Küresel otomotiv sektörü zorlu bir dönemde geçiyor. Sürekli sektörü zorlayacak yeni gelişmeler ortaya çıkıyor. Türkiye de jeopolitik gelişmeler, pandemide yeni dalga, küresel ekonomik hareketlilik ve girdi maliyetlerindeki artışlardan nasibini alıyor. İlk 4 ayda üretim yüzde 8.8, ihracat adet bazında yüzde 11.1 azaldı. 38 bin daha az araç üretilirken, Ocak-Nisan döneminde 10.3 milyar dolarla ihracatın 2021 ile aynı seviyeyi koruması olumlu gelişme. Girdi maliyetlerinin ihracat fiyatlarına yansıtıldığı görülüyor. Türkiye otomotiv sektörünün önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini yukarı yönlü revize etmesi ise oldukça umut verici. Sektör, çip krizinden Türkiye’nin dünyadan ayrışacağını düşünüyor. OSD’nin yeni Başkanı Cengiz Eroldu ile geçen hafta uzun bir aradan sonra ilk kez fiziksel bir toplantıda biraraya geldik. Eroldu ile sektörü enine boyuna tartışma fırsatımız oldu. Öne çıkan tespitleri buradan paylaşmak istedim… Özellikle vergi konusundaki açıklamaları tartışma konusu olacaktır.
Banttan çıkan her araç çok kıymetli
Eroldu, yaşanan bütün zorluklara rağmen Nisan ayı sonuçlarının iyi olduğunu düşünüyor. OSD Başkanı, “Gerçekten bu şartlarda imalat yapmak, haftalık planlamalarla büyük fabrikaları yönetmek kolay iş değil. Yani burada her seviyede çalışanların çok büyük özverisiyle bu rakamlar ortaya çıktı. Maalesef belirsizliğin çok fazla olduğu bir döngünün içerisindeyiz. Onun için Türkiye’de üretilen, banttan çıkan her araç çok kıymetli. Sanayi şu anda bunu çok büyük zorluklarla yapıyor” sözleriyle sektörü övüyor.
Konjonktür çok anlamlı değil, gerçekçi olalım
OSD’nin yeni Başkanı göreve başlayınca konu ister istemez yine Türkiye’deki çarpık vergi sistemine geliyor. Cengiz Eroldu, ÖTV reformu ile ilgili farklı görüşe sahip. Eroldu’ya göre şu an öncelik vergi değil. Her dönemi kendi konjonktüründe değerlendirmenin faydalı olacağını belirtiyor. Eroldu, “Bu kadar sıkıntılarda ihracata, iç piyasaya mal yetiştirmeye çalışıyoruz. Şimdi elimizde kapasitesi fazlası olsa… Bir de her dönemi kendi konjonktüründe değerlendirmek lazım. Bugünkü konjonktürde çok anlamlı değil bu tür işler. Konjonktüre de bakmak lazım. Hepimizin gerçekçi olması lazım” diyor. OSD Başkanı Eroldu, vergi sisteminin yerli sanayiyi gözetmesi gerektiğinin altını da çiziyor: “Bugün yüzde 64 kapasite ile çalışıyoruz. Büyük yatırımlarımız var. Otomotiv sanayi olarak bu yatırımların karşılığını almamız lazım. Biz burada riske giriyoruz, yatırım yapıyoruz, biz istihdam sağlıyoruz, ülkeye değer yaratıyoruz. Doğal olarak vergi sistemi oranlarından bağımsız Türkiye’deki yerli üreticiyi koruyan, destekleyen bir sistem olması lazım. Otomotiv sanayi olarak bizim her ortamdaki tek tezimiz bu.”
Her konuda ortak hareket etmeyiz
Cengiz Eroldu’nun yaklaşımından önümüzdeki dönemde OSD ile ODD’nin farklı öncelikleri olacak gibi. Kendisi de her konuda birlikte hareket etmeyi doğru bulmadığının altını çiziyor. Eroldu, bu zamana kadar vergi sisteminin yenilenmesini talep eden otomotiv sektörüne olumlu yanıt verilmediğini, Ankara’nın önceliğinin bu olmadığını çok iyi biliyor. O yüzden belki de vergide ısrarcı olmak yerine farklı alanlarda özellikle de elektrifikasyon konusunda destek almak için çalışmalarına ağırlık verecektir. OSD’nin yeni dönem temasları başlayınca daha net göreceğiz. Ancak bu kez otomotiv sektörünün çatı kuruluşlarının pek ortak hareket etmeyeceği anlaşılıyor.










