Türkiye’de otomotiv pazarı Ocak’tan bu yana daralıyor. Temmuz ve Ağustos aylarında mevsimselliğin de etkisiyle vites iyice düştü. Yüzde 20’nin üzerinde daralma var. Son 3 yıl rekor kıran otomotiv pazarında normalleşme mi yaşanıyor yoksa işler yavaşlıyor mu? Esasında yılbaşından bu yana piyasada büyük bir hareket yoktu. Krediye ulaşımın zorluğu, yükselen araç fiyatları tüketicilerin satın alım kararlarını etkileyen başlıca faktörlerdi. Üzerine bir de Şubat’ta ABD-İran savaşının çıkması, tüketicilerin psikolojisini olumsuz etkiledi. Zaten gelecek için kaygılanan insanlar yatırım kararlarını tekrar gözden geçirmeye başladı. Özellikle yastık altı altını olan vatandaş düşen fiyatlar nedeniyle beklemeye geçti. Domino etkisiyle ikinci elde de bir canlılık yok.
Tasarruf finansman şirketleri ayakta tuttu
Yılın ilk 8 ayında piyasayı tasarruf finansman şirketlerinin ayakta tuttuğu bir gerçek. Krediye ulaşamayan tüketiciler hem konut hem otomobil almak amacıyla Eminevim, Fuzul, Birevim gibi şirketlere koştu. Bu şirketler markalardan filo fiyatına araç satın alıp müşterilere perakende satış bile yaptı. Buradaki hareketi gören BDDK, Ağustos ayı başında sınırlayıcı düzenlemeler getirdi. Hiç kuşkusuz bunun etkileri olacaktır.
1 milyon 175 binlik tahmin tutar mı?
Otomotiv sektörü için yılın son 4 ayı zor geçecek gibi görünüyor. Sektör beklentileri pazarın 1.2 milyon adedin altında, 1 milyon 175 bin adetler seviyesinde kalacağı yönünde. Bu da son 4 ayda 455 bin aracın satılması demek. Yani öngörülerin gerçekleşmesi için her ay en az 113 bin 750 adetlik satış gerekiyor. Türkiye otomotiv pazarında son üç ay çok önemlidir. Kampanyaların etkisiyle tempo yükselir. Ancak bu yıl aylık bazda satışların sadece üç kere 100 bin adedin üzerine çıktığını düşünürsek, 1 milyon 175 bin adetlik tahminin tutup tutmayacağı belirsiz. Eylül ayı temposu son çeyrek için sinyaller verecektir.
Elinde 2025 yılı stoku olan marka var
Bazı şirketlerin elinde yüklü stokların olduğunu, hatta bir markanın 2025 model yılı araçları bile satamadığını görüyorum. Yüzde 25’lik ÖTV dilimine giren elektrikli otomobillerde ise bir hareket yaşanıyor. Tabii markalar daha ne kadar dayanıp, fiyatları bu seviyede tutabilir. Birkaç önemli modelin son çeyrekte yollara çıkacak olması önemli olsa da, son virajı almaya yeterli olur mu?
BDDK’dan güncelleme gelmez
BDDK’nın kredi kullanım oranlarında bir güncelleme yapması beklenmiyor. Kredi kullanımı zorlaştıkça, otomobile ulaşım zorlaşacak. Her ay otomobile gelen kur zammı cabası. Bu yüzden yılın geri kalan günleri belirsiz görünüyor. Ana merkezden fiyat desteği alan ve kampanya yapabilen markalar, son çeyreğe umutlu girebilecek.








