Çip krizinin etkilerinin yılın ikinci yarısında artacağını, markaların yavaş yavaş yıl sonu tahminlerinde revizyona gittiğini paylaşmıştım. Tüm tahminler tedarik sorununun yıl boyunca süreceği yönde. Peki otomotiv pazarını yılın ikinci yarısında nasıl bir tempo bekliyor? Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Ali Bilaloğlu’nun açıklamaları çip probleminin üçüncü ve dördüncü çeyrekte daha fazla hissedileceğini gösteriyor. Yılın ilk çeyreğinde 1 milyon adetlik tempo, ikinci çeyrekte 800 bin adede gerilemiş durumda. BDDK’nın aldığı kredi düzenlemesinin bu yıl bir etkisi olmayacağını, önümüzdeki yıl ise bir miktar etkisinin olacağını belirtiyor. Kredi kullanımının düşük seviyede seyrettiğinin altını çiziyor.
İlk çeyreğe göre iyimser tahminler
ODD üyeleriyle yapılan ankete göre, 2021 sonunda 775 bin-825 bin arasında bir pazar bekleniyor. İşin ilginci tahminler daha hareketli geçen ilk çeyreğe göre daha iyimser. ODD, ilk çeyrek sonunda satışların 725-775 bin adet düzeyinde gerçekleşmesini bekliyordu. Demem o ki öngörüler oldukça olumlu. Matrahın güncellenmemesi nedeniyle fiyatların yükselmesine, yüzde 50’lik ÖTV diliminde sınırlı sayıda model kalmasına, faize rağmen pazarın 2020’nin üzerine çıkması sürpriz olmayacak. Tek sıkıntı çip ve araç tedariği. Bunu çözebilen markalar öne çıkacaktır.
BDDK, matrah umudunu bitirdi
Tüketimi frenlemek adına BDDK’nın otomotivde taksit sınırlaması ve tutarlarda düzenleme yapması, bu yıl ÖTV matrah limitlerinin değişmeyeceğinin habercisi gibi… Otomotiv sektörü de bu durumun farkında, gece yarısı sürprizi olmazsa güncelleme pek gündemde değil. Fiyatları gören tüketici de otomobil hayalini gerçekleştirmek adına daha düşük segmente ve donanıma geçiyor. C-SUV’dan B-SUV’a doğru kayış ortada. Müşteri maalesef istediği otomobil yerine yüzde 50’lik ÖTV’ye girenlerin peşinde. Bu bareme giren sadece 39 model kaldığını hatırlatalım. İthal otonun payının yüzde 59’a çıktığı yılın ilk yarısında en fazla satılan ilk 5 otomobilin yerli olması ise bunun ispatı.
Devir hesap devri!
Aynı trend devam edecektir. Markalar da modellerini yüzde 50’lik ÖTV’ye sokabilmek için epey bir ter dökecek. Temmuz’la birlikte yine 0 faizli kampanyalar başladı, yıl sonuna kadar da böyle gidecektir. Şirketler faiz ve düşük faizli kampanyalarla taşın altına eline sokmak durumunda kalacak. Enflasyonun yüksek seyrettiği, üretici fiyatlarının henüz TÜFE’ye tam olarak yansımadığı bir ortamda Merkez Bankası’ndan faiz indirimi gelir mi, merak konusu. Faiz kararını 14 Temmuz’da açıklayacak. Beklentiler, faizlere dokunulmayacağı yönde. Özetle ikinci yarı bol kampanyalı, bol hesaplı bir dönem olacak. Hem tüketici hem yöneticilerin elinde hesap makinesi, fiyatları, donanım paketleri ve kredileri hesaplayacak.










