Otomotiv pazarı ilk çeyrekte tahminlerin üzerinde bir performansa imza atıyor. Esasında her şey 19 Mart gece yarısına kadar iyi gidiyordu. Faiz yükselmişti ama döviz kuru stabildi, ilgi yoğundu. Markalar yaptıkları kampanyalarla, talebi destekliyordu. Ta ki gece yarısı Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasına kadar. 19 Mart’ta 8.59 olan euro/TL, 9.60 seviyesinde dengelendi. 1 liralık bir artıştan bahsediyoruz.
Tüketici alıştı, kampanyasız olmaz
Şirketler döviz kurundaki bu sert yükselişi, Nisan’da otomobil fiyatlarına yansıtmaya başlayacak. 2020 model yılı stoklarının hemen hemen bitmesi zamları zorunlu hale getirecektir. Yerli-ithal markaların yapacakları oranlar farklılık gösterecektir ancak en az yüzde 3-5 zam yolda. Tüketicileri bekleyen kötü haber, fiyat artışlarıyla birlikte bazı modeller yüzde 80’lik ÖTV dilimine girecektir. İçinizden ‘Ben bu filmi gördüydüm’ dediğinizi duyar gibiyim… Hiç kuşkusuz yine kampanyalar yapılacaktır. Şirketler tüketicileri kampanyalara daha yılbaşında alıştırdı. Fırsat sunmadan kolay kolay müşteriye ulaşamayacaklarının farkındalar. Agresif kampanyaların dozu bir miktar azalacak olsa da mutlaka müşteriyi cezbetmeye çalışacaklardır.
Mayıs’ta bekleyen riskler
İlk çeyrek temposuna bakınca toplam satışların 850 bin adet ve üzerine doğru gidileceği konuşuluyordu. Faiz ile kurun çifte etkisi, siyasi ve ekonomik tartışmalar, reyting kuruluşlarının uyarıları, vaka sayılarının 30 binin üzerine çıkmasıyla yeniden kapanma kararlarının gelme ihtimali, önümüzü görmeyi zorlaştırabilir. Mayıs’ta ABD’de başlayacak Halkbank davası ve S-400 krizi, bekleyen dış riskler. Otomotiv yöneticileri, bu yıl ilk çeyreğin zorlu geçeceğini sonrasında işlerin hareketleneceğini öngörüyordu ama tam tersi olacak gibi…











