Küresel otomotiv sektöründe yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen elektrikli dönüşüm hızlanıyor. Birçok şirket, 2025’ten itibaren fosil yakıtlı araçların üretimine son vermeye hazırlanıyor. 2030’da ise yepyeni bir döneme girilecek, markalar tamamen elektrikli marka haline gelecek. Yılda 1 trilyon dolara ulaşması beklenen satış hacmi, şirketleri motive ediyor. Peki Türkiye, bu değişime nasıl ayak uyduracak? Yatırım tarafında Ford Otosan’ın 2 milyar euroluk yatırımı en önemli proje olarak görülüyor. En son Renault, mobilite ve elektrikli araçlara odaklanacak yeni şirketi Renault Group Otomotiv A.Ş’yi (RGO) kurduğunu açıkladı. Toyota’nın elektrikli stratejisi kapsamında yeni jenerasyon C-HR’ın plug-in hibrit versiyonunu Sakarya’da üretmesi bekleniyor. TOGG, fabrika inşaatına ve aracın testlerine devam ederken, önümüzdeki dönemde Çinli Farasis ile birlikte kurulan SiRo, 30 milyar liralık batarya yatırımına start verecek. SiRo’nun yatırımına devlet tarafından önemli teşvikler sağlanacak.
Hangi modeller gelecek?
Ülkemize gelecek yeni elektrikli modelleri bakarsak, 2022’nin hareketli geçeceğini tahmin edebiliyoruz. BMW i4, i7, Citroen Ami, e-C4, Fiat 500E, IONIQ 5, Kia EV6, Mercedes EQS, EQA, EQB, MINI Electric, MG Marvel, Opel Mokka-e, Renault Megane E-TECH Electric, Subaru Solterra, Volvo XC40 Recharge yollara çıkacak modeller olarak dikkat çekiyor. Volkswagen, BTK sorununu çözebilirse ID.3’ü 2022 sonuna yetiştirmeye çalışıyor. Uzun zamandır Türkiye’ye gelmesi beklenen Nissan Leaf ise satışa sunulmayacak. Dünyada pazara çıkan (2010 yılında) ilk elektrikli modellerden biri olmasına karşın Leaf’in bir türlü ülkemize gelememesi gerçekten ilginç. Nissan Türkiye nasıl bir strateji planlıyorsa… Bazı araçlar vardır, illa çok satmanız gerekmez. Marka imajına, şirketin vizyonuna katkı sağlar. Leaf de öyle bir modeldi. Neyse önümüzdeki dönemde Leaf yerini farklı bir modele bırakacak, Nissan’ın getirmesine zaten gerek kalmayacak.
Elektrikli fiyatları çarpabilir
11 aylık dönemde elektrikli satışları yüzde 385 artışla 2 bin 415 adet olarak gerçekleşti. Yılı 2 bin 500 adedin üzerinde bir performansla kapatacaklar. 2022’de elektriklileri tek zorlayacak konu fiyatı olacaktır. Fosil yakıtlılara göre daha pahalı olan elektrikli modeller, döviz kurunun önlenemez yükselişiyle el yakabilir. Size şöyle bir örnek vereyim; Kasım ayı ortasında Alaçatı’daki lansmanında test ettiğim BMW iX, 1.8 milyon liradan başlayan fiyatlarla satışa çıkmıştı. Şu an fiyatı 1 milyon liradan fazla artmış durumda. Demem o ki, kurların geldiği seviyelerle orta sınıf otomobilin hayal olmaya başladığı bu dönemde, elektriklilere ulaşmak daha da zorlaşacaktır.
Pozitif ayrımcılık gerekiyor
Ancak dünya örneklerini gördüğümüz elektriklilere sağlanacak pozitif ayrımcılık, potansiyeli ortaya çıkarabilir. ODD Başkanı Ali Bilaloğlu, elektrikli araçlara vergi muafiyetinin tanınması gerektiğine işaret ederken, manevi teşviklerin de önemli olduğunun altını çiziyor. Elektrikli araçlara özel otoparklar, trafiğin yoğun olduğu saatlerde özel şeritlerin ayrılması gibi çalışmaları örnek gösteriyor. OSD Başkanı Haydar Yenigün de elektrikli araç satışlarının bir ülkenin yaşam standardı ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Yani satın alma gücü ve milli gelirle ilgili olduğuna işaret ediyor. Maalesef olmayan destekler, satın alma gücünü düşününce, elektriklilerin ülkemize Avrupa gibi hızlı yaygınlaşması şimdilik zor görünüyor. Yatırımda da önemli mesafe katetmemiz gerekiyor zira bu dönüşüme birkaç şirket dışında ayak uyduramazsak, yine treni kaçırırız… Tek umudum 2023’ün ilk çeyreğinde pazara sunulması hedeflenen TOGG. Yerli otomobilin sayesinde tüm elektriklilere maddi ve manevi destekler sağlanmasını bekliyorum.










