ulaşabileceği bir fiyata nasıl ithal etsek’ gibi konuların hesabını yapıyor.
Siparişlerin 4-5 ay önce verildiğini, araçların Asya’dan en az 2 ayda, Avrupa’dan 1 ayda geldiğini düşünürsek ve döviz kurunun hangi seviyede kalacağını hesaba katarsak, şirketlerin işi epey zor. Bugün sipariş verseniz, kurun 2-3 ay sonra nerede olacağı ve hangi ÖTV dilimine gireceği belirsiz. Türkiye’de satılan otomobillerin içinde en yüksek paya yüzde 94.3 ile 1.6 lt’nin altındakilerin oluşturduğunu da hatırlatayım. Çok değil yaklaşık 10 yıl önce premium markalar Türkiye’de düşük vergi dilimine giren 1.6 lt motor hacimli modeller getirmiş ve satış rekorları kırmıştı. Şimdi ise ithalatçı şirketler ana merkeze en azından yüzde 50’lik ÖTV’ye girebilecek özel seriler sipariş veriyor, farklı versiyonlar yaratıyor.
Güncelleme oranı kaç olur?
Otomotiv sektörü yılın ikinci çeyreğinde matrahta bir artış olmasını bekliyor. Eğer ÖTV’de matrah tutarları yükselirse, yeniden değerleme oranında olmayacağını düşünüyorum. MTV için yüzde 15’e çekilen oran belki… Neden mi? Gerçek sebebi ekonomideki yavaşlama olsa da Ankara, ithalat frene basmışken yeniden vites artırmasını istemiyor. 2019’da 2001’den sonra ilk kez dış ticaret fazlası verilmesi, ellerini güçlendiriyor. Ara malı dışında ithal ürünlere sıcak bakılmıyor. Otomotiv tarafında tablo daha net görülüyor. Geçen yıl satışlarda ithallerin payı 6 puan düşüşle yüzde 57’ye kadar geriledi. İthalatı tetiklediği gerekçesiyle günah keçisi olarak görülen otomotiv sektörü son 5 yılda 38.2 milyar dolar fazla vermesine rağmen, dikkatle gözetlenmeye devam edilecektir. O yüzden kimse matrahta büyük beklentiler içinde olmasın.











