Otomotiv piyasasında son 1 yıldır süren durgunluk yerini hafif de olsa canlılığa bırakıyor gibi. Sadece satışlardan, kampanyalardan bahsetmiyorum. Markaların üzerindeki ölü toprağını yavaş yavaş attığı görülüyor. Kriz döneminde içine kapanan şirketler bir nebze olsun kendini gösteriyor. Basın lansmanlarına yeniden hız veriliyor. Hem yurt içi hem de yurt dışı tanıtımlar artıyor. Eskisi gibi gelen davetlerle takvimler doluyor. Olması gerektiği gibi şirketler otomotiv basınıyla yeniden daha sık biraraya gelmeye çalışıyor.
Çok değil 2-3 yıl öncesine yani 1 milyon adetlik satışların gerçekleştirdiği dönemlerde markalar, basınla buluşmak için yoğun çaba sarfeder, yemekler, toplantılar organize ederdi. Bu buluşmalarda mutlaka bir mesaj verme veya bir yeni ürünü tanıtma kaygısı da yoktu. Hatta fuar davetleri aylar öncesi yapılır, şirketler arasında gazeteci kapma yarışı yaşanırdı. Ancak son dönemde piyasada yaşanan keskin daralmayla birlikte şirketler bütçelerini kıstı, yeni ürün tanıtımı dışında basın toplantılarından kaçındı. Özellikle tepede yer alan şirketlerde ‘Şimdi bu açıklamayı yaparsam nasıl bir tepki alırım’ kaygısıyla ‘En iyisi sesimi çıkarmayayım’ dönemi başladı. 2 yıldır birkaç marka dışında gazetelere, dijital medyaya ve TV’lere reklam veren kalmadı.
2020 için umutlar artıyor
Şimdi son çeyrekte faiz indirimiyle birlikte pazarda pozitif bir rüzgar esiyor. Suriye sorununda çözüme yönelik kısa sürede önemli adımlar atılması, piyasada kayıpların geri alınması, döviz kurunun geri dönmesi, umutları artırdı. Hiç kuşkusuz 1 milyon adetten 450 binlerin konuşulduğu bir pazardan bahsediyoruz yine de… Ancak Türkiye gibi bir ülkede tahmin yapmak zor olsa da yılın kapanışı 2020 için ipuçları verecek. Markalar yeniden ayağa kalkmak için yeni modellerini tanıtacağı, tüketicilere mesajlar vereceği, yeni gelişmelerini ve yeni stratejilerini anlatacağı bir döneme girecektir. Buna otomotiv sektörünün çatı kuruluşlarını da ekleyelim. Bu süreçte de konusunda uzman otomotiv basınına daha fazla ihtiyaç duyulacaktır. Bu yüzden sadece işlerin iyi gittiği, 1 milyon aracın satıldığı dönemde değil kötü günlerde de basınla ilişkileri taze tutmak ve mecraları desteklemek gerektiğini hatırlatmak istedim…











