Türkiye’de otomotiv satışları ilk 4 ayda yüzde 18.5 azalışla, 212 bin 85 adet olarak gerçekleşti. Binek otomobil pazarındaki daralma yüzde 20.7’yi buldu. Pazar, Haziran 2021’den bu yana küçülüyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik sorunlarının büyümesine neden oldu. Peki otomotiv satışlarının azalmasında tek sorun araç bulunamaması mı? Alım gücünün azalması, ekonomik ortam, yükselen otomobil fiyatları sektörü etkilemiyor mu? Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel’e göre, tüketiciler yatırım amaçlı olarak otomobile yöneliyor. Berkel, “Enflasyonist ortamda parasının erimesini istemeyen konut, araç satın alıyor” diyor. Murat Berkel ile otomotivdeki son gelişmeleri, yeni teknolojileri ve Hyundai Assan’ın hedeflerini konuştuk…
İlk 4 ayda toplam otomotiv pazarındaki yüzde 18.5’lik daralmanın tek nedeni tedarik mi?
Pazarın daralmasının en büyük sebebi tedarik. Döviz kurun artmasıyla, enflasyonun çok yüksek seviyeye çıkmasıyla birlikte, imkanı olan insanlar parasının değerini korumaya çalışıyor. Bunun için ya ev alıyor ya araç alıyor. Eve gücü yetmeyen otomobile yöneliyor. Şöyle düşünüyor müşteri: ‘Eğer yarın bir gün kurlarda yeniden hareket olursa araç fiyatları da paralel oranda zamlanacak. Ben de paramın değerini korumuş olurum’ diyor. Şunu yapan da oluyor. Örneğin 200 bin lirası var. Gidiyor 150 bin liraya yüzde 1.79-1.89’dan kredi kullanıyor, araç alıyor. Çünkü şunu biliyorsun enflasyonist ortamda ödediğin taksit tutarı zaman içinde eriyecek. Bu, pazarı sürekli dinamik tutuyor. Arz, talebi karşılamıyor. Otomobil olsa satılacak. Etrafımdaki insanların çoğu ev mi alayım, araç mı alayım yani paramı bir yere yatırayım istiyorlar. Kur korumalı mevduata paranızı yatırdınız, enflasyon yüzde 69.9. Kur sabit duruyor, siz yüzde 14 faiz alıyorsunuz. TL’de durduğun sürece paran eriyecek. İkinci otomobili alıp bir kenara koyanları görüyorum.
Fiyatlara bakınca, otomobil yeniden lüks mü oldu?
Evet, otomobil için lüks kavramı geri döndü. Şöyle düşünün; satılan otomobillerin yüzde 72’si yüzde 80 ÖTV’lik diliminde. Parası olan yüzde 80’lik ÖTV’li araç alıyor veya mevcut aracını üst dilimdekiyle yeniliyor. Satılan modellerin yüzde 30’u alt ÖTV’de olan araçlar. Onların geldiği fiyatlara bakarsak, o gelir grubundaki kişilerin gelirleri o kadar artmadı ki… Alım güçleri ciddi oranda düştü. 175 bin TL kredi kullandığın zaman 36 ay vadede, ayda 7 bin TL ödüyorsun. Bunun üzerine aylık kullanım maliyeti 3 bin lira vereceksin, kaskosu, ev kiran var… Net 30-35 bin TL gelirin olması lazım. O da orta sınıf bir araç alıyorsun, premium değil. Parası olan alabiliyor.

Çip krizinden etkilenmedik
Hyundai Assan’ın performansına bakarsak çip krizinden daha az etkilendiği görülüyor?
İlk başlarda fazla hissetmedik ama 2021’in ikinci yarısında itibaren daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Markalar ciddi sıkıntı yaşadı. Biz Hyundai olarak Türkiye’de etkisini çok fazla hissetmedik. 2021’in son çeyreğinde bulunurlukla ilgili kısmi sıkıntı yaşadık ama yaz aylarında sorun olmadı. Bunun sebebi doğru planlama, stok yapısının iyi yönetilmesi. Stoğu belirli bir seviyede tutmak ve devamlılığını sağlamak. Bizim özellikle fabrika tarafında yönetimimizin planlaması iyiydi, biz de çip krizini fazla hissetmedik. 2022’ye de bu sıkıntılarla girdik ama ilk 4 ayda bizde araç bulma sorunu yaşanmadı. Ocak-Nisan döneminde satışlarımızı yüzde 60 artırdık. 15 bin 970 araç sattık. Hyundai olarak 2022’de 45 bin 500 adet satış, yüzde 6 pazar payı hedefliyorduk. Şu anda yüzde 7.6 pazar payına ulaştık.
Üretim ve ihracat arttı
Üçüncü yerli model Bayon, üretim ve ihracata nasıl katkı sağladı?
