Ford Otosan Avrupa’daki müşteriler için yüzde 100 elektrikli E-Transit’i üretmeye hazırlanırken, bu dönüşüm sürecinde Kocaeli’de Batarya Montaj Fabrikası kuracak. 2022 yılında devreye girmesi planlanan tesiste, E-Transit’in bataryasını oluşturacak hücre ve modüller Ford Otosan mühendisleri tarafından birleştirilecek. Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, “Ford Otosan olarak, Kocaeli Fabrikalarımızdaki elektrikli araç üretim ve yatırım çalışmalarımızı şimdi de Batarya Montaj Fabrikası ile bir adım öteye taşıyoruz. Ülkemizde otomotiv sanayinin elektrikli araç yolculuğuna öncülük ediyoruz. Türkiye’nin ilk ve tek entegre elektrikli araç üretim tesisi olacağız” dedi. Online basın toplantısında konuşan Yenigün, Ford’un elektriklenme stratejisi kapsamında yeni bir aşamaya geçtiklerini söyledi. Yenigün, Ford Otosan olarak bugüne kadar ülke adına ticari araç üretiminde önemli sorumluluklar üstlendiklerini, mühendislik bilgi birikimleri ile Ford dünyasında çok önemli bir konuma ulaştıklarını kaydederek, “60 yıllık bir şirketiz, birçok ilke imza attık. Yine bir ilki başarıyoruz” dedi.

Haydar Yenigün, şöyle devam etti: “Otomotiv sanayinin dönüşümüne öncülük etmek üzere elektrikli araç yatırımlarımıza Türkiye’nin ilk ve tek şarj edilebilir ticari aracı Custom PHEV üretimi ile başlamıştık. Geçtiğimiz günlerde, Ford’un ilk tam elektrikli ticari aracı olan E-Transit’in üretim sorumluluğunu üstlenerek büyük bir başarıya imza attık. Şimdi de tamamı Ford Otosan mühendisleri tarafından tasarlanan batarya montaj fabrikamızı kurmak için çalışmalara başladık. Batarya adımımız ile yazılım mühendisliği yeteneklerimize bir yenisini ekliyoruz. Bu önemli yatırımla batarya montajının ötesinde donanım ve yazılımsal testleri de kendi mühendisliğimiz ile yerli olarak geliştiriyoruz. Dolayısıyla bu yatırım sadece Ford Otosan için değil ülkemiz için de bir kazanımdır. Bataryası dahil elektrikli araç üretiminin, geniş bir ekosistemde ülke ekonomisine ve yerli tedarikçiler dahil sanayimizin dünyada rekabet edebilmesine çok olumlu katkılarda bulunacağına inanıyorum.”
2022’de tam elektrikli ve yerli E-Transit’in Avrupa yollarında olacağını kaydeden Haydar Yenigün, “Bugüne kadar projeye 56 milyon euro yatırım yaptık. Bu bir yolculuk. Elektrikli araçlara olan talep arttıkça, yatırımlar da büyüyecek. E-Transit’in üretim kapasitesi ilk etapta 15-16 bin adet olacak” değerlendirmesini yaptı. Haydar Yenigün, E-Transit’te yurt dışından gelen bataryanın maliyetin yüzde 70’ini oluşturduğunu, ilk etapta yerlilik oranının düşük kalacağını ancak 1 yıl gibi bir süre içinde çalışmaları hızlandıracaklarını söyledi ve ekledi: “Yerli oranının artması için tedarik sanayinin katkısının artması, elektrikli araç teknolojisine uygun parça üretmeleri önemli rol oynayacak.”

8 montaj hattında 30 robot çalışacak
Türkiye’de üretilecek ilk tam elektrikli ticari araç olan Ford E-Transit, 67 kWh 400 Volt lityum iyon pil ile 350 km’ye kadar menzil sunacak. Entegre çalışma sistemini hedefleyen yeni batarya montaj fabrikası son teknoloji imalat çözümleri ile donatılacak, AGV (akıllı taşıma sistemleri) ile verimlilik sağlanacak. Yüksek kaliteli ürün çıktıları almak için yeni nesil perçinleme ve kaynak teknolojileri kullanılacak. 8’i montaj hattında, 22’si kasa imalat hattında olmak üzere toplamda 30 adet robot sayesinde otomasyon seviyesi yüksek ve esnek bir üretim tesisi oluşturulacak. Teknolojik tesiste kolaboratif robotlar ile kameralı kontroller yapılacak.

Yazılımlar Türk mühendislerin
Bataryalar yine Ford Otosan’ın kuracağı test laboratuvarlarında elektrik, hava kaçağı gibi güvenlik testlerinden geçirilecek. Bu test esnasında batarya paketinin; şarj düzeyi, paket ve hücre sıcaklık kontrolü ile yazılım kontrolü yapılacak. Kullanılacak yeni soğuk metal transfer kaynak teknolojisi ile batarya kasalarının hava ve su sızdırmazlığı yüzde 100 kontrol altına alınacak. ‘Light Guide System’ adı verilen projeksiyon ve 3D sensörlerle batarya paketinin tüm montaj adımları takip edilebilecek. Destek sistemine ek olarak kolaboratif robotlar üzerine yerleştirilmiş görüntü işleyen kameralar ile olası üretim hatalarının önüne geçilecek. Tüm yazılımlar Türk mühendislerin imzasını taşıyacak.











