Türkiye otomotiv pazarı rekor yılın ardından 2026’ya da hızlı başladı. ÖTV muafiyetli satışlar ve kampanyaların desteğiyle Ocak ayı satışları beklentileri aşarken, Şubat da hareketli geçiyor. Yıl geneline baktığımızda; birçok yöneticinin ortak görüşü pazarın 2025 ile hemen hemen aynı seviyelerde gerçekleşeceği yönünde. Hiç kuşkusuz ilk çeyrek sonrası ilerisi için daha net sinyaller gelecek. İlk 3 ayda engelli satışları öne çıksa da son düzenleme ile geçerli olan ‘10 yıl satamama’ şartı, tempoyu düşürdü. Bir ara bazı markalarda satışlardan % 30-40 pay aldığı ulaştığı konuşulurken, % 10’lar düzeyine indiği konuşuluyor. Sektörde kredi ve yüksek faiz sıkıntısı devam ediyor. Her ne kadar 2-3 yıldır sektör ve tüketiciler bu duruma alışsa da kredi musluklarının açılması ve faizlerin düşmesi, piyasayı daha da canlandıracaktır. Özellikle filo tarafında finansman, elleri kolları bağlıyor.
BDDK neden harekete geçti?
Piyasada son dönemde en fazla konuşulan konuların başında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine getirdiği sınır geliyor. BDDK’nın aldığı kararla ilgili farklı yorumlar var. Enflasyonla mücadele, yasadışı sanal bahis ve ekonomiyi soğutma gibi nedenler… Sektör temsilcilerine göre ise BDDK’nın kredi kartı limitlerini kademeli olarak düşürme kararında, otomobil satışları da önemli rol oynadı. Peki ‘kart limitleri otomobil yüzünden mi’ düşürüldü?
Son dönemde tüketiciler başta ikinci el olmak üzere araç satın alımlarında kredi kartına yöneldi. Taksit imkanı ve faizlerin daha uygun olması, ‘kredi kartıyla otomobil satın alma’yı cazip hale getirdi. Tüketiciler peşinatı veya eksik bakiyeyi kredi kartıyla ödüyor, 12 aya varan taksit yapıyordu. Kredi kartıyla satın alınan araç sayısı öyle az da değil. Bununla ilgili resmi bir kayıt yok ancak sektör yetkililerinin verdiği bilgiye göre, 2025’te satılan 1 milyon 84 bin otomobilin yaklaşık % 2-3’ü kredi kartıyla alınmış. Bu da 20 bin-30 bin adet gibi ciddi bir satış rakamı demek.
Finansmana daha kolay erişim sağlıyor
Tüketicilerin otomobil satın alırken kredi kartını tercih etmesinin bir başka nedeni finansmana daha kolay ulaşmak. Vatandaş şahıs olarak satın aldığı aracı daha düşük fiyata spot piyasada satarak direkt nakit paraya kavuşabiliyor. Bankadan kredi alamayan vatandaş da kredi kartıyla ödeme sayesinde otomobil sahibi olabiliyor hem de taksitle… Yaşanan bu gelişmelerin ekonomi yönetiminin dikkatini çektiği belirtiliyor. İşte BDDK’nın yeni düzenlemesinde otomobilin etkisi bu şekilde olmuş.
Piyasayı olumsuz etkiler mi?
Kredi kart limitlerinin düşürülmesi ikinci el satışlarını bir miktar etkileyebilir. Özellikle büyükşehirler dışında sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu düşünürsek… Tüketici ya daha ucuz ve yaşlı araca yönelecek ya da satın almaktan vazgeçecek. Ancak 7.5 milyon aracın devredildiği bir piyasayı bozacak bir durum olmayacaktır. Sıfır km’de de yangın yapılacağını pek düşünmüyorum. Benim zeki vatandaşım mutlaka yeni bir formül bulacaktır, hiç kuşkum yok!











