Türkiye’de elektrikli otomobil pazarının büyüme hızı Avrupa’yı kıskandıracak düzeye ulaştı. Yılın ilk 5 ayında elektrikli otomobil satışları % 114 arttı, pazar payı % 15’e ulaştı. Elektrikli satışlarındaki canlılığın kaynağı ulaşılabilir modellerin sayısının hızla artması. % 10 ÖTV dilimine giren elektriklilerin sayısı yaklaşık 40 oldu. Yılın ikinci yarısında piyasaya sunulacak ucuz elektrikliler ile bu sayı 50’ye yaklaşacak. Küçük elektriklide rekabet büyük. Pazardaki büyük yarış, fiyatların yükselmemesi adına markaları zorluyor. Şirketler otomobillerini % 10’luk ÖTV diliminde tutabilmek adına, yoğun çaba gösteriyor. Ana merkezden fiyat desteğinin yanı sıra kendi kârlarından da feragat ediyorlar.
11 ay zam yapmayan markalar var
% 10’luk matrah limitinin aşılması halinde fiyatlarda keskin artışlar oluyor. Örneğin Borusan Otomotiv’in uzun süredir % 10’luk vergide tuttuğu MINI Countryman’in stokları tükendi ve yeni gelenler % 40’lık ÖTV’ye girdi. Fiyat da 1.8 milyon liralardan 2.7 milyon liralara çıktı. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, matrah limitlerini geçmemesi için bazı modellerine 10-11 ay zam yapmadığını söylemişti. Belli ki artık dayanamamışlar. Sohbet ettiğim Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, geçen hafta fiyatı açıklanan Volvo EX30’un % 10’luk ÖTV diliminde kalması için ellerinden geleceklerini yapacaklarını belirtiyor. Emiroğlu, Türkiye’nin potansiyeli yüksek bir pazar olduğunu, yıl sonuna kadar fiyatı sabit tutmaya çalışacaklarını ekliyor.
Kurdaki dalgalanmalar zorlayacak
Jeopolitik ve siyasi gelişmeler nedeniyle kurlarda yine dalgalanmalar yaşanıyor. İşte bu noktada markaların döviz kurundaki artışları, fiyatlara nasıl yansıtacağı merak konusu. Kurdaki artış içten yanmalı otomobillere otomatikman yansıtılıyor. % 10’luk ÖTV baremini ucu ucuna tutturan 1.9 milyon lira fiyata sahip elektrikli modellerde yine sabırlı davranılacaktır diye düşünüyorum. Modelin bir anda % 40’lık vergi dilimine girmesi müşteriyi farklı alternatiflere yöneltebilir. Düşünsenize neredeyse 50 alternatif var.
Elektriklide marka sadakati yok!
‘Ama marka sadakati var’ diyeceksiniz. Yapılan araştırmalar tüketicilerin elektrikli otomobilde markaya sadık kalmadıklarını gösteriyor. Elektrikli kullanan kolay kolay konvansiyonel motorlu araca dönmüyor ancak marka değiştirmeye hazırlar. Menzil, şarj süresi, teknoloji ve fiyat konuları ‘Lovemark’ kavramını ortadan kaldırdı. Tüketicilere 100 km fazla menzil ve 5 dakika daha kısa şarj daha cazip geliyor. Hiç kuşkusuz 5-10 yıl sonra elektrikliler yaygınlaştıkça marka sadakati yeniden gündeme gelecektir.
Türkiye’de % 10 vergi dilimine giren model sayısı arttıkça, pazar büyümeye devam edecektir. Haliyle rekabet daha da kızışacaktır. Kurdaki dalgalanmalara göğüs geren markalar yarışta öne geçecektir. Kazanan ise ‘kral müşteri’ olacaktır…











