Avrupa’da başta Almanya ve Fransa olmak üzere güçlü ekonomilerin frene basması, yeni emisyon kriterleri ve Brexit kaygısı, otomobil satışlarını olumsuz etkiliyor. AB’de ilk çeyrekte binek oto pazarı yüzde 3.2 daralarak 4.2 milyon adet düzeyine indi. Pazarda daralma yaşanırken, SUV’lardaki büyüme devam etti. SUV’ların pazar payı Ocak-Mart döneminde geçen yıla göre 3.5 puan artışla yüzde 37’ye yükseldi. Böylece SUV’ların pazar payı tüm zamanların zirvesine ulaştı. Ancak crossoverlar satışlarının büyüme hızının düştüğü görüldü. İlk çeyrekte SUV satışları yüzde 7 artış gösterdi. Oysa satışlar 2016’da yüzde 25, 2017’de yüzde 22 ve 2018’de yüzde 20 artmıştı. İşin ilginci satış temposu 2016-2019 döneminde pazara sunulan 75 yeni modele rağmen yavaşladı. SUV’ların kendi içindeki gelişimine baktığımızda kompakt ve küçük SUV’ların çıkıştığı olduğu gözlendi.

Satışlar küçük SUV’larda yüzde 13, kompaktta yüzde 6 artarken, orta ve büyük tarafta sırasıyla yüzde 2 ile yüzde 4 geriledi. VW Grubu, Toyota ve PSA’nın modelleri küçük SUV’ları sırtladı. Küçükte VW T-ROC, kompakta Nissan Qashqai, büyükte BMW X5 ve orta sınıfta Volvo XC60 en çok satılan SUV’lar oldu. SUV’lar en çok bir dönem geniş ailelerin tercihi olan MPV’leri vurmaya devam etti. MPV modellerin satışı Ocak-Mart döneminde yüzde 27 gerileyerek 193 bin adetle son 20 yılın en düşük düzeyine indi. 2009’da
1.8 milyon adetlik satış ve yüzde 12’lik pazar payıyla adından söz ettiren MPV’lerdeki düşüş son 3 yılda hızlandı. Yeni SUV modellerinin etkisiyle 2018’de MPV’lerin satışı 892 bin adede ve pazar payı da yüzde 5.7’ye kadar indi. Yılın ilk 3 ayında bu oran yüzde 4.7’ye kadar indi. Son dönemde markaların MPV sınıfına yönelik yeni modeller üretmemesi, bu sınıfın yavaş yavaş öldüğünü gözler önüne seriyor. Özellikle MPV segmentinin yaratıcıları Fransız markalar bile MPV’lere karşı soğuk bakıyor.