Üçüncü yerli model Bayon’un işin içine girmesi önemli. Hem iç pazarda hem ihracatta iyi talep var. Üretimi belirli seviyeye getirmemizde etkili olacak. Bayon esasında 2021’in ikinci yarısında satışa çıktı. 2022 tam randımanlı bir yıl olacak. Kendi segmentinde iç pazarda lider durumda. Yerlilik oranımızı artırdı. Satışlarımızda yerlilik oranı geçen yıl yüzde 55’ler civarındaydı. Nisan ayı itibariyle yüzde 60’a çıktı. Bu yıl 202 bin 500 adetlik üretim planladık. İlk 4 ayda 66 bin 500 araç ürettik, 57 bin 600 adedi ihraç ettik. Bir önceki yıla göre üretim ve ihracatımızı artırmayı hedefliyoruz. Geçen yıl 162 bin araç üretip 138 bin adedini ihraç etmiştik. 2022’de 184 bin adetlik ihracatı hedefliyoruz. Üretimde yüzde 25, ihracatta yüzde 33’lük büyüme bekliyoruz.

2030’a kadar hızlı dönüşüm olacak
Elektrikliler nasıl yaygınlaşacak?
Kona EV’den sonra Ioniq 5’i yazın satışa sunmayı planlıyoruz. Dünyada Yılın Otomobil seçildi. 480 km menzili var, 18 dakikada yüzde 80 doluluğa ulaşılıyor. Ioniq 5 ile farklı bir noktaya geldik. Sonra Ioniq 6 gelecek. Avrupa’da elektriklilerin pazar payı yüzde 10’e ulaştı. Türkiye’ye bakarsak geçen yıl 2 bin 846 araç satıldı, payı yüzde 0.4. 13 milyon binek araç var yolda, bunun 6 bin tanesi elektrikli. 3 bin 500 şarj istasyonu var. Esasında her iki elektrikliden birine şarj düşüyor. Türkiye’de daha emekleme safhasında elektriklide. Togg’la birlikte devlet bu tarafı desteklerse, ÖTV’de biraz ayarlamalarla fiyat anlamında ulaşılabilir noktalara gelirse, biraz da toplumu bilinçlenmesiyle, bu iş hızlanır diye tahmin ediyorum. Konvansiyonel araçlarla yüzde 15’lik bir fiyat farkı kabul edilebilir diye düşünüyorum. Alt yapı sanki daha hızlı gidiyormuş gibi. Teşvikler çıktı, yatırımlar geliyor. 2030’a kadar hızlı bir dönüşüm olacak, şirketler tamamen elektrikli marka haline geleceklerini açıklıyor. Cep telefonunda da bunu yaşamıştık, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldular bir anda. Elektrikli otomobilde de bu yaşanacaktır. Hyundai 2028 yılı itibariyle dünyadaki elektrikli satışlarından yüzde 7 pay almayı hedefliyor. 1.6 milyar dolar elektrikli araçlara bütçe ayırdı.
Otomotivde gelecek nereye doğru gidiyor?
Hyundai mobilite çözümleri üretmek adına Ar-Ge’ye 51 milyar dolar yatırım yapacak. Amacımız gelişen teknolojilere birebir uyum sağlamak. Hyundai kendini değiştiriyor, klasik araç üreticisi olmak yerine insanların hayatını kolaylaştıracak mobilite çözümleri üretmek için çalışıyor. Elektrikli araç bunun sadece bir parçası. Boston Dynamics’in büyük bölümünü satın aldı, uçan otomobiller, robotik ekipmanlar, birçok mobilite aracını geliştirmek için çalışıyor. Dünyada ileride sadece otomobili konuşmayacağız farklı mobilite ürünleri hayatımızda olacak.
Savaş sürerse kış zor geçer
Otomobil fiyatları zamlanmaya devam eder mi?
Pandemi sebebiyle hammadde fiyatları zaten yükseliyordu. Ama savaş bunu daha da tetikledi. Hem hammadde hem enerji fiyatları artış oldu. Bahara girdik, kışı savaşla geçirmedik. Baktığınız zaman soğuk dönem 1.5 ayı kapsadı. Üretim tarafında sıkıntılı dönem yaşadık, doğalgaz verilemedi, üretimler durdu. Savaş halen devam ediyor ama doğalgaz kullanımı azaldı. Savaş sürer, kışa böyle girersek üretim ile maliyet tarafında büyük sıkıntı olur. Enerji fiyatlarındaki artış birçok ürünün üretim maliyetini ciddi anlamda yukarı çeker. Tabii en önemlisi birçok masum insan ölüyor, bir an evvel savaşın bitmesini istiyorsun. İşin en önemli boyutu.
Pazar tahmininiz nedir?
Tedarikte sıkıntı daha üst seviyelere çıkmazsa, bu tempo sürerse, 700-750 bin bandı arasında gider gelir. Bu kadar olumsuzluğun yaşandığı bir ortamda, kötü değil. Tabii her şey savaşa bağlı. Yaz biraz daha yumuşak geçecek gibi esas kış nasıl geçecek o önemli. Kış sert geçebilir, savaş devam ederse.












