Otomotiv pazarı yatırım amaçlı satın almalar sayesinde canlılığını koruyor. Pazar Haziran ayı başında gelen zamlara karşın yüksek tempoda seyrediyor. Otomobil bulunurluğunda sıkıntı ise devam ediyor. Piyasaya sunulan yeni modellerin dışında markalar tedarikte oldukça zorlanıyor. Gelen yeni modeller de sınırlı sayıda oluyor. Son olarak Toyota Türkiye Otomotiv Sanayi, yarı iletken problemi yüzünden bayram tatilini uzatıp, 4-18 Temmuz tarihlerinde üretime ara vereceğini duyurdu. Bazı şirketler yılın ikinci yarısında çip tedariğinde iyileşme olacağı umudunu taşıyor. Yüksek enflasyon ve diğer baskılar nedeniyle tüketici elektroniği talebinde beklenen düşünün, çip sorunlarını yavaşlatması bekleniyor. Henüz yarı iletken üreticilerinin, 2023 yılı dışında bir tarih verdiklerini ise duymadık.
İkinci aracını alanların sayısı arttı
Bu dönemde tüketicilerin birden fazla otomobil satın aldığını sıkça duyar olduk. Yatırım amaçlı olarak üç hatta dört aracı garajında tutanlar var. Doğan Trend Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Tibet Soysal da ilginç bir tespitte bulunuyor. Otomobilin fiyatının sürekli arttığını gören vatandaşların yatırım amaçlı olarak satın almaya yöneldiğini hatırlatan Soysal, “İlk otomobili olarak alanların sayısı, ikinci-üçüncü aracı olarak alanların sayısına göre oran olarak azaldı. İkinci aracı olarak alan arttı” diyor. Psikolojik sınır geçen fiyatlarla ilgili olarak da enflasyonist ortamda insan doğasının alıştığını belirtiyor. 5-6 yıl önce araç fiyatlarının 100 bin lirayı geçtiği zaman nasıl satacaklarını konuştuklarını şimdi 800 bin liradan bahsettiklerini sözlerine ekliyor.
Savaş uzarsa sorunlar büyür
Gerçekten son dönemde telefonlarımı susmuyor. Eş-dost araç bulabilmek adına kapımı çalıyor. Ancak gerçekten otomobil yok. Yerli üreticiler bile Temmuz-Ağustos’a gün verebiliyor. Görünen o ki bu yıl tedarik sorunu devam edecek. Talebin 2023’e sarkacağını düşünürsek, araç bulmak yine kolay olmayacak. İthal markaların kâr marjı düşük olması sebebiyle Türkiye’ye öncelik vermemesi de tedarik derdini tetikliyor. Birçok marka bu durumda şikayetçi. Avrupa pazarının daralması ise bizim için bir miktar avantaj. Yüksek enflasyon, tüketici güvenini sarsmış. Pandemi döneminden bu yana en düşük seviyeye gerilemiş. Rusya-Ukrayna savaşının uzaması da cabası. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ‘Savaşın yıllarca sürebileceği gerçeğine hazırlanmalıyız’ açıklaması, gerçekten ürkütücü. İnsanlık dramı zaten herkesi derinden etkilerken, ekonomik faturanın daha da büyüyeceğini gösteriyor. Bu da 2023’ün de zorlu geçeceğinin habercisi. Umarım NATO yanılıyordur…











