Türkiye’de ilk kez 2005 yılında düzenlendikten sonra 2011 yılında Türkiye’ye veda eden Formula 1 yarışları, 9 yıllık aradan sonra bu yıl yeniden İstanbul’a geri döndü. Tüm dünyadan milyonlarca izleyicisi bulunan, ülkelerin tanıtım faaliyetlerinde en önemli spor organizasyonları arasında yer alan Formula 1, sezonun on dördüncü yarışı Formula 1 DHL Turkish Grand Prix 2020 olarak 13-14-15 Kasım tarihinde Intercity İstanbul Park’ta gerçekleştirilecek. Yarışın seyircili olup olmayacağıyla ilgili kesin bir bilgi henüz paylaşılması. Türkiye, 2020’de motor sporlarının en büyük iki organizasyonuna ev sahipliği yapmış olacak. Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) takvimindeki Türkiye Rallisi, 18-20 Eylül’de Marmaris’te koşulacak.

‘Sözleşme yükümlülüğü bize ait’
Formula 1 yarışlarının Türkiye’ye geri getirilmesi projesinin T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından Intercity’ye verildiğini de hatırlatan Intercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak, “Dünyanın en büyük motor sporları organizasyonu Formula 1’i tekrar Türkiye’ye getirdiğimiz için büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Dünyanın en özel pistlerinden Intercity İstanbul Park’ın işletmesini aldığımız 2013 yılından bu yana Formula 1 yarışlarının ülkemize geri getirilmesi konusundaki çalışmalarımızın başarıyla sonuçlanması ülkemize hayırlı olsun. 2013 yılından bu yana gözümüz gibi baktığımız, Türkiye’nin en önemli yatırımlarından Intercity İstanbul Park’taki büyük heyecan için çok iyi hazırlanıp tüm dünyaya İstanbul’u hak ettiği şekilde tanıtacağız. Bu sözleşmeyi Intercity olarak tüm yükümlülüklerini kendimiz üstlenerek imzaladık. Formula 1’i tekrar ülkemize kazandırırken, tüm dünyanın ve Türkiye’nin içinden geçtiği böylesine zorlu zamanlarda devletimize yük olmamak çok önemliydi” dedi.
Ak, şöyle devam etti: “Dünyanın en özel pistlerinden Intercity İstanbul Park’ın işletmesini devraldığımız ilk günden bu yana motor sporları, trafik güvenliği ve otomotiv sektörü için her yıl 300 günden fazla etkinlik, eğitim programları ve festivaller düzenliyoruz. Formula 1 yönetiminin 2020 yılı takvimine İstanbul’u da dahil etmesindeki en önemli faktörlerden bir tanesi de yarışların yapılmadığı 9 yıllık süreçte pistin her an yarış olacakmışçasına aktif ve hazır olmasıydı.”











