Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, küresel ekonomik hareketlilik, Covid-19 ve son olarak Ukrayna-Rusya savaşı ile birlikte dünyada yeniden yüksek maliyetli (high cost) ile düşük maliyetli (low cost) ülke hareketini başlattığını söyledi. Low cost ülkelere doğru bir yönelim olduğunu belirten Eroldu, şunları kaydetti: “Bu tabii ki Türkiye gibi ülkeleri olumlu etkileyecektir. Şimdi çok konuşuluyor, tedarik zincirinden Türkiye’nin daha fazla pay alması falan ama bunu tek başına Covid1-9’dan dolayı Çin gibi ülkelerin riskli olduğunu gördük şeklinde yapmıyorlar. Bunun üzerine çıkan, yüksek enflasyon ve maliyet artışlarının getirdiği bir şey ile yapıyorlar. Yüksek maliyetten, alçak maliyete gidelim çabası var Avrupalı üreticilerde. Bunu yan sanayi tarafında da görüyoruz. Otomotiv sanayisi toplam rakamlarına baktığımız zaman da görüyoruz, yan sanayide artış var. Dolayısıyla, Türkiye için hem otomotiv ana sanayisi hem de yan sanayisi açısından olumlu. Bu high-low cost trendi Türkiye’yi ön plana çıkartacak. Yalnızca Türkiye değil, Romanya, Sırbistan, Fas, Slovenya gibi ülkeler arasında bir rekabet oluşacak. Bu mühendislik alanında da böyle. Buna paralel olarak Türkiye mühendislik anlamında da çok ön plana çıkıyor.”
TOGG dışında yeni yatırım yok
Cengiz Eroldu, Türkiye’de yeni yatırımları tetiklemesinin ise ülkedeki iç pazar ile alakalı bir durum olduğunu söyledi. Eroldu, “Türkiye’de 20-30 senedir yeni yatırım yok. TOGG var, onun dışında yok. Bir de şimdi HABAŞ’ın yapacağı yeni bir proje var ama o da mevcut tesisin yerine yapılacak. Bugün niye herkes Rusya’da milyonlarca euro zarar etti? 3 milyona çıkacak bir pazar potansiyeli olduğu için. Herkes onun peşinden gitti, yoksa Rusya’da teşvik olduğu için gitmedi, herkes iç pazar için gitti. Türkiye’nin yeni yatırımı çekmesinde önemli bir kriter kuvvetli bir iç pazarının olması. Biz bunu başaramadıkça Türkiye’de yeni yatırım zor. Asıl teşvik her zaman Türkiye’nin kendisidir. Zaten ihracat projelerinin de iç piyasa destekli olmaması da zor. Yalnızca yüzde 100 ihraç edeceğin bir aracı Türkiye’de yapmanın da büyük bir anlamı olmuyor. Özellikle elektrifikasyon ve bataryalara yakın olman, sattığın yere yakın olman lazım dolayısıyla mutlaka iç piyasa desteği olması lazım burada da en büyük teşvik pazarın kendisi… Bugün Volkswagen konuşuluyor, Türkiye iç pazarı 2 milyon olsa zaten marka kendisi gelecek” değerlendirmesini yaptı.











