Savaşın otomotiv sektörüne faturası ağır olabilir. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, global otomotiv sektöründe tedarik zincirleri ve satışlar üzerinde risk dalgası yaratıyor. Analistler, özellikle Orta Doğu pazarında güçlü satışlara sahip üreticilerin sevkiyat sorunları ve yükselen enerji maliyetlerinden etkilenebileceğine dikkat çekiyor. Bernstein tarafından yayımlanan analize göre, Toyota, Hyundai ve bazı Çinli otomobil üreticileri bölgedeki yüksek satış payları nedeniyle risklere daha açık durumda. Orta Doğu pazarında Toyota’nın payı yaklaşık % 17, Hyundai’nin % 10 ve Chery’nin % 5 seviyesinde bulunuyor.
Çinli markaları vuracak
Çin 2025’te dünya pazarlarına 8.32 milyon araç ihraç ederken, bunun 1.39 milyon adedini Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleki gibi Körfez ülkelerine gönderdi. BYD, Chery, SAIC Motor, Changan Automobile ve Geely, savaştan oldukça olumsuz etkilenecek gibi görünüyor. Yaklaşık 3 milyon adetlik satış hacmiyle İran, bölgenin en büyük otomotiv pazarı konumunda.
Çatışmanın sektöre üç temel etkisi olabileceği belirtiliyor. Bunlardan ilki İran içindeki otomobil satışlarının doğrudan zarar görmesi. İkinci etki, Orta Doğu genelinde araç sevkiyatlarının aksaması. Üçüncü ve en büyük risk ise petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel otomobil talebinin zayıflaması.
Lojistikte büyük risk
Lojistik tarafında gerilim, küresel taşımacılık rotalarını da etkiliyor. Orta Doğu’daki güvenlik riskleri nedeniyle Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan sevkiyatlar yeniden baskı altına girdi. Bazı büyük konteyner hatları, güvenlik gerekçesiyle Süveyş geçişlerini durdurarak gemileri Afrika’nın güneyinden dolaşan daha uzun rotalara yönlendirmeye başladı. Bu durum Asya–Avrupa arasındaki lojistik sürelerinin 10-15 gün uzamasına ve maliyetlerin artmasına yol açıyor.
Avrupalı otomobil üreticileri ise şimdilik üretimin normal şekilde devam ettiğini belirtiyor. Volkswagen ve Volvo gibi üreticiler mevcut durumda fabrikalarda aksama olmadığını ifade ederken, şirketler olası gecikmelere karşı 2–3 haftalık tampon stok kullanıyor. Bununla birlikte sektör temsilcileri lojistik maliyetlerinin son yıllarda yaklaşık % 40 arttığını ve alternatif sevkiyat rotalarının şirketler için ciddi ek maliyet yarattığını vurguluyor.

Petrol fiyatları tehdit ediyor
Enerji tarafındaki riskler de otomotiv sektörünü yakından ilgilendiriyor. İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatlarında yaşanan kesintiler petrol fiyatlarında keskin artışlara neden oldu. Brent petrol fiyatları 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşının ilk aylarından bu yana ilk kez 110 doları aştı. Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği adete durma noktasına geldi. Son gelişmeler özellikle içten yanmalı motorlu araçlara yüksek yatırım yapan üreticiler için maliyet baskısını artırabilir. Ham madde fiyatlarındaki artış, beraberinde zam furyasını getirecektir.
En büyük risk ekonomik güven
Lojistik belirsizlikler bazı üreticilerin üretim planlarını da etkilemeye başladı. Japon basınına göre Toyota, Orta Doğu’ya sevkiyatlarda yaşanabilecek sorunlar nedeniyle yaklaşık 40 bin araçlık üretimi azaltmayı planlıyor. Bu kesintinin başta Land Cruiser olmak üzere bazı SUV modellerini etkileyebileceği ifade ediliyor.
Analistlere göre en büyük risk, çatışmanın uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının daha da yükselmesi ve küresel ekonomik güvenin zayıflaması. Böyle bir senaryoda otomobil satışlarının yalnızca Orta Doğu’da değil, dünya genelinde de baskı altına girebileceği belirtiliyor.











