Otomotiv pazarı yıla beklendiği gibi başladı. Hatta hava koşullarının bu kadar etkili olduğu bir dönemde satışların 38 bin adet düzeyinde çıkması bile bir anlamda sürpriz oldu. Otomotiv satışlarının yılın ilk yarısında durgun geçmesi zaten bekleniyor. Şubat ve Mart ayları önümüzdeki dönem için sektöre ışık tutacaktır. Matrah düzenlemesinin olumlu etkisi Ocak’ta görüldü. 1.6 litre hacimli otomobil satışlarının yüzde 43.5’i yeni baremler yüzde 60 ile yüzde 70’te yer aldı. Bir anlamda yüzde 80’lik ÖTV’ye girmekten kurtuldular. Ancak zamlı gelmeye başlayan 2022 model araçlarla bu tablo maalesef değişecektir. Her ne kadar döviz kuru kıpırdamasa da maliyet artışları nedeniyle araçların fiyatı yüzde 10-15 arttı. Bu aydan itibaren birçok model yeniden yüzde 80’lik vergi dilimine girmeye başlayacaktır, fiyatlar da otomatikman yüzde 5-11 oranında yükselecek.
Yerli otomobile pozitif ayrımcılık
İşte burada daha önce de dile getirdiğim gibi faiz oranları ve krediye ulaşım öne çıkacaktır. Otomotiv sektörünün beklediği taşıt kredileriyle ilgili düzenleme kısa sürede çıkacak gibi görünüyor. OYDER’in BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben’i ziyareti sonrası olumlu sinyaller geldi. BDDK Başkanı, araç fiyatlarının yükselmesi nedeniyle kredi limitleri ve vadelerinde güncelleme yapacaklarını açıkladı. Taşıt kredisinde satışların ağırlıkta olduğu 300-750 bin liralık dilim önemli. OYDER, 300 bin liralık taban rakamın 450 bin liraya, kullanım oranının yüzde 80’e ve vadenin de 24 aydan 60 aya çıkarılmasını talep ediyor. Vadeler düştükçe, kullanım oranının kademeli azalmasını istiyor. Örneğin 48 ay vadede yüzde 60, 36 ay vadede yüzde 40 gibi. Hiç kuşkusuz güncellemede yerli araçlar dikkate alınacaktır. BDDK Başkanı da ‘İthal araçlarda değil daha çok yerlilerde krediler daha etkin olmasını istiyoruz’ sözleriyle bu konuda titiz olduklarını gösteriyor. Fiyatlara bakarsak; 300 bin liraya otomobil sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. 350-500 bin lira arasında belirli donanıma sahip yerli araca sahip olabiliyorsunuz. OYDER’in 450 bin liralık önerisi oldukça makul. Tek soru işareti cari açığı önlemek isteyen Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın nasıl tavır alacağı. Cari açığa etkisini değerlendirdiklerini belirten Akben, bakanlık tarafıyla görüşeceklerinin altını çiziyor. Bir anlamda limitlerde son noktayı Hazine ve Maliye Bakanlığı koyacak.
Oranlar ve vade sınırı ne olabilir?
İthalatı tetikleyeceği gerekçesiyle 450 bin lira yerine rakam 400 bin liraya indirilebilir, yüzde 80’lik kredi kullanımı talebi yüzde 60-70 olabilir. Vade sınırının 60 aya uzatılması zor gibi duruyor. Ankara banka kredilerinin daha ziyade şirketler tarafından kullanmasına sıcak bakıyor. Gelelim faiz oranlarına; kamu bankalarında aylık faiz oranı yüzde 1.59 düzeyinde. Özellerde yüzde 1.99 ile 2.37 arasında değişiyor. Yıllık maliyetler yüzde 33’ü geçiyor. Merkez Bankası’nın politika faizinin yüzde 14 olduğu bir ortamda tüketiciler çok yüksek faiz oranıyla borçlanmak zorunda kalıyor. Beklentiler taşıt kredisinde yüzde 1.50’lerin altına inilmesi. Bu oranlara inilmesi şu an imkansız gibi. Yine taşın altına eline sokan markalar sıfır veya düşük faizli kampanyalarla pazarı canlandırmayı hedefliyor. Kredilerde yapılacak güncelleme, tüketiciler ve sektör için olumlu gelişme ama umarım matrah gibi kadük kalmaz…










