Türkiye’de ithalatı tetiklediği gerekçesiyle her dönem ‘günah keçisi’ ilan edilen otomotiv sektörü, bu iddiayı yine çürütmeyi başardı. Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde satışların düşmesi nedeniyle ihracat düşüş trendine girse de Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) son açıkladığı dış ticaret verileri yüzleri güldürdü. Otomotiv sanayinin dış ticaret fazlası yılın ilk çeyreğinde yüzde 55 artarak 4.6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Verilerin detaylarını incelediğimizde Ocak-Mart döneminde otomotiv ihracatı yüzde 4, ithalat da yüzde 49 oranında azaldı. Dile kolay sadece 3 aylık dönemde 3 yıldan (2013-2014-2016) daha fazla dış ticaret fazlası elde edildi. Bir başta deyişle kazanılan döviz ülkemizde kaldı. Otomobil tarafında da dış ticaret artıda kalmayı sürdürdü. İlk çeyrekte binek oto ihracatı yüzde 11, ithalat yüzde 67 gibi yüksek oranda küçüldü. Otomobilde dış ticaret fazlası geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artışla 2.4 milyar dolar oldu.
Ülkelere göre incelendiğinde, Almanya ile ticaret dengesi ilk kez Türkiye lehine döndü. Almanya’dan gelen araç sayısının sert düşüş göstermesiyle dış ticaret dengesi 186 milyon dolar fazla verdi. Son 10 yılda Almanya’ya karşı ihracat-ithalat dengesinin 1.3 milyar dolar ile 3.9 milyar dolar arasında ekside olduğunu hatırlatalım.

Bardağın dolu ve boş tarafı
Peki 13 yıldır üst üste Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörünün, dış ticarette yine rekora koşmasına sevinmeli miyiz, yoksa üzülmeli miyiz? Bardağın bir dolu bir de boş tarafı var. Yukarıda bahsettiğim veriler bardağın dolu tarafıydı… Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olan dış ticaret ile cari açığın gerilemesi ilk bakışta sevindirse de ithalatta yaşanan sert düşüşler, büyümenin yavaşladığını gösteriyor. IMF’den OECD’ye kadar uluslararası kuruluşlar ülkemizin 2019’da yüzde 2.5-2.6 oranında küçüleceğini öngörüyor. Otomotiv satışlarına baktığımız zaman ekonomideki yavaşlama net olarak ortaya çıkıyor. Hükümetin sağladığı ÖTV teşviği ve hurda indirimine rağmen ilk çeyrekte yüzde 44’lük, 4 aylık dönemde yüzde 48’lik daralma var. İşte otomobil ithalatının yüzde 67 gerilemesinin ana nedeni de bu. Satışlar içinde ithal otonun payının 2018 sonuna göre 8.3 puan düşüşle yüzde 58.1’e indiğini ekleyelim.
Verilen desteklere karşın kredi faizlerinin yüksek olması, döviz kurundaki yükselişin fiyatlara zam olarak yansıması, tüketici güven endeksinin dibe vurması, İstanbul’da yerel seçim belirsizliğinin sürmesi, geleceğe ilişkin ekonomik kaygılar, otomobil ile hafif ticari araç satışlarının 10 yıllık ortalamanın bile altına inmesine neden oldu. Piyasa adeta durma noktasına geldi, bazı şehirlerde bayiler günü siftahsız kapatmaya başladı. Maalesef bu da bardağın boş ve ürkütücü tarafı. 31 Haziran’da sona erecek ÖTV teşviğinin devam edip etmeyeceği şimdilik belirsiz. Ancak hurda indiriminin 10 bin TL’den 15 bin TL’ye çıkarılacak olması olumlu bir adım. Sektör yöneticileri ile konuştuğumda farklı senaryolar yazılıyor. Toplam pazar için ‘400 bin adet çıkar’ diyen de var ‘520 bin adet’ gibi iyimser tahminde bulunan da…
Görünen o ki ihracat düzeyi 2018 yılı ile hemen hemen aynı seviyede korunursa, dış ticarette yeni bir rekor kırılabilir. Ancak güçlü bir iç pazarın olmaması hem mevcut yatırımların korunması hem de yenilerinin gelmesi açısından ciddi bir tehlike oluşturacak. Binlerce kişiye istihdam sağlayan bayilerin ayakta kalıp kalamayacağı cabası. O yüzden 4.6 milyar dolarlık fazlaya sevinelim mi üzülelim mi, siz karar verin…












