EElektrikli otomobiller hiç olmadığı kadar hayatımızın bir parçası haline geldi. Ancak otomotiv sektörü açısından, elektriklilerin önündeki bazı ciddi sorunların aşılması gerekiyor. Menzil, şarj istasyonu ve çeşitli altyapıları yanı sıra, bir de elektrikli araçların adeta kalbi olan ‘bataryalar’ meselesi var.
Bataryaların ömrü bittiğinde ne olacak? Geri dönüştürülebilecek mi, yoksa çevreci olması beklenen elektrikli araçlar, devasa batarya dağlarına mı yol açacak? Böyle bir durum elbette daha büyük bir çevre felaketi anlamına gelir.
VW Grubu’nun dönüşüm planı
Tüm dünyanın aklında böyle bir soru işareti varken, elektrikli araçların herkes tarafından ulaşılabilir olmasını hedefleyen ve önümüzdeki 5 yıl için 44 milyar euro yatırım yapacak olan Volkswagen Grubu, pilot bir geri dönüşüm projesi başlatmaya hazırlanıyor. Markanın global merkezi Wolfsburg’a yaklaşık 50 km uzaklıktaki Salzgitter’de kurulacak fabrika, bataryaların geri dönüşümlerini üstlenecek. Planlara göre tesis 2020’den itibaren yılda 1.200 ton lityum iyon bataryası kabul edebilecek kapasiteye sahip olacak. Daha net bir ifade kullanmak gerekirse, bugünün standartlarına göre 3 bin elektrikli araç bataryası kapasitesi olacak.
VW markasının teknik planlama şefi Thomas Tiedje, gelecekte elektrikli otomobil satışlarının fazlasıyla artacağının altını çizerek, “Yüksek adetli satışlar gerçekleştireceğimizden bu geri dönüşümü kendimiz yapmayı ve çalışanlarımızı buna göre yetiştirmeyi tercih ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, tüm hammaddenin yüzde 97’sini geri dönüştürmek. Şu anda Volkswagen’in seviyesi yüzde 53’ün üzerinde. Salzgitter’deki yeni tesis bunu yüzde 72’ye çıkaracak” diyor. Aynı zamanda Tiedje, bataryadan değerli bölümlerin alınması için 10 yıllık bir çalışma yaptıklarını da ekledi.
İkinci bir şans var
Volkswagen, tesise gelen bataryaları değerlendirerek ikiye ayıracak. İşte bu noktada bazı bataryalar için, ‘ikinci bir şans’ doğacak. Bunların araç şarj eden istasyonlar, cep telefonu şarj eden aletler, festival veya büyük çaplı organizasyonların elektrikli ihtiyacını karşılamak gibi alanlar için kullanılabileceği düşünülüyor.
Eğer batarya, kullanım ömrünü tamamladıysa Salzgitter’deki tesiste geri dönüşüm gerçekleştirilecek. Bu aşamada batarya tamamen parçalanacak. Sonrasında çalışanların ‘siyah toz’ adını verdiği hale getirilecek. Bunun içerisinde kobalt, lityum, manganez ve nikel gibi değerli materyaller yer alıyor. İşte bunların tekrar ayrıştırılması gerekiyor. Bu işlemin ardından yeni batarya üretiminde kullanılabilecek.

Bugünün lityum iyon bataryalarının 240 bin kilometre civarında veya ortalama bir kullanımda 10 yıl kadar ömrü olduğu tahmin ediliyor. Avrupa ve Çin’de, üreticilerin batarya ömrü bittiğinde bir stratejileri olması gerekiyor. ABD’de bu tür geri dönüşüm çalışmaları henüz gelişme çağında. Ülkenin en büyük elektrikli araç üreticisi Tesla da geçtiğimiz yıl kapalı devre geri dönüşüm projesinden söz etmişti.
Geçtiğimiz günlerde ABD Enerji Bakanlığı 3 yıllık/15 milyon dolarlık bir projeyle lityum iyon elektrikli araç bataryalarının geri dönüşümünü endüstrileşmek üzerine bir proje başlattı. Chicago’daki merkezde, üreticiler, hammadde ve batarya tedarikçileri ile bazı üniversiteler ortak çalışarak, geri dönüştürülmüş malzeme kullanarak elektrikli araç bataryalarının maliyetlerini yüzde 30 civarında düşürmeyi amaçlıyor.
Kapıda bekleyen sorunlarK
Elektrikli araçların bataryalarının geri dönüşümü, bugün olmasa bile orta vadede büyük bir soruna dönüşebilir. Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminine göre, bugün yollardaki elektrikli araç sayısı 2 milyonken, 2030’da 140 milyon olacak. Diğer yandan hızlı şarj gibi teknolojiler, bataryaların ömrünü daha da kısaltacak. Bu, batarya ömrünün 10 yıldan daha kısa sürede bitmesi anlamına gelebilir. Bu yüzden verimli geri dönüşüm tesisleri, üreticiler ve ülkeler için büyük bir öneme sahip olacak.












