Dizel skandalının üzerinden 5 yıl geçmesinin ardından Transport & Environment’ın yayınladığı bir araştırma, plug-in hibrit araçların (kablo ile de şarj edilebilen hibritler) gerçek emisyon değerlerinin çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Gerçek şartlarda kullanılan araçlarla yapılan testler sonucunda, emisyon değerleri ortalama olarak fabrika verilerinin 2.5 kat daha üzerinde çıktı. Tipik bir plug-in hibrit aracın gerçek şartlarda 117 gram CO2/km emisyona sahip olduğu belirlenirken, 44 gr CO2/km olan fabrika verilerini 2.65 kat aştığı açıklandı. Şarjlı hibritlerin fabrika verilerinden daha yüksek emisyona sahip olmasının sebebi olarak, araçların sürüş sırasında içten yanmalı motorlarını daha sık aktif hale getirmesi olarak gösteriliyor.
‘Teşvikler kesilsin’ önerisi
Özellikle İngiltere’de şarjlı hibritlere teşviğin kaldırılması ve vergilerin artırılması yönünde talepler ortaya çıktı. Bununla birlikte üreticilerin ve hükümetlerin sıfır emisyonlu elektrikli araçlara olan talebi artıracak yönde hareket etmesi isteniyor. 2020 hesaplamalarına göre, bir aracın ömrü boyunca saldığı CO2 emisyonları da ortaya koyuldu. Yakıt ve elektrik üretimiyle ortaya çıkan emisyonların dahil edildiği araştırmada, şarjlı hibrit bir aracın ömür boyu 28 ton CO2 emisyonu saldığı ortaya çıktı. Hibrit araçlarda bu rakam 33 ton olarak belirlendi. Bununla birlikte benzinli araç 39 ve dizel araç 41 ton CO2 emisyonuna sahip. Diğer yandan yüzde 100 elektrikli bir aracın emisyonu da 3.8 ton.












