Türkiye’yi sarsan fon krizi herkesin dilinde ve uzun süre gündemden düşmeyecek gibi görünüyor. 20 milyar doları aşan fon yolsuzluğunun ekonomik ve sosyolojik sarsıntıları yaşanacak. 455 bin kişinin ‘Fonzi’den mağdur olmasının, ekonomik hayata yansımaları olacaktır. Peki fonzi skandalı otomotiv pazarını nasıl etkiler?
Paraya ihtiyacı olan fonzedeler, en hızlı nakite çevirebileceği otomobillerini elden çıkarmak isteyecek. Bu nedenle ikinci elde araç arzı artacak ve düşen fiyatları daha da baskılayacak. Sıfır kilometre tarafında ise batan fonlardan parasını çekemeyen tüketici, satın alım kararını erteleyecek veya verdiği siparişi iptal edecek. İlk faturasını Eylül’de gördük, binek otomobil satışları % 28 oranında azaldı. Satışların % 40’ının son 10 günde yoğunlaştığını düşünürsek, fon krizinin pazara etkisi daha net anlaşılabilir.
Piyasada işler zaten pek iyi gitmiyordu, otomotiv satışları yılbaşından bu yana daralıyor. 2025 stoklarıyla zaten zorlu geçmesi beklenen son çeyrek, fon kriziyle birlikte daha da sıkıntılı geçecek. Özellikle Eylül’ün ikinci yarısında temponun düşmesi, Ekim ayının daha sıkıntılı geçeceğinin sinyallerini veriyor.
Kampanyaların dozu artar mı?
Son çeyrekte markaların kampanyaların dozunu artırmasını bekliyorum. Sonuçta şirketler son üç ay için planlarını yapıp, ana merkezlere siparişlerini verdi. Bu siparişler artık bu saatten sonra iptal olmaz. Birçok marka halihazırda stoklarını eritmek amacıyla 700 bin liraya varan indirimler uyguluyordu. Fon krizinin etkisiyle kampanyalar hızlanacaktır.
Tüketici güvenini etkiler mi?
Fon krizi hiç kuşkusuz tüketici güvenini etkileyecektir. Özellikle uzun zamandır piyasayı ayakta tutan tasarruf finansman şirketlerinin isminin fon krizinde geçmesi, kafalarda soru işaretleri yaratabilir. Fon soruşturmasına Eminevim’in girmesi, Katılımevim, İktisat Katılım Bankası ve Birevim’in Türkiye Emlak Katılım Bankası’na devri, sıfır otomobil satışlarını etkileyebilir. En önemlisi son dönemde vatandaşların kredi kapısı haline gelen alternatif finansman modellerine güven sarsılabilir. Çünkü konu sadece otomobil ile sınırlı değil. Birçok vatandaşın yeni evlerini tasarruf finansman şirketlerinin sağladığı kredilerle aldığını biliyoruz.
Filolar pazarı ayakta tutabilir mi?
ODMD Başkanı Hakan Tiftik, 2026 yılı pazar tahminlerinin 1.1 milyon 1.2 milyon arasında olduğunu belirtiyor. Kanımca 1 milyon 150 bin adetleri görebiliriz. Piyasayı son çeyrekte filo şirketlerinin alımları yaşatacaktır. O da olmasa daha sert fren yapılacağı kesin. Panik havasını dağıtmak için fon kriziyle ilgili idari ve ekonomik önlemler alınıyor. Ekonomistler ise reel sektörün Eylül’ün ikinci yarısında durduğuna dikkati çekiyor. Türk insanının beyin kasları, refleksleri krizlere alışıktır ancak yılın son virajı zorlu geçecek gibi görünüyor.








