Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması tüm dünyada büyük tepki görürken, herkes hüzünle olan biteni çaresizlikle seyrediyor. Milyonlarca masum insanın yaşadığı dram, vicdanları sızlatıyor. Dünyanın hâlâ savaşlarla, haksız saldırılarla, insanlık dramlarıyla karşı karşıya olması, esasında toplumların gerçek anlamda ne kadar ilerlediğini bizlere hatırlatıyor. Söylenecek, yazacak, isyan edecek şok şey var… Konumuz otomotive dönersek; savaş çip krizinin üzerine tuz biber ekmiş durumda. Tam yılın ikinci yarısında tedarik sorunu hafifleyecek, ‘2023’te sona erecek ve pazarlar yeniden toparlanmaya başlayacak’ derken, bu kez savaş gibi çok büyük bir kriz çıktı. Savaşın ne zaman sona ereceği, nasıl sonuçlanacağı, sonrasında neler olacağı belirsiz bir süreçteyiz. Ancak otomotiv sektöründe kısa sürede artçıları görülmeye başlandı. Savaşın her alanda faturasının çok ağır olacağı kesin.
Kötümser senaryo ne?
Ukrayna, otomotiv şirketlerine kablo tedarik eden önemli üreticilerden biri. Rusya da paladyum, nikel, yarı iletkenlerde kullanılan neon gazının dünyadaki en büyük üreticilerden. Savaşın çıkmasıyla birlikte parça tedariğinde sorun yaşayan şirketler birbir fabrikalarında üretimlere ara vermeye başladı. VW’den Toyota’ya, BMW’den Renault’ya kadar birçok şirkette üretimler aksıyor. Savaş çip kriziyle birleşince ortaya katastrofik bir durum çıktı. Ortaya farklı farklı senaryolar atılıyor. İlk tahmin yapan kuruluşlar J.D. Power ve LMC Automotive, küresel satış tahminlerini 400 bin adet azaltarak 85.8 milyon adede revize etti. İki danışmanlık şirketi, riskin savaşın süresine bağlı olduğu uyarısını ihmal etmedi. Bazı analistler küresel üretimde 1.5 milyon adetlik kayıp beklerken, IHS Markit’ten daha kötümser öngörü geldi. IHS Analisti Stephanie Brinley, küresel tedarik zincirlerinin kaotik hale geleceğini belirterek üretimi 3 milyon adet düşürebileceğini iddia etti. Her gün üretimle ilgili sıkıntı yaşadığını duyuran şirketler arttıkça, faturanın ne kadar büyüyeceği netleşecektir. Hiç kuşkusuz araştırma ve analiz şirketleri senaryolarını birçok kez revize etmek zorunda kalacaktır. Her şeyin toz duman olduğu bir savaş ortamında tahmin etmek gerçekten imkansız gibi…
Akaryakıt fiyatı ürkütüyor
Peki savaş Türkiye’yi nasıl etkileyecek? Tüm Türkiye, alım gücü zayıflayarak bunu zaten derinden hissediyor. Brent petrolün 130 dolara dayanması ile akaryakıtın litresi 20 TL oldu. Son 1 yılda akaryakıta gelen zam yüzde 197’yi buldu. Dile kolay dizel aracın deposunu doldurmak için 1.000 TL’den fazla ödemek gerekiyor. Otomobil sahibi olan vatandaş yerinden bile kıpırdayamazken, yenisi nasıl satılacak? Kim aracını yenileyecek? Niyeti olan ‘Depoyu nasıl dolduracağım’ diye düşünecek.
Maliyetler daha da artacak
Bir başka tehlike, artan maliyetler savaşla beraber iyice uçacak. Petrol, emtia fiyatlarının fırlaması, otomobillere otomatikman zam anlamına geliyor. Tabii araç bulursanız o da ayrı yine. Döviz kurları yukarı doğru hareketlenmeye başladı. Fed Başkanı Jerome Powell’ın savaşa rağmen Mart’ta faiz artışından vazgeçmeyeceğini hatta 50 puan yapabileceğinin sinyalini vermesi, Türkiye için kötü haber. Hele bir de TCMB faizleri düşürürse… Tüm bu olumsuz gelişmeler otomobil fiyatlarına yansıyacaktır. O zaman da kredi güncellemesinin pek bir etkisi kalmayacaktır. Şubat ayı malum, satışla yüzde 15 düşüşle 50 bin adedin altında kaldı. ‘Mart ayı gelecek için sinyaller verir’ demiştim, şimdiden tünelin sonunun pek parlak olmayacağı belli oluyor. Birçok markanın ay başından itibaren start verdikleri yüzde 0 faizli satış kampanyaları, bunun habercisi gibi.
Yan sanayi için fırsat olur mu?
İhracat tarafına bakarsak… Rusya, Türkiye’nin otomotiv ihracatında 9’uncu sırada yer alıyor. Rusya’ya, 2021’de 705 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bunun 625 milyon dolarını tedarik sektörü oluşturdu. Ukrayna’ya yaptığımız ihracat 220 milyon dolarla sınırlı seviyede kalıyor. Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik sanayine belki bir fırsat yaratabilir. Pandemide Uzakdoğu yerine Türkiye’ye yönelen şirketler, bu sıcak dönemde bizi tercih edebilir. Yeni siparişler, yeni bağlantılar çıkabilir. Ana sanayi ise tedarik sorunu nedeniyle yine zorlanmaya başlayacaktır. Üretimde aksaklıklar ihracata yansıyabilir. Tablo önümüzdeki günlerde daha netleşecektir. Umarız savaş en kısa sürede sona erer. Atatürk’ün dediği gibi ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ bir an evvel gerçekleşir…










